7 Mayıs 2022 Cumartesi

Kargolarla dertler bitmez!

 SİZ KARGO OLSAYDINIZ, CADDE ÜZERİNDEKİ BU ADRESİ BULAMAZ MIYDINIZ?

Şu hayatta neler yaşıyor insan. Aslında tecrübe edilmesi gereken şeyler de değil bunlar. Çünkü toplumsal disiplinsizliğin sonucu olan bireysel yanlışları yaşayarak neyi öğrenebiliriz ki? KargomSende diye Turkuaz yayın grubunun kendilerine ait bir kargoları var. Eğer telefonla size ulaşamıyorlarsa, bulamadık diye kargoyu teslim etmeden gidiyorlar. Ve bugün beni aradıkları müşteri hizmetleri numarasını telefonum spam olarak algıladığı ve engellediği için çalmadığından telefonlarına bakmam söz konusu olmadı. Be dağıtımcı, telefon çalıp da açmama sesiyle, telefonun engellendiği sesi arasındaki farkı bilmiyor musun? Ulaşamayınca başka bir telefonla niye aramıyorsun? Ben bunları müşteri hizmetlerine anlattıktan ve bana ulaşma talimatlarını verdikten sonra ertesi gün başka bir telefonla arama söz veriliyor, telefonla ulaşılamazsa kapı ziline basılacağı sözü veriliyor. Peki bunlar ben hatırlatmadan da kargonun yapması gereken şeyler değil mi? Üstelik bu kargonun, müşterilerin ulaşabileceği bir şubesi yok. Seni evde bulamazlarsa, gidip ürününü teslim alabileceğin bir şubeleri yok anlayacağınız. Dağıtımcı, kargomun olduğu kargo internet sayfasına not düşmüş; Sokağı, evi bulamadık diye falan. Yaşadığım yeri tabiri caizse kör insan bile bulabilir. Sokak numarasının yazılı olduğu tabelanın tam karşısında bina ve binanın adı ve numarası binanın girişinde yazılı, kapıda da büyük harflerle yazılmış adım soyadım ve kargo için tel numaram ve ayrıca kapıma gelen kargo için not yazdığım "Ürün teslimi için aşağıdaki telefon numarasını arayın veya duvardaki zile basınız." şeklinde bir pankart var. Eğer bir kargo hala bana ulaşamıyorsa, burada bir ihmal vardır demektir.

VASIFSIZLIĞA DİSİPLİNSİZLİK VE SORUMSUZLUK EKLERSENİZ; FOSEPTİK!

Türkiye'de şöyle bir gerçek var. Eğer işinizin takipçisi olmazsanız, işiniz savsaklanabilir, hatta hiç gerçekleşmeyebilir. Çünkü Türkiye'de hiç kimse işinin ehli değil; boşta kalan, o alanda hiç deneyimi olmamasına rağmen o işin başına getirilebiliyor. Siz çalıştığınız işin eğitimini aldınız mı diyebilirsiniz; hayır ben de almadım, ben de alaylıydım. Bu anlamda eğer sorumluluk sahibi ve disiplinli bir kişiyseniz, işinizde başarılı olabilirsiniz, hatta eğitimini alandan bile daha başarılı olabilirsiniz. Ama vasıfsızlığa, displinsizlik ve sorumsuzluk eklenirse, o iş mok olur. Mesela Türkiye'de bakanlar hiç alanlarıyla ilgili olmayabiliyorlar. Mesela sanatla uzaktan yakından alakası olmayan bir kişi tepeden inme Kültür Bakanı olabiliyor ve eğer muhafazakar bir zihniyeti varsa, sanat yasaklanabilyor; özgür bırakılması gerekirken. Mesela ekonomiyle hiç alakası olmayan, hatta bakkal çalıştırma kapasitesi bile olmayan bir kişi Ekonomi Bakanı olabiliyor. Tanıdığınız varsa, dayınız varsa, bu ülkede her şey olabilirsiniz.

Kargom dün, dağıtımcı bana telefonla ulaşamadığı için, ulaşamaması da beni aradığı şirket telefonunu, telefonumun her ne hikmetse spam oplarak algılamasından dolayı çalmamasından, ürünümü teslim etmeden gitmişti. Gerekçe ise telefonla ulaşamamak, adresi bulamamak vesaire. Oysa böyle bir şey söz konusu değil. Eğer o sokağa geldiysen, telefonum düşmüyorsa, çıkarıp kendi telefonunla ararsın, olmadı kapımın zilini çalarsın. Laf olsun diye kargo dağıtımına çıkılmaz. Müşteriler size göre değil, siz müşterilere göre ayarlayacaksınız kendinizi. Siz bizim kapımızı çalmazsanız, telefonumuz çalmazsa; sizin geldiğinizi nereden anlayacağız? Dün ve bu sabah 6 kere kargo müşteri hizmetlerini, iki kere de satış mağazasını aradım. Bana verdikleri cevap, prosedürlerinde yer alan çalışma koşullarını oklumaktan başka bir şey değil. Kargomun ne zaman yola çıkacağı, ne zaman teslim edileceği belli değil. Ürünüm dağıtım merkezinde ama bugün de teslim edilebilirmiş, Pazartesi de... Yani işimiz gücümüz yok, 2-3 gün kargo ne zaman gelecek diye bekleyeceğiz. Hani satış şirketlerin kendi kargoları dışındaki Yurtiçi gibi özel kargoları eleştiriyorum ya hep, artık onları mumla arıyorum. En azından onların ulaşılabilecek bir şubeleri ve telefon numaraları var, iletişime geçebiliyoruz. Şirket kargolarının ise İstanbul müşteri hizmeleri dışında ulaşabileceğimiz hiçbir noktaları yok. Bulunduğumz şehirdeki dağıtım merkezleri de bir iş yeri mi, bir ev mi, bir karavan mı belli değil. Yani eliniz kolunuz tamamen bağlı ve onların keyfine mahkum olmaktan başka çareniz yok. Yoğun telefon ve mail'den sonra bugün nihayet dağıtım merkezinden bir kişi aradı. Sorun, işe alınan kişinin bu konuda tecrübesiz oluşuymuş.

Yukarıdaki olayda ürünümü ancak ısralı tel ve mesajlarımla ertesi günü mesai bitimine yarım saat kala alabildim. Yoksa iki gün sonra Pazartesi'ye kalacaktı.

***

Bir başka kargo da ürünümü teslim etmeyişinin sebebi olarak diyor ki, "o sokakta senden başka kargosu olan yoktu.". Sonra ilave ediyor. "Trafikten sizin sokağa giremedim.".  Trafik manasında en ölü olan caddenin sokağına girilememesine kargalar bile espiri diye gülmez.

***

 Kısaca internetten alış veriş yapmak çok güzel. Çünkü fiyat ve ürün seçeneği var. Ama gel gelellim displinsiz bir ülkede bazı firmalar ürünü geç paketlediği gibi, kargolar da hiçbir zaman, eğer sen takipçisi olup telefonla baskı yapmazsan, ürününü dağıtıcının dağıtıma çıktığı gün teslim alman mümkün değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder