TÜRKİYE GELİŞMEKTE OLAN BİR ÜLKE BİLE DEĞİL ARTIK, GERİ-Cİ BİR ÜLKE!
Türkiye, ekonomisi iyi demokratik bir ülke diyenler, kendi yaşam biçimleirne ve bakış açılarına göre karar veremezler. Babanızdan ekmek tekneniz vardır veya bir yerden piyango vurdurmuşsunuzdur iyi kötü idare ediyorsunuzdur. Yoksa asgari ücretle insanca yaşamak mümkün mü? Oysa bu ülkede çocuğuna okul için pantolon alamayıp utancından intihar eden insanlar var. Siz tutucusunuzdur ve yaşadığnız hayatı demokratik zannedebilirsiniz. Oysa bu ülkede eşcinsel olduğu için polisliği, öğretmenliği, futbol hakemliği, vesaire elinden alınan ve aç bırakılan insanlar var. Transseksüel olduğu için doktorluğu elinden alınan veya hastanelerde muayene edilmeyen insanlar var. Eşcinsel olduğu için televizyn ve sahneleri yasaklanan sanatçılar var. Say say bitmez. Siz hangi Türkiye'den bahsediyorsunuz. Türkiye sadece MÜSLÜMANlardan oluşan bir ülke değil; herkesin insanca yaşama hakkı olduğunu unutmayın ve Türkiye gelişmiş bir ülke demeyin. Türkiye gelişmekte olan bir ülke bir değil artık, GERİ-Cİ bir ülke! Çocukluğumda bile gelişmekte olan ülkeler sınıfındaydı Türkiye!
Bana Türkiye ekonomisini anlat deseler, kutu derim, 128 derim, damat derim, yurt dışındaki altın döviz hesapları derim, tekneler-yatlar-katlar-saraylar, fabrikalar derim, vakıflara aktarılan milyonlar derim. Derim kardeşim. Bu ülke benim de. Vergilerimin nereye gittiğinin hesabıını sorarım elbet. Vatandaş 2 bin liraya talim ederken, ülke yöneticisinin maaşı 80 bin olamaz! OLAMAZ!
En çok neye kızıyorum biliyor musunuz; gerçekleri görmezlikten gelen çoğunluğun bildiğinden şaşmamasına!
İnsanlar neden korkuyor anlamıyorum. Haklı olmak ve bunları dile getirmek suç değil ki; ancak saflık olabilir!
Bu ülkede, Dolar 10 lira olmamış gibi, her şey güllük gülistanlıkmış gibi, gidip gene aynı partiye oy verecek insanlar var.
Bu ülkede doların yükselişinin ülke yönetimiyle veya hayatı pahalandırdığıyla alakasının olmadığına inanan insanlar da var!
İnsanlar... ne yaptıysanız da sorumlusu siz, ne yapacaksanız da sorumlusu sizsiniz! Her şey sizin elinizde çünkü!
Keşke okuyan bir millet olsaydık, filozoflarımızdan falan feyz alırdık da, azıcık da olsa aklımız olurdu!
Paramızın değer kaybedip sıfırı sürekli yeni para basılmasının güzel tarafı, kolleksiyonumuzu zenginleştirmesi!
Bir insanın sesinin güzel olması, sonra seks filmlerinde oynaması falan tuhaf karşılanıyor. Benim anlayamadığım, seks hayatın temel ihtiyaçlarından biriyse, neden bunun ifası ahlaksızlık oluyor. Yapacaksın ama bunu ifade edince ayıp olacak..! Ayıpsa yapmayalım o zaman. Açıkta yemek yemek neden ayıp olmuyor peki veya uyumak..? İnsanlar gerçekten bir tuhaf; aklım havsalam almıyor!
Eğer sesim ve fiziğim aynı anda güzel olsaydı, hem şarkıcı, hem de porn* oyuncusu olurdum!
Benim ne yaptıklarım, ne de yaptıklarımı açık ve dürüstçe söylemem ayıp; asıl ahlaksızlık ahlakçıların, ahlakçılık yapması!
Eşcinselliğini açıkça söylemenin bile(dürüstlük) ayıp karşılandığı bir ülkede dimdik(onurlu) yaşayabiliyorsam, ne mutlu bana!
İnsanları cinsellikle aşağılamak falan ne kadar aşğılık ve de aptalca bir durum. Hepiniz seks yaparak orgazm-tatmin olmuyor musunuz!
Tuzluktaki tuz bile bir bakmışsınız bitmiş. Ne kadar çabuk bitiyor. Aylardan ekim, yılın bitmesine 2 ay kalmış. Tenceren kaymıyorsa şükret diye diye ömrümüzü tükettiler. İnternet de olmasa yaşadım demezdim! Çünkü internet demek, hayallerime ulaşmak demek benim için. Çünkü dünyanın bütün bilgileirne, müziklerine ve görsellerine ulaşabiliyorum...
Hep alttan almaya, hep yapıcı ve fedakar olmaya, kimse kırılmasın diye hayır dememeye çalışırken; nasıl bu kadar yanlış anlaşılıyorum anlamıyorum!
Ateistler kendi dinini savunanlara niye haklısınız der biliyor musunuz? Çünkü onlara bir şey anlatamazsın ki. Hiçbiri bildiğinden şaşmaz. Hepsi kendini doğru bulur, haklı görür. Hepsine göre kendi dinleri doğrudur. O yüzden onlara ben haklıyım, ben doğruyum diyemezsin. O yüzden onlara vakit harcamaya değmez. Mesela benim eşcinselliğime hiçbir dindar inanmaz. Çünkü ben onlara göre sapmışımdır. Çünkü dinleri öyle söylüyordur. Yani benim hislerimin, arzularımın hiçbir önemi yoktur. Çünkü onlara göre ben kendi doğrumu bilemem. Onlar beni, benden daha iyi bilecek kadar akıllı ve bilgilidirler.
Cahil insana haklısınız diyip geçin. Çünkü doğrusunu bilmiyor ki senin dediğine inansın!
Sizin hiç kendi vicdanınızdan, iyi niyetinizden, duyarlılığınızdan, insanlığınızdan nefret ettiğiniz oldu mu? Benim çok oldu ama bir türlü vazgeçemedim insan olmaktan, vicdanlı olmaktan, duyarlı olmaktan, iyi niyetli olmaktan, vesaire olmaktan. Bu yüzden insannalardan da nefret ettim, kendimden de nefret ettim. Kendimi korumak adına yalancı olsaydım, dürüst olmasaydım, acımasaydım kimseye, belki de başım hiç ağrımazdı. İnsanın başına gelen olumsuzluklar unutuluyor gidiyor, hatta ölümlü dünyada hiçbir şeyin önemi yok ama insan "ben neden böyleyim, insnalar niye böyle?" diye sormadan edemiyor. Üzülüyorum, canım yanıyor... Hatta o kadar üzülüyorum ve canım yanıyor ki, nefrete bile halim kalmıyor. Yaşadığım olumsuzluklar kimseye belli etmesem de kabuğuma, iç dünyama çekilmeme sebep oluyor. Bazen vasıfsız bir yaşam yaşamamın beni koruduğuna bile inanıyorum. Çünkü bu sayede alacağım darbe çok hafif oluyor. Aslında aldığım darbenin şiddeti her halükarda aynı olurdu ama vasıfsız olunca atlatmak daha kolay olur. Çünkü yaşadığın, yaşadığınla kalacak ve büyümeyecek. Çünkü sıradan biriyim. Zaten büyük bir şey de değil de başıma gelen olay. Aslında canımı yakan şey, güvendiğin insanların seni arkadan vurması. Hiç konduramayacağın insanlar senden fırsatçılık yapıyor. Bir de insanın hep güvensiz yaşaması yoruyor ve de paranoyak bir şey olamana da sebep oluyor. Düşünsenize, başıma bir şey gelecek diye hep tetikte olacaksın, masum insanları da zan altında falan bırakacaksın. Evet, konu şu. Yıllardır beraber olduğum 40 küsur yaşlarındaki bir adam cep telefonumu çalmış. Ne kazandıracak sana şimdi bu. Belki de zaten insanlığın olmadığı için kaybedecek bir insanlığın da olmadığı için, böyle bir şeyi yapmaktan çekinmiyorsun. Gerçekten gidene üzülmüyorum. Bir insana güveniyorsun, kapılarını açıyorsun, karnını doyuruyorsun, yatacak yeri olmadığı zaman yatak veriyorsun ama karşılığında gördüğün şeye bak. Gerçekten hiç utanma olmuyor mu ki? Bir daha nasıl bakacaksın yüzüme? Tekrar muhtaç olmayacak mısın? Yazık ya, gerçekten çok yazık. İnsan 3 kuruşluk şey için insanlığını harcar mı? Yaa bir de dinden imandan bahsediyordun. Umarım yaptığın yanlışı anlar ve yaptığın hatayı düzeltirsin. Bu yazıyı da okuyacağına inanıyorum. Çünkü instagram veya twitter'cı olmadığını, facebook'çu olduğunu biliyorum.
Telefonumu evimden alan kişi yarın getirir misin? Getirirsen kendi yararına olur.
İnsanlarla hiç sosyalleşmediğim günlerin gelmesini artık o kadar çok istiyorum ki...
Cep telefonumu 23 Ekim 2021 saat akşam 8'de evimden götüren yıllardır görüştüğüm kişi, geri getirir misin? Hiçbir şey demeyeceğim!
Karnım aç dedi doyurdum, seksini yaptı, giderken telefonumu götürmüş. Nasıl bir insanlıktır ki bu?
Eşcinseller başlarına gelenleri genellikle saklarlar. Çünkü ne toplumsal olarak, ne de hukuki olarak bir dayanakları vardır. Eşcinsel olduğu için hak ediyor gözüyle bakılır onlara. Ve bu şekilde bakan kişilerin oranı, yani homofobiklerin sayısı % 90'larda olunca, eşcinseller genellikle başlarına gelenleri sessizce kabullenirler. Çünkü bir çoğu zaten gizli oldukları için bırakın toplumsal ve hukuki yardımı, kimliklerinin öğrenilmesinden korktuları için sessiz kalırlar. Bakmayın benim başıma gelenleri dile getirdiğime, hukuki olarak haklarımı aradığıma. Çünkü ben açık bir kişiyim ve kimseye bağımlılığım yok, kimsenin de ne olduğumu öğrenmesinden korkum yok. Ama eşcinsellerin çoğu, başlarına gelenlere pek seslerini çıkaramıyorlar işte. Aslında cinsel kimlikten çok biraz da yapı meselesi. Bazı insanlar toplumun da etkisiyle özgüvenli olamayabiliyor. Ama özgüvensizliğin sebebi bu durumlarda kesinlikle eşcinselik.
Eşcinsellere zarar verenler de birer eşcinsel aslında ama onlar kendilerini homofobik toplumda erkek olarak konumlandırıyorlar. Yoksa bir erkek, bir erkekle hangi amaçla olursa olsun cinsel birliktelik yaşıyorsa eşcinseldir. Yani anlayacağınız, açık eşcinselleri gizli eşcinseller, eşcinsellik üzerinden mağdur ediyorlar.
Bu tür olaylar başıma ne ilk geliyor, ne de son olacaktır. Çünkü eşcinsellik potansiyel mağduriyet ve kurbanlık yaratıyor.
Telefonumu alan kişiye bunu gerçekten hiç konduramadığım için çaldı demek yerine aldı diyorum. Tam 6 yoldır görüşüyorduk. Demek koynumda yılan besliyormuşum. Fırsatını bulsa daha önce de yapacakmış demek ki...
Ölüp gideceğiz ve başımıza gelen hiçbir şeyin önemi kalamayacak ve utulup gidecek ama o an yaşadığımız üzüntüler iz bırakacak!
İnsanlara duyduğunuz güvenin suistimal edilip sizi aptal konumuna düşürmesi gerçekten çok onur kırıcı bir şey!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder