6 Ekim 2021 Çarşamba

1-3 Ekim 1-3 2021 facebook notlarım

 1 Ekim

Bazılarının aşı yaptırmak istememesi, aslında aşıya karşıtlık değil, aşının dayatılmasına karşıtlık. Ben niye karşıyım aşının dayatılmasına, üstelik hem de sağlığına bu kadar düşkün biri olmama rağmen...

Korona'nın bir sistem projesi olduğuna inanıyorum. Çünkü Korona bana göre normal bir mevsim virüsü. Çünkü Korona sürecindeki ölüm oranları, normal yollardaki ölüm oranından yüksek değil ki, yıllık ölüm oranları açıklanmıyor artık.

Bir virüs bu kadar uzun ömürlü olmaz. Yapı değiştiriyor, yeni virüsler türüyor; bu doğanın bir kaçınılmaz ve doğal süreci zaten, yeni bir şey değil ki. Hiçbir dönemdeki virüs olayı bu kadar küreselleştirlmemişti. Amaç nedir tam olarak bilmiyorum. Belki insanları kontrol altına almanın ilk deneyi. Yani olayı sadece ilaç sektörünü nemalandırmak olarak açıklamak da bana basit geliyor.

Aşının korumadığı artık resmi ağızlar tarafından da açıklanıyor. Neymiş, korumasa da ölmemizi önlüyormuş. Ama karşıt açıklamalar da aşının virüsleri güçlendirdiği şeklinde. Benim bir çok tanıdığım var aşınının akabinde Korona'ya yakalanan. Adamlara aşı olmadan Korona bulaşmamış ama aşı ile birlikte Korona bulaşmış. Veya Korona'yı atlatanlar her aşıdan sonra Korona etkisi yaşıyorlar.

Ben virüslerin bağışıklık sistemini arttıran doğal bir antikor olduğuna inanıyorum. Uzmanlar da öyle söylüyor zaten. Ölmüyorsan, virüslerle daha da güçleniyorsun. Yani aşıya ihtiyaç yok. Ayrıca insan türünün tükenme tehlikesi söz konusu değil ki. Hayvanlarda olduğu gibi, insanlarda da ölüm normal bir şey.

İki yıl önceki bir virüsün yapısına göre hazırlanan aşının, iki yıl sonraki virüslere hiçbir etkisi olmaz. Virüsler aynı kalmıyor çünkü.

Şuna çok kızıyorum. Peki sen bunları nereden biliyorsun diyorlar. Peki siz resmi yetkililerin dayatmalarının doğru olduğunu nereden biliyorsunuz..? Korona dediler, maske dediler, mesafe dediler, karantina dediler, aşı dediler...

SİZCE NE YAPMALIYIZ?

Apartmanımızdaki 10 yaşlarındaki kız çocuğu sokakta kalmış ağlayarak yanıma geldi. Halil amca bizim evin anahtarı var mı sende diye. Evlerinin anahtarı başkalarında da mı oluyor acaba? Zile bastım açmadılar kapıyı.. Belki uyuyorlardır dedi. Ben gelmeden önce de karşı apartmandaki Suriyelilere yalvarıyordu çocuk nolur aşağıya gelin diye ağlayarak. Apartmanın giriş kapısını açıverdim. Çocuk diyor ki, Halil amca gitme dur, belki kapıyı açmazlar... Nasıl içli içli ağlıyor biliyor musunuz? Bir kaç dakika kapıyı yumrukladı çocuk ve sonunda açtılar. Daha önce de bahsetmiştim. Evde bir tane de küçük çocuk var erkek, o da gece yarısından sonra ağlamaya başlıyor ve sabaha kadar susmuyor. Gündüzleri gülen çocuk geceleri niye ağlıyor merak ediyorum. Evde iki kadın var. Dediklerine göre ana kızlar. Değişik değişik erkekler de oluyor evde, kapıya gelen erkeklerin haddi hesabı yok zaten. Herkesin özel hayatı, ticareti beni hiç ilgilendirmez. Alan razı satan razı ise bana ne ama ben gerçekten çocukları çok düşünüyorum. Ben çocuk sevmem biliyor musunuz aslında. Aslında belki çok seviyorum da, çok hassas biri olduğum için, çok üzülmemek adına bu sevgiden kaçıyorum. Çünkü benim çocoğum olsa çok korumacı olurum. Sabaha kadar da kavgaları hiç bitmiyor. Artık polisler bile gelip gitmekten yoruldu. Mahalleli bana soruyor üsttekiler ne alem diye. Ve herkes ortak fikirde ne olduklarına dair. Sakın ahlakçılık yaptığım falan zannedilmesin...

2

Hayatta en sinir olduğum şeylerden birisi, bir bilgi paylaştığım zaman, sen bunları nereden biliyorsun diyerek inanılmaması. ÖĞRENME MERAKI OLUP DA OKUYAN, ARAŞTIRAN İNSNA BİLİR, HATTA UZMANINDAN DAHA İYİ BİLİR. Çünkü geleneksel toplumlarda uzmanlar bile alanlarına ticari gözle bakıp kendilerini güncellemezler. Mesela hala eşcinsellik hastalık diyen şarlatan doktorlar var. Çünkü öğrenme merakı olmayıp onlara inanan, sadece rütbesi olanlara inanan ve itaat eden bir çoğunluk var. Sistem ve sistemin köeleştirdiklerinin insanları robot yerine koydukları bir gerçek ama bunu bile reddeden bir çoğınluk var. O yüzden bilgiye kafa tutan bir tavırla karşılaştığım zaman hemen uzuyorum. Niye moralimi bozayım ki robotlarla...

Ve bir gün insan türünü aşı olmayanların devam ettireceği gerçeği ortaya çıkıyorMUŞ..! Başınız sağolsun!

İktidardakiler fizik profesörü, kimyager, matematikçi, biyolog vs. değiller ki. Hatta vicdan yoksunular. Öyleyse niye inanayım?!

Eğitim düzeyi düşük toplumlarda, toplumlar aklı başında insnaları yönetici olarak seçmez, SEÇEMEZ çünkü!

İktidar olmak için DİPLOMA şart! olmalı...

3

Tuğba Özerk'in Edis, Reynmen gibi kişilerin müzikleirni yoz bulmasına insanşarın tepki göstermesi, gerçekten dinleyicileirn müzik kalitesinin de düştüğünü gösteriyor. İyi sanatçı olmak için hit olmak gerekmiyor. ben hiç Ediş veya Reynmen şarkısı bilmiyorum mesela... Ama Tuğba Özerk'in bir çok şarkısını yıllar geçmesine rağmen hala keyifle dinliyorum...

Gülşen ortalığı darmaduman ediyor... Ona da bu yakışır... İstikrar konusunda Nilüfer'in devamıdır Gülşen...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder