30 Ekim 2018 Salı

Ahlakçılığınız insanları öldürüyor, görmüyor musunuz? Lanet olsun nefretinize!


Dünya çok kötü hala; çünkü insanlar çok acımasız, çünkü insanlar hala çok cahil, hala dogmatik, sanırım kapasite bu kadar...

Sanırım hassas yüreğimin taşlaşması için karşılaşıyorum acılarla... Arkadaşım aramasaydı beni "hadi Cumhuriyet yürüyüşüne gidelim" diye... İnsanlar eşit ve özgürce yaşamak varken, baskıyı ve adaletsizliği seçmesi; Laikliğe ve Cumhuriyete karşı çıkması...
Tam eve dönerken o yolu seçmiş olmam ve bir kedi yavrusunun otomobil tarafından ezilmiş olduğunu görmek, kardeşinin de başında beklemesi... Ve arabalar hala üzerinden geçiyor... Aldım onu ve çöpe koydum. Daha sıcacıktı, yeni ezilmişti.
Arabalar neden vardır; ulaşım için ama insnalar keyif için geceleri arabalarıyla zortulduyorlar..; lanet olsun ihtiyaç dışı kullandıkları için.
Kedilerimi eve boşa kapatmıyorum dışarıya çıkarken ve dışarıda bulundukları her dakika aklım onlarda başlarına bir şey gelecek mi? diye...

Eve geldim gazeteleri okumaya başladım. Gene dinci ve muhafazakarlık yandaşı gazeteler eşcinselliğe karşı nefret kusuyorlar. Eşcinsellere sapkın diyorlar, normal dışı diyorlar, ahlaksızlık diyorlar, günah diyorlar, vesaire... Nedir bu; dogmatizme dairdir. Nedir dogmatizm; doğruluğu deneyden geçirilmeden, sınanmadan kabul edilen, olduğu gibi benimsenen ve bir öğretinin ya da ülkünün dayanağı yapılan sav.

Başka bir habere geçiyorum. Olayın olduğu tarihi dün gibi hatırlıyorum. Üzerinden 20 yıl geçmiş. Amerika'da 21 yaşındaki Matthew Shepard, sırf eşcinsel olduğu için iki genç tarafından işkence yapılarak öldürülmüştü. Öyle böyle işkence değil; elleri bağlanarak kafasına ve suratına araba kazası şiddetinde 20 darbe indirilmiş. Bu yüzden kafasında 4 kırık oluşmuş, beyin soğanı ezilmiş ve çenesi kilitlenmiş. 18 saat soğukta yaralı halde kalıp bulunduktan sonra, hastanede verdiği 5 günlük yaşam mücadelesinden yenik çıkmış.
"Artık sonsuza dek güvende ve koruma altında olacağını bilmek büyük rahatlık veriyor" diyor annesi Judy.
Matthew'un küçükken sorduğu "Acaba bir gün ünlü olacak mıyım?" sorusunu hatırlıyor.
"Sanırım istediği oldu" diyor.

Katiller ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Çünkü bu bir nefret suçuydu (Bizde hala eşcinsel cinayetleri nefret suçu kapsamında değil; neden; o zaman eşcinsellerden nefret edilemez, eşcinsellere karşı nefret tohumları saçılamaz. Bugün nefret tohumları saçan yazarlar; Ömer Karahan, Ahmet Çapanoğlu ve Harun Sekmen. Eşcinsellere karşı işlenecek cinayetlere, nefret söylemleriyle onların da katkısı olacaktır mutlaka. Nefret, sadece direkt eşcinselliği kötülemek olmayabilir ki, dinci basın bunu bangır bangır yapıyor ama küçük bir cinsiyetçilik ve cinsel yönelim ayrımcılığına dair söylemler de eşcinsel nefretini körükler. Eşcinsellikle barışamamışlığa dair her bir söylem ve düşünce bile, nefrete dairdir ölümlere sebep olan).


Matthevin anne-babası onu kaybettikten sonra eşcinsel hakları savunucusu oldu. Matthew'in ölümü eşcinsellik konusunda bir farkındalık yarattı ve homofobinin azalmasına bir katkı sağladı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder