Az önce bir Afganlı'yla seviştim. Bir süredir sevişiyoruz. Ben bir kişiyle değil, çok kişiyle sevişiyorum zaten. Yani biri bitip biri başlamaz bende; aynı anda hepsi devam eder; çünkü sevdiğin insanlarla kopmamak güzel; hem de tükenmiyor bu sayede ilişkiler.
Ben bir dünya insanıyım. Benim dinim, milliyetim, cinsiyetim yok. Yaşamaktan zevk alan bir organizmayım işte. Kedilerden veya bitkilerden bir fark göremiyorum kendimde yaşama hakkı olarak. Her şey bu dünyayı güzelleştirmek için bir varoluş. Sadece kendimi, sadece türümü düşünen bir insan değilim. Sokaktaki kedilerin aç kalmaması için mücadele ediyorum, camıma tırmanan bir salyongozun yanlış tırmanıştan dolayı yapışıp ve kuruyup ölmesine de çok üzülüyorum. Kediler kuşları yemesin, kertenkeleleri yemesin, kelebekleri öldürmesin, karıncalar da saygı görsün, kediler ölümsüzleşsin, bütün canlılar akıl ve zeka konusunda en üst düzeye ulaşsın, her şey eşitlensin, her şey sonsuza kadar yaşasın.
Kimisi Afgan, kimisi Farsi, kimisi Suriyeli, kimisi engelli, kimisi eşcinsel, kimisi zenci, kimisi dinsiz, kimisi yaşlı, kimisi terliksi..; kimi nereden kovuyorsunuz, kimi neden istemiyorsunuz ki, siz ne oluyorsunuz ki, kendinizi üstün görme hakkını nereden buluyorsunuz, dayanağınız ne bu manada..? SİZ CAHİL MİSİNİZ PARDON? SORRY!
Evet, hayatı tecrübe ettikçe kimliksizleştim. Belki bunu çok daha önce ve de çok daha yüce bir şekilde yapabilirdim ama sistemin düşünce sistemine esir olmamayı bile bir fırsat olarak görüyorum.
Düşüncelerim bazılarına çocukça, aptalca, saçma sapan gelebilir ama o size göre. Ben böyle mutluyum, vicdanım bu şekilde rahat, bu şekilde seviyorum kendimi ve yaşamayı, bu sayede saygı duyabiliyorum kendime...
Her türden insanla sevişmeye devam edeceğim, hem de çok çok; dine inat, topluma inat, ahklakçılığa inat, milliyetçiliğe inat, ırkçılığa inat...
Hayatı bir şiir gibi, bir şarkı, bir beste gibi yaşayacağım ukelelemle tıngırdatıyormuş gibi. Siz dinlemeyin, siz tınlmayın hatta; böyle daha huzaurlu benim için hayat...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder