Erkeklerin vahşiliği herkesi, her şeyi yok ederdi.
Kadınların edilgenliği de buna zemin hazırlar, belki de dişi soyu tükenebilir ve canlı türünün sonu olabilirdi bu.
Etrafımızdaki sütliman çiftlere bakın; tek taraflı veya çift taraflı bir eşcinsellik mevcuttur.
Eşcinsellik nedir; erkek bedeninde kadın ruhu, kadın bedeninde erkek ruhu...
Bu ne demektir; eşcisnel bir erkek kadınlığın ne olduğunu bilir ve kadının halinden anlar ve canavar erkeğin absorbesidir hayattaki. Bir erkek "insan" da olabilir demektedir varlığıyla.
Aynı şekilde lezbiyenlik de kadın bedeninde erkek ruhudur ve erkekliğin ne olduğunu bilir ve yeri geldiğinde bunu, heteroseksizme karşı bir güç olarak kullanır feministçe ve kadının ezilmesinin önüne geçer ve de yeri gelir ket vurur içindeki canavara.
Eşcinsellik bir şanstır, bir fırsattır insanlık adına, yaşamın daha dengeli, düzenli ve huzurlu olması için; utanılacak bir şey değil.
Bu güzelliğin anlaşılamasının önündeki en büyük engel ise cahilliktir, yobazlıktır. Cinsiyetçiliğin de bir cahillik olduğunu unutmayalım.
Batı toplumlarına gidildikçe-bilgi toplumu olundukça; insanlığın, demokrasinin, kadın-erkek ve cinsel yönelim eşitliğinin, özgürlüğünü arttığını görürüz.
Eşcinsellik arrtı Batı'da ahlaksızlık yüzünden denir ama aslında artan bir şey yoktur, insanlar insan oldukça gerçeklere ve farklılıklara karşı anlayışlı olmaya başlıyorlar. Çünkü biliyorlar ki, eşcinselliğin falan zerre zararı yok, daha toplumun kendini sağlıklı gerçekleştirmesi için vazgeçilmez bir şey.
Doğu toplumlarının aileye, geleneklere vesaireye dayandırdığı yaşam biçimi falan ahlak değil, sadece ahlakçılıktır heteroseksizmin çıkarı gereği.
İnsanların varoluş özelliklerini baskılamak mı ahlak dediğimiz şey; beden bedendir, cinsellik cinselliktir ve hayatın vazgeçilmezleridir ve insanların yapılarına uygun bunu gerçekleştirmesi, olmazsa olmazıdır. Doğuda eşcinsellik yok veya az diye bir şey olamaz; sadece nefret yüzünden gün yüzüne çıkamaz eşcinsellik.
Dogmatik toplumlar Lut Kavmi gibi mitolojik hikayeler üzerinden ahlakçılık yaparlar cehaletleri yüzünden; oysa hayata bilimsel bakabİlseler, bilinmezlerde aramazlar çıkış yolunu.
Doğu toplumlarının öne sürdüğü ahlakçı normlar, sadece toplumsal yapıya uygun olarak kendi seviyelerinde öne sürülen bilim dışı şeylerdir. Tabi bunu onlara anlatmak çok zor, hatta imkansızdır.
Bunu geleneksel toplumlardaki eşcinsellere de anlatamazsın; çünkü onlar da içselleştirmişlerdir heteroseksizmi ve homofobiktirler.
Eşcinselliklerini heteroseksistçe yaşarlar transseksüel(kadın) başlığı altında veya heteroseksüel kamuflajlar içinde gizli eşcinsel(erkek) olarak. Bu eşcinseller toplumsal cinsiyete uygun olarak erkek veya kadın rolleri eşliğinde gerçekleştirirler kendilerini;
Kabul etmezler eşcinselliklerini;
ya erkek ya kadındırlar, ya da en azından trans erkek veya kadın.
Eşcinsellik herkesin düşündüğü gibi toplumsal cinisyete uygun bir şeklde gerçekleştirlen, gerçekleştirlmesi gereken bir şey değildir.
Mesela eşcinsel erkekler içlerindeki kadına erkek bedeni ararlar ve beraber oldukları partnerlerinde kadınlığa dair bir şeyi kabul etmezler. Feminen eşcinsel arayan ve kendini eşcinsel değil de heteroseksüel olarak tanımlayan erkekler de cinsel yönelimiyle barışamamış eşcinsellerdir; tıpkı trans kadınlar gibi... Kadın eşcinselliğini de buna uyarlayın.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder