İnsanın psikolojisi ve de imkanları, insanların kendi özgürlüklerini kısıtlıyor biliyor musunuz? Psikolojisi sağlam olmayanlar hiçbir zaman tam anlamıyla kendileri olamıyor ve heteoseksizmden hep medet umuyor. Heteroseksüelce yaşamaya çalıştıkları yetmiyormuş gibi, heteroseksüelce yaşamı eşcinsel yaşamlarına da uyarlamaya çalışıyorlar. Sonucun hüsran olması, konu maddem bile olamaz. Heteroseksizm heteroseksüeller için bile zararlıyken, eşcinsellere mi faydası olacak? Zaten heteroseksüel uyarlamaları sosyo-ekonomik imkanları güçlü olanlar yapabiliyor. Bir anlamda imkanlarını, yapılarının yetersizliğinden dolayı, özgürlük yerine baskı için kullanıyorlar. İnsanın mutlu ilişki yaşayabilmesi için, birbirini tapulaması mı gerekiyor? Aşk var olmasından daha güçlü bir güvence olabilir mi ilişkinin sürekliliği için; o da tükeninceye kadar? Aslında sorun cinsel yönelim sorunu değil; yani eşcinsellik-heteroseksüellik sorunu değil. İnsanların hayata bakış açılarıyla alakalı. İyi-kötü yaşamı da bu bakış açısı belirliyor işte. Senin içinden geldiği gibi özgürce yaşama potansiyelin varsa; buna ne homofobi engel olabilir, ne de baskıcı yaşam biçimleri. Her şey insanın kafasının içinde; özgürlük de, savaş da, barış da, vesaire de...
Çocuk kendini bildi bileli eşcinsel ama artık eşcinsel ilişki yaşamak istemediğini söylüyor. Gerekçesi toplum, çevre ve ailenin homofobisi ve kendisiyle barışamaması. Tutuyor kendini. Böyle daha iyiyim diyor. Bir kız bulmuş kendine. Diyor ki, kız da benimle ilgili. Eşcinsellerin kendilerini iyi hissetmelerini sağlayan, karşı cinsin memnuniyetidir her zaman. Daha senin eşcinsel olduğunu bilmiyor ki, daha sen onu kandırma devresindesin. Bir süre sonra, yani onu kandırıp elde ettikten sonra gene eşcinsel dünyana döneceksin. Tutamayacaksın kendin yani. Ve umrunda bile olmayacak kadın partnerin. Eşcinsellerin karşı cinsle ilişkisi sadece ve sadece dışarıya karşı ben heteroseksüelim diyebilmek ve bu diyebilmenin etkisiyle kendini biraz iyi hissedebilmek. Çünkü homofobik eşcinseller, heteroseksist dünyada hep eksik hissediyorlar kendilerini ve tamamlanmak için heteroseksist dünyanın erkeklik gerekliliklerine ihtiyaç duyuyorlar. Bu anlamda tamamlanamayacaklarını biliyorlar aslında ama irade zayıfsa, yapılabilecek bir şey yok. Ben eşcinselim diyebilme ve eşcinsellikleriyle barışabilme yetileri tam değil çünkü. Hayatlarını kendileri trajik hale getiriyor eşcinseller. Büyük hikeye falan değil aslında bu yaşanmışlıklar; aptallık sadece. Ben mesela kendimi üzeceğime, hikayesiz bir yaşamı tercih ediyorum. Olmasın benim sevgilim, aşkım, kupkuru geçsin bu anlamda hayatım (Zaten senin aşkına karşılık verebilecek özgüvenli bir aşık olmadıktan sonra neyi yaşayabilirsin ki?)... Hayat sadece cinsel yönelimden ibaret değil ki (Cinsel yönelimimi sadece cinsel anlamda yaşar, duygusal anlamda da tek taraflı yaşarım. Aşk zaten sevilmekten çok sevmek değil mi?); 100 parametre değil de eksi karşı tarafın aşkı, eşittir 99.5 yaşayıveririm hayatımı; çoğu eşcinsel gibi aşka, sekse ve bir kişiye odaklamadan, bir parametre etrafında döndürmeden!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder