5 Mayıs 2021 Çarşamba

5 Mayıs facebook notlarım

 Size şu kadarını söyleyeyim, tecrübneyle sabittir çünkü, eğer bir insan; 1. özellikle başarılıysa, 2. kimseye minnet etmeyip tek başına varolabiliyorsa, 3. kaypak ve yalaka değilse, 4. dürüstlüğünden de asla ödün vermiyorsa; ASLA SEVİLMEZ! Cephe alındığınızda, bu dört madde aklınıza gelsin.

Hayatta insanın iyiki de mücadele etmişim ve yapmışım dediği ve sonrasında hatırlayınca manevi tatmin duyduğu şeyler vardır ama beni asıl mutlu eden yapılanlar değildir. Çünkü yapılanlar, yapılması gerekenlerdir ve bir görev gibi bir şeydir. Beni mutlu eden nedir biliyor musunuz; o ana dair görsel belgeler. Hayatta beni müzik dışında fotoğraf kadar mutlu eden bir şey yoktur. Fotoğrafları çeken Kaya beye çok teşekkür ederim. Yıl 2015'ti sanırım. Tabi etkinliğimize katılan tüm duyarlı arkadaşlara da sevgi, saygı ve selamlarımla...

Tabiki de ülkemi çok seviyorum ve şeriat ülkesine dönüşse de asla terketmem ama bu ülkede bir Alman, bir Fransız, bir Alman, bir İngiliz tarzında yaşamayı seviyorum (Almanların disiplini, İtalyanların eğlenceli hayatı, Fransızların asaleti ve snobluğu, İngilizlerin müzik kültürü...)... İçimde, ruhumda hiçbir zaman bir doğu kültürünün insanı olmadı. Çocukluğumdan beri aynıydım; bazılarına göre farklı ama kendime göre doğal. İçinde yaşadığım kültür ne zerre kadar etkiledi, ne de içimden bu kültüre uymak geldi... Belki de sevmediğim bir kültürde, sevdiğim ben olarak yaşamak  cazipti de benim için... Mozaiği seviyorum çünkü... Doğu kültürü de güzel ama özgür değil; sevmediğim tarafı bu!

Metin Arolat, Tarkan ile sapık ilişki haberine, kendisi için yumuşak denmesi haberine yalan haber diyor ama bir kere de eşcinsellik sapıklık değildir demediği gibi, bir kadınla internet üzerinden yaptığı cinsel sohbet haberine, sapık haberleri yok etsin diye sesini çıkarmadığını söylüyor. Bu bir homofobidir. Kimsenin cinsel yönelimi değil derdimiz; ister açık eşcinsel olur, isterse bırakın gizli eşcinsel olmayı, eşcinselliğiyle barışamaz ama artık homofobiyi destekler nitelikte söylemlerde bulunulmasın. Tamam geçmişteki koşullar ve bu etkiyle içseleştirilmiş homofobi sebebiyle duyarlı olunmayabilir ama yıl 2021 olmuş, daha eşcinsellik kelimesi telaffuz edilmediği gibi, sanki eşcinseller bile eşcinselliğe sapık gözüyle bakılıyormuş gibi hissediyorum... Bir de eşcinsellerin ikiyüzlülüğüne irrite oluyorum. Neymiş, evlenmek istiyorlarmış da, çok çocuklu aile kurmak istiyorlarmış da ama kediler ve köpekler aileleri olmuş da, falan, filan... Engel ne; evlenseymişsiniz, aile kursaymışsınız; engel olan itiraf edemediğiniz eşcinselliğiniz olmasın sakın... Neymiş, bir kızı çok sevmişler de, sonra kız bunları terketmiş de, bir daha aşka tövbe etmişler de... Geçiniz artık bunları yaa... Bize heteroseksüelliğinizi ispat etme mecburiyetiniz yok ki; merak etmiyoruz ki bunu; yeter ki homofobik konuşarak, homofobiyi onaylamayın...

Eskiden beni de evlendirmeye çalışıyorlardı, niye evlenmiyorsun diye soruyorlardı... Arkadaşlar eşcinsellik, karşı cinsten cinsel ve duygusal olarak hoşlanmamaktır. Eşcinseller karşı cinsle ilişkiden tiksinirler. Ben mesela bir kadınla ilişki yaşasam kusarım, anlayabiliyor musunuz?  Neymiş, bir deneseymişim, nereden biliyormuşum..? Ulan sana ne, size ne; ben sizin için istemediğim bir şeyi niye deneyeyim? Ben sizin homofobinizin denemetahtası mıyım? Ben ne istediğini bilemeyecek kadar geri zekalı mıyım? Ama sizlerinbenden veya biz eşcinsellerden bunu isteyenleirn, yani eşcinselleri evlendirmeye çalışanların aptal, geri zekalı, cahil ve homofobik oldukları bir gerçek!!! Neymiş, cinsel olarak gücüm yok muymuş? Eşcinselliğin bedensellikle veya cinsel güçle alakası yok ki. Bilmiyorsanız, okuyun, öğrenin. Mesela eşcinsel bir erkek, tam teşekküllü bir erkektir, karşı cinsten hoşlanan bir erkekten zerre eksikliği yoktur; sadece hemcinsinden hoşlanmaktadır, anlayabiliyor musunuz? Haaa!!! Bak sinirlendirdim gene beni geçmişi hatırlayarak da olsa! Ne mutlu bana ki, kendimi heteroseksist topluma kurban etmedim. Aklın cesareti diyelim buna!!! Cesur olamayıp heteroseksüel evlilik yapan eşcinseller, sırtlarında bir kamburla dolaşıyorlar şimdi...

Herkes, bankamatiklerde 1100 lira bayram ikramiyesi kuyruğunda ama paralar yatmadığı için hayal kırıklığı...

Milletvekili maaşları 25 bin lira, vatandaşa bayram ikramiyesi 100 dolar! Bir ay maaşlar yer değişse nasıl olur? Veya emekli maaşları 25 bin olsa, milletvekilleri sürekli 1500 lira alsa; kıyamet kopar ve hiç kimse milletvekili olmak istemez!

Milletvekillerinin vatandaşlardan yüksek maaş alması adaletsizlik ve haksızlıktır! Oysa hayat vatandaşa pahalı, milletvekiline ucuz ama milletvekilleri buna rağmen vatandaşın 10-15 katı maaş alıyor. Sizce nedir bu? Tabi siz bunu sorgulayamazsınız değil mi? Dava açılır diye korkarsınız!

Milletvekili maaşlarına itiraz ediyorum; ya onlarınki vatandaşınkinin düzeyine çekilsin, ya da vatandaşınki milletvekilinki kadar yükseltilsin.

Aslında eşitsizliği, adaletsizliği isteyen, insanların kendisi. Çünkü herkes birbirinden üstün, zengin ve mevki olarak ayrıcalıklı olmak istiyor; yönetimler, iktidarlar; kitlelerin bir yansıması! Aksi olsaydı,  yönetimler kitlelerle EŞİT olurdu.

Toplumlara bakıyorum iktidarları görüyorum, iktidarlara bakıyorum toplumları görüyorum. Mesela Alman halkına bakıyorum Merkel'i görüyorum, Merkel'e bakıyorum Alman halkını! Mesela... Boşluğu siz doldurun!

Eğer bir toplumda düşünce özgürlüğü kalmamışsa, yani insanlar iktidarı falan eleştirirsem hapse girerim diye korkuyorsa, o toplum asla iflah olamz artık!

Hayatım boyunca muhafazakar iktidarlarla işim olmamıştır ve AKaPeyi asla tasvip etmemişimdir! Oy mu; no, no, no..!

Size bir teklifte bulunayım; bu dünyada herkesin geliri ve mevkisi aynı olsun; kabul ediyor musunuz? Etmezsiniz biliyorum!

Ben kendimi kedilerden, karıncalardan, bitkilerden, vesiareden daha üstün görmüyorum;aksine onların yüceliği karşısında eziliyorum

İnsanları eleştirdiğin zaman falan, hemen "Sen kimsin, sen kim oluyorsun? "diye insanlarda bir aşağılık kompleksi fışkırıyor. O anda yanlış dünyada hayata geldiğimi anlıyorum...

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın derseniz, o yılan bir gün sizide sokar. O yüzden iktidarların yanlışlarına karşı sessiz kalmayın. Haklıysanız, korkmanıza gerek yok. Ölürseniz de doğruluk yolunda ölün! Çıkar için onurunuzu satmayın. Ölürken maddi bir şey götüremeyeceksiniz ama onurunuzla birlikte öleceksiniz ve anılacaksınız... Mesela benim arkamdan ne diyecekler; en bazla ibne Halil diyecekler ama hırsız, katil, vesaire diyemeyecekler...

Bu ülkede stardan bahsedeceksek eğer; bu ne Zeki Müren, ne Bülent Ersoy, ne Tarkan, ne İbrahim Tatlıses, ne de Orhan Gencebay, ne de Ferdi Tayfur, ne de Sezen Aksu vesairedir. Bu ülkenin mozaiği ve de kültürünün müzik elçisi sadece Yıldız Tilbe'dir. Çünkü her türde, her tarzda şarkı söyleyebilmekte ve üretebilmekte, yediden yetmişe ve de her kesime hitap edebilmektedir. Ben hiç hayatımda Yıldız Tilbe'yi sevmeyen görmedim, duymadım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder