Pop Kraliçe Madonna. Seni sevmeyen gebersin!
Çok Tanrılı dönemde Tanrı'dan geçilmiyormuş. Benim Pop Tanrıçam Madonna, Pop Tanrım ise Michael Jackson! Türkiye'de ise Nükhet Duru ve Barış Manço! Madonna! Müziğe yön veren en büyük isim!
Madonna şarkılarında ve kliplerinde din konusunu epeyce işliyor, işlemeli de. Genellikle baş kaldırıyor dine. Çünkü din erkek egemen yapının kendini şiddet, nefret, ötekileştirme, ayrıştırma, baskı, ahlakçılık yapmak gibi konularda kendini gösterdiği en büyük mecra. Erkek cinsiyetçiliğiyle Tanrı'ya atfedilen dinin kuralları birbiriyle ne kadar örtüşüyor farkında mısınız? Şu ayıp, bu günah... Genellikle erkekler özgür, kadınlara bir baskı söz konusu. Çünkü erkeklik güç yeterliliği yapıyor. Eğer kadınlar fiziksel olarak daha güçlü olsaydı, erkekler cadı avına çıkamazdı değil mi? Din ile ilgili en çok sinirlendiğim söz ne biliyor musunuz; GERÇEK DİN ÖYLE DEĞİL, İNSANLAR KÖTÜ AMAÇLI KULLANIYOR. Peki ben neden bahsediyorum; ben de kötü amaçlı kullanılan bir dinden bahsediyorum. Din iyi amaçlı kullanıldı da ben mi karşı çıktım? Amaç iyi olduktan sonra zaten dine ihtiyaç bile yok ki. Sevgi, saygı, nezaket, vicdan, eşitlik, adalat, hak-hukuk, vesairesi olan insanın dine ihtiyacı oplabilr mi sizce? Erdem dinde değil, kişinin kendisindedir. Eğer bir kişi erdemli değilse, din onu iflah etmek yerine, daha o kişinin elinde istediği şekilde kullanabileceği bir araca dönüşür. Hala günümüzde kullanıldığı gibi. Yaşama eşcinseller hakim olsaydı, eşcinsellik günah olur muydu sizce? Eşcinsellik niye günah; çünkü şu anda hüküm süren erkeklik rolünün en büyük tehdidi çünkü. Çünkü günümüzde bile hala erkeklik hem idare olarak, hem de cinsel anlamda iktidar demektir ve fallusla sembolize edilmektedir bu. Eşcinsellik ise, erkekliği pasifize ettiği düşünülen bir şeydir. Çünkü toplumda böyle bir algı oluşturulmuştur. Eşcinsellik kadınlıkla eş anlamlı gibi bir şeydir ve bir erkeğin eşcinsel olması, heteroseksüel erkekliği de tedirgin etmektedir. Çünkü heteroseksüel erkek de erkektir, eşcinsel erkek de erkektir ve eşcinsellik varolduğu sürece, heteroseküsel erkekliğin de böyle olabileceği düşünüleceği ihtimali üzerinden eşcinsel karşıtlığı yapılmaktadır. Yani oluşturulan ve şu anda hali hazırda varolan erkekliği tedirgin etmektedir eşcinsellik. Yoksa herkesin günahını, sevabını düşünecek duyarlı insanların yaşadığı bir süreçte yaşamıyoruz daha. Heteroseksizmin bireyleri, sığındıkları heteroseksizme homofobiyle hizmet etiyorlar, müteşekkir oluyorlar. Yani bireyler heteroseksizmi varediyor ve sırtlarını dayadıkları bu heteroseksist sistemi de homofobiyle koruyorlar. Ayrıca heteroseksizm, heteroseksüellik olarak da erkek ve kadın arasında cinsiyetçi bir şekilde sınıflarını oluşturmuş. Yani erkeğin yeri belli, kadının yeri belli ve mağdur konumkdaki kadının görevleri de heteroseksizmin sürekliliğini sağlayacak şekilde. O yüzden feminist ve homofobik olmayan kadınlara da düşmandır heteroseksizm. Yani feminizme ve eşcinselliğe karşı kadınlar da, heteroseksizmi içselleştirmiş kadınlar oluyorlar. Mesela kadın kocasının dayağını yer, gidip boşanmak yerine erkek karısını dövebilir inancıyla bunu normal karşılayabilir. Ama kadınların egemen olduğu Amazon bir dünyada yaşasaydık, erkeğin şiddeti normalleştirilmezdi.
***
Keşke ağaçlar kereste edileceğine, "insan odunlar" kereste edilseydi? İnsan odun = Cahil ve yobazlar!
Öyle saman beyinli insanlar var ki, hemcinsimi değil de karşı cinsi seviyorum diye bunula falan böbürleniyorlar. Geleneksel toplumlarda kadınlık yerilir, erkeklikle övünülür ya; işte öyle bir cahillik bu! "Sap"ları bir tarafa ayırsak, tek başına ne işe yarayacaklar acaba..?
***
KEŞKE BÜTÜN KADINLAR MADONNA OLSALARDI!
Bütün kadınlar Madonna gibi olsaydı/yapsaydı, erkek egemenliği diye bir şey kalmazdı, dolayısıyla şiddeti ve cinayeti... Ama kadınlar, hala erkeklerin kendilerine verdikleri rolü benimsemeye devam ediyorlar. Yani kadın erkeğin namusu olmaya devam ediyor, dolayısıyla edepli! Mesela toplu taşıma araçlarında, erkekliğin "göster pipini oğlum amcalarına/teyzelerine" pozisyonunun önüne, bacaklarınıza sahip çıkın diyerek geçemeyiz. Çünkü kadınlık bacaklarını kapatmaya, edepli olmaya, kadınca olmaya devam ettiği sürece; erkeklik de açmaya, göstermeye devam edecektir. Yani kadınlıktan aldıkları cesaret, erkekliğin kendini haklı görmesinin en büyük sebebi. Kadınlar da açacak, gösterecek! Erkeklik nasıl fallusuyla varoluyor, övünüyor, böbürleniyorsa; kadın da bedeninden en azından utanmamalı, erkekliğin mülkü olmaktan kurtulmalıdır. Madonna açınca ne oluyor; ahlaksız mı; hayır; kadınlığa cesaret veriyor, erkekliğe meydan okuyor. Madonna açtı diye namusundan bir şey mi eksiliyor, değerinden bir şey mi kaybediyor; hayır, aksine Tanrılaşıyor.
***
Altan Karındaş: Bir çok insana yardım ettim, tiyatroya çok şey kattım, ülkenin en ücra köşelerine tiyatroyu götürdüm, kahvehanelerde masaları birleştirip sahne yaptım ama kıymetim bilinmedi, herkes nankör çıktı. Emeğimin karşılığını alamadım ve çok sıkıntılar çektim, çok yoruldum. Zamanında benden bir şey kapmak için peşimden koşanlar, arayıp sormadılar. O yüzden herkese kırgınım! Son sözüm, Tanrı vatanımızı ve milletimizi korusun!
***
İktidarlar milletin vergisiyle lüks içinde yaşalarken, millete şükretmesini tavsiye eder, cahiller de şükreder!
İktidarların miyarlarca liralık serveti alın teri değil, milletin parası olduğu halde, insanlar niye hala onlara oy verir ki?
***
YAŞASIN KOR-ONA!
Sinirliyim şu anda. Burası neresi diye soruyorum kendime? Cehennem mi? Dünya gezegeninden bahsediyorum. İnsan olamayan insanların ceza çektiği bir yer mi..? Ve hala insan olamadıkları... İnsan-lık nedir diye soruyorum insanlara? Hayattaki bütün canlıların eşit yaşama hakkına sahip olduğunu düşünemeyecek bir tür mü? Büyük ihtimal. Çünkü kimseye zararı olmayan hayvanlarla bir derdi var bu insanların. Oysa hayvanlar onlara hiçbir şey yapmıyor. Hatta yaşam zincirinin halkalarından biri oldukları için, insan türünün yaşamasına olanak sağlıyorlar. Okullarda insanlara bunlar öğretilmiyor mu? Tabi kültürel ve toplumsal eğitim sanırım daha baskın çıkıyor. Bugün kedilere mama verdiğimiz noktalardan birindeki mamaları, mama kaplarını, su kaplarını gene yok etmişler. Ve üstelik o nokta, ev sahipleri başka şehirde yaşayan ve mama noktasının kimseye zararının olmadığı bir binanın arka bahçesi. Bu resmen bir hayvan düşmanlığı, iç savaşına yenik düşmüş hasta ruhlu insanların işi. Evet çok sinirliyim; çünkü benim vicdanım var. Çünkü ben bu hayatı seviyorum ve hayatın parçası olan her şeye saygı duyuyorum; insan türü dışında. İnsan türü, dünya gezegeninin en zararlı asalağıdır; sözüm meclisten dışarı ve de gerçekten insan olanlara değil elbette. Neden böyle düşünüyorum; çünkü ben akıl sağlığı yerinde olan bir insanım ki duyarlıyım, vicdanlıyım. Standart masrafın dışında yaşayan herkesi de sağlıksız ve zararlı buluyorum. Neymiş, morali bozulmuş da alış verişe çıkmış; bir doktora görünün bence! İçinde yaşadığı dünyanın her türlü hayvan olsun, bitki olsun canlısına saygı duymayan insanı gerçekten hasta ruhlu olarak görüyorum. Kapitalizme teslim olan herkesi hasta ruhlu buluyorum... Yaşasın kor-ona, çıksın aheste aheste, yaşasın hayvan türü!
Hayvanları sevmek zorunda değilsiniz ama her canlının yaşam hakkına saygı duymak zorundasınız; çiçekleri bile kopartmayın!
Hayvan ve çiçek ticareti yasaklansın! Koparma gülünü dalında kalsın... Miyaaaav!
Tablet ile beslenmeye geçilmedikten sonra, insanlık gelmez bu dünyaya!
Lütfen insan isek, hayvanları yemeyelim! Çünkü hayvanları yemeden yaşayabiliriz! Bakınız ben ölüyor muyum?
Eğer et yemeden yaşayamıyorsak, kolumuzu-bacağımızı yiyelim! Belki yaşama hakkının ne demek olduğunu, o zaman anlayabiliriz!
Dünyaya kediler hakim olmuş, insanlar fare gibi kaçacak delik arıyormuş! Çok mutlu olurum... Evet, sevmiyorum insan türünü!
Ben insan türünü sevmiyorum ya, sevilmek gibi kaygım da yok, insan türü de sevmesin beni, hatta nefret etsin!
I LOVE YOU KORONA, I LOVE YOU SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI!
Korona'yı ve akşamları sokağa çıkma yasağını çok sevdim. Çünkü trafik canavarı falan olmadığı için kedilerimi akşamları güvenle sokağa salabiliyorum. Umarım hayat boyu akşamları sokağa çıkma yasağı devam eder. Herkes gün batımına kadar ne yapacaksa yapsın; zaten akşam saatleri sokağa çıkanlar, yaşama zararlı insanlar İti, kopuğu, ayyaşı ne varsa, o saatte sokağa çıkıyor. Ben huzurlu ve güvenli bir yaşam tercih edenlerdenim. Eğlence sektörü de gündüz olsun. Gündüzler torbaya mı girmiş? İnsanlar 6 gün çalışsın, Pazar günleri de veya haftanın hangi günü istiyorsa o gün gündüzleri eğlensin. Ekonomimiz daha hızlı gelişir böylece...
Her şey kediler için, her şey hayvanlar için..!
***
Aşkın cinsiyeti, cinsel yönelimin de yaşı olmaz!
Eşcinsel düşmanı sanatçıları seven eşcinselleri falan hiç anlayamıyorum.Tabiki de onlar da homofobik!Barışamamışlar eşcinsellikle.
Eşcinsel düşmanı Özdemir Erdoğan ve Alpay'ı sevmek hangi akla ve vicdana hizmettir?
Akıl ve vicdan paraleldir. Akıllı insanlar vicdanlı, akılsız insanlar vicdansız!
***
Hepimiz düşe kalka öğreniyoruz hayatı ama öğrenelim bi' zahmet ve hayvanların yaşama hakkına saygı duyalım!
Ben, hayvanlara zarar veren insnalara aynı şekilde zarar verebilirim ama ben İNSANım ve vicdanım var!
Medeniyet; en güçsüz, en öteki olana sevgi elini uzatmakla gelecektir. Başka türlüsü yok medeniyetin!
Hayvanları yerken, medeni olunmaz! Güldürmeyin insanı!
İnsanlar binamızın dibindeki kedi mama noktasına, kediler yesin diye kötü ve yemediği bir kutu kadayıf koymuş. Böyle bir kapasiteden ben nasıl vicdan bekleyebilirim ki? Bu, bina sakinleirnin kapıcı dairesine bırakın bozuk karpuzu, hayvan yemi vermek gibi bir şey! Kedi kadayıf mı yer ayol?
***
Milleti kandırın bakalım din ile. Bunu demesini biliyorsunuz da, asgari ücretten fazlasını almaya utanmıyor musunuz? Siz önce bu dünyanın hesabını verin de, sizin öte dünya kıskançlığınızdan bize ne? Benim toprağa karışmış dokularımın, hücrelerimin yedi kat yükseğe ihtiyacı olmayacak ki zaten. Ben bu dünyadaki hakkımı istiyorum! Hoca efendi, sen emekli maaşı kaç para, asgari ücret kaç para, ondan haber ver? FESÜPANALLAH!
Din ile insanları uyutuyorlar, susturuyorlar, sonra bilimsel olduğun zaman, bir de halkın kin duygularını tahrik ettin diye hakaret davası falan açıyorlar ya... Ne diyeyim ki ben size?
Benim en hassas noktam homofobidir, ayrımcılıktır, hayvanlara yapılan zulümdür. Benden bu konularda tolerans falan beklemeyin!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder