6 Nisan 2022 Çarşamba

Gay hastabakıcı (nın maceraları)!

Bazı meslekler vardır eşcinsellere mahsus... Eşcinsellerin bu meslekleri seçmelerinin sebebi, bu mesleklere yatkınlıkları ve yatkınlıklarından dolayı kendilerini bu mesleklerde sosyoekonomik olarak gerçekleştirebilmeleri, hatta saygınlık kazanmaları, dolayısıyla toplumsal bazda kendilerini kabul ettirmeleri. Bu mesleklerde yer edinmelerinin bir sebebi de, bu mesleklerin erkek egemen dünyaya ait olmaması sayılabilir. Bunu göstergesi şu; bir eşcisnel sanatta veya terzilik veya aşçılık gibi alanlarda kendilerini göstermelerinin yanı sıra, bu meslekleirn erkek egemenliğini rahatsız etmemesi de. Geleneksel toplumlarda açık eşcinsel olarak asker olamazsın, hatta açık bir doktor veya avukat olamazsın. Zaten öğretmenlik veya polislik gibi mesleklerde açık eşcinsellerin işine son verilir hemen. Çünkü yasal dayanakları da vardır ahlak maddesi başlığı altında. Yani sözün özü, bazı mesleklerin eşcinsellerin yapısına uygun olduğu için kendilerini gösterebilecekleri branşlar olmasının yanı sıra, erkek egemen ve cinsiyetçi toplumun eşcinselleri ancak kendi alanlarını korumak adına, ancak bazı iş alanlarına layık görmesiyle alakalı. Zeki Müren veya Bülent Ersoy'un çok ünlü olmalarının sebebi sadece yetenekli olmalarıyla alakalı değildir elbette; erkek egemen sistemin müdahale etmemesiyle de alakalıdır. Devletin eşcinsel sanatçılara homofobisi olmamış mıdır, olmuştur ama bu askerlik veya siyaset gibi mesleki değil, cinsel kimlik anlamındadır. Eşcinsellerin açık kimlikleriyle kendilerine yer buldukları bir çok mesleki alan vardır ama meslek birliklerinin homofobik tepkisi sebebiyle bazı meslekleri, eşcinseller daha yoğun icra etseler de eşcinsellikle özdeştirilemiyor. Oysa böyle bir gerçek var, yani eşcinselerin iş anlamında belli alanlara sıkıştıırlması bir gerçektir. Ama eşcinselleri kimliklerini ifade edemedikleri için, bu meslekleri eşcnsellikle özdeşleştirmek homofobik tepkiye sebep oluyor işte. Bazı spor branşlar falan kadınlarla özdeştirilip kız sporu denir ya hani, aslında bunda gerçek payı vardır. Mesela futbol erkeklerin alanıdır, basketbol erkerklerin alanıdır, voleybol veya yenis kadınlaırn alanı gibi.  Futbol veya baskette kadınların yer alamsınıysa çok maskülen, feminist bulurum. Ama homofobik dünyada kimse, dışlanamak için kimliklerini itiraf edemedikleri için, düşüncelerimiz iddiadan öteye gidemiyor. . Mesela erkek egemen bir dünyada heteroseksüel erkeklerin hemşirelik veya hasta bakıcılığı seçmesi de çok büyük bir cesaret istemez mi? Veya Batı'da bile olsa, rahiplerin evlenmemeyi göze alarak bu mesleği seçmelerinin nasıl bir açıklaması olabilir? Ne bileyim hani dragquenliğin eşcinsellikle alakası falan yok deniliyor ya eşcinselliği protipleştirmemek için, aslında bu eşcinselliği gettolaştımak falan değil; aslında buna karşı çıkan eşcinsellerinki de bir homofobi. Drag queen'lik, köçekliğin günümüz halidir aslında. Yakın geçmiş zamanda falan köçek başlığı altında hangi heteroseksüel erkek etek giyip de herkesin içinde oynar ki? Bu duruma aslında bastırılmış eşcnselliğin pörtlemesi denilebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder