16 Ocak 2021 Cumartesi

16 Ocak 2020 facebook notlarım

 HOMOFOBİYE KARŞI, EŞCİNSELLERE TAVSİYE!

Homofobiden yılan, mücadele etmekte zorlanan eşcinsellere tavsiyem, homofobiyi kaale almasınlar. Çünkü eşcinselliğin hastalık, günah, sapıklık, ahlaksızlık ve özenilerek olunduğunu düşünen ve söyleyenlere sizce laf anlatılabilir mi, anlayabilirler mi eşcinselliği, eşcinselleri? Heteroseksizm ve dogmatizm ile beyni yıkananlara hiçbir şey anlatamazsınız. Anlatmaya çalışırsanız, tuzaklarına düşmüş olursunuz. Çünkü onlar içlerindeki nefrete eşcinselleri alet etmek istiyorlar. Ne yapacaksınız; homofobiyi kaale almayarak yolunuza devame deceksiniz. Bütün aşağılamalara, dışlamalara rağmen dimdik kimliğinizin arkasında duracaksınız, bütün engellemelere rağmen eğitminize devam edecek ve sosyo ekonomik özgürlüğünüzü homofobik bir kitleye teslim etmemek için mücadele edip kazanacaksınız. İnsanların homofobisine gülüp geçmeyi deneyin. Hani çocuklar vırvır konuşur ve onların çocuk olduğunu bilir vr de kafaya takmamaya çalışırsınız ya, eşcinsel karşıtlarını da aynı kefeye koyabilirsiniz, çünkü öyleler zaten. Şimdi ben, eşcinsel karşıtı birinin düşüncesini niye kaale alayım ki; çünkü o kapasitesiz ve cahil biri. Laf anlatmaya çalışsam, onu ikna edemeyeceğim gibi, üstüne üstlük bir de moralim bozulacak. Bakınız, homofobiye karşı ekonomik bağımsızlık çok önemli. Okulunuzdan önce bile kendinizi idame etmenin yollarını arayın. Kendinize bir iş, bir meslek edinin. Tüketim dünyasında mutlaka satacağınız bir ürün, vereceğiniz bir hizmet mevcuttur. Kendi paranızı kazanıp ailenizle bağınızı kopartırsanız, toplumun baskısı önemini büyük ölçüde yitirecektir. Çünkü eşcinsellerin en korktuğu şey, ya ailem öğrenirse korkusu. Öğrenirlerse, ortada kalma durumu söz konusu çünkü. Çalışın, paranızı kazanın, eğitiminize devam edin derim. Böylece daha bilinçli ve özgüvenli eşcinsel de olabilir, hatta eşcinsel hakları için mücadele edebilecek bir cesarete de kavuşabilirsiniz. Zaten günümüzde eşcinsel hakları mücadelesi için ele bayrak alıp sokaklarda cirit atmaya gerek yok. Dijital çağda yaşıyoruz artık. Konuyla ilgili düşünceleriniz paylaşım derim. Çünkü eşcinselliği kabul ettirmenin tek yolu, eşcinsellikten utanmak yerine onun arkasında durmaktır. Şimdi insanlar beni istediği kadar dışlasın, aşağılasın, dalga geçsin, ne olacak? Benim bunlardan haberim bile yok ama onların benden ve eşcinselliğimden haberleri var. Ve benim bir gerçek olduğumu biliyorlar. İster kabul ederler, isterse cahillikleriyle başbaşa kalırlar. İçlerindeki nefretten ve ayrımcılıktan memnunlarsa, devam etsinler ama bu benim umrumda bile değil. Gül gibi eşcinsel eşcinsel hayatıma devam ediyorum işte. Öldüğüm zaman içimde eşcinselliğe dair hiçbir uhde olmayacak. Çünkü hayatımı dibine kadar yaşadım!

***

İnsan gerizekalılığın bazısına pes artık diyor. Heteroseksüeller özenerek mi heteroseksüel olmuş da, eşcinseller özenerek olsun?

Doya Doya Moda programından hiç haberim yoktu. Çünkü yandaş kanal TV 8'e gıcık olduğum ve de halkı uyutan bir afyon olduğu için hayatımda olması söz konusu bile olmayacak bir kanal. Zaten TV izlemeyenlerdenim. İzleyeceğim bir şeyi interAyşegül karakteri ilgimi çektiği için onun bölümlerini de YouTube'dan izliyordum. Aşegül karakteri sanıım eleniyormuş. Bundan sonra sadece Bahar'ı gene YouTube'dan izlemeye devam ederim. Diğerlerini niye izlemiyorum; çünkü Bahar ve Ayşegül gibi özgün birer karakter değiller. Sadece formatın birer malzemesi.

Arkadaşlıklarımı bitiren hiçbir zaman ben olmam. Gidenler benim arkadaşlığımı haketmiyor demektir zaten. Hiç de üzülmem. Çünkü ben samimiyet taraftarıyım; beni anlamak istemeyenle ne işim olabilir ki? Ve ben tek başına her şekilde varolabilecek poatansiyele sahip bir insan olduğum için, böyle insanlardan kurtulmak bir fırsattır benim için. En azından kendileri giderek, beni vicdani bir yükten kurtarmış oluyorlar. Ve ve, ben onlarla selamlaşsam, aynı ortamda bulunsam, bir şeyler paylaşsam bile; gönlümden çıkmışlardır artık. Hayatımda rolünü oynayıp tamamlamış insanlara gönlümde niye/tekrar yer vereyim ki artık..? Çünkü benim hayatta hiç kimseye göbeğim bağlı değil, hiç kimseden bir çıkarım veya beklentim yok ve olamaz, olmadı da... İyi niyetimi anlamayacak insanlara prim verecek kadar salak olmanın da bir gereği yok. Hayatıma giren insanlardan önce de ben zaten bir bireydim. Ve kendi kendime bir şeyler katabilecek de bir gücüm var. Ve bir çok insan gönlümden gittiğini bilmez bile...
Son zamanlarda eşcinselliğe dair sübliminal-bilinçaltı mesajlar (Subliminal mesaj veya bilinçaltı mesaj, başka bir objenin içine gömülü olan bir işaret ya da mesajdır ve normal insan algısı limitlerinin altında kalmak, o anda fark edilmemek üzere tasarlanmıştır.) verildiğine dair haber çıkmaktadır. Oysa eşcinselliğin subliminalliğe ihtiyacı yok ki, olamaz da. Eşcinsellik kabul etseniz de etmeseniz de doğanın, hayatın bir gerçeğidir. Ve ben eşcinsellikle ilgili mesajımı açık ve net veriyorum. EŞCİNSELLİK NORMALDİR, DOĞALDIR. Ve açık bir eşcinsel olarak yaşarken, bunu ifade ederken, bilinçaltına mesaj vermeye ihtiyaç yok ki! Eşcinsellik sakıncalı bir şey değil ki, bilinçaltına örtülü bir  mesaj olarak verilsin. Şimdi birisi karşıma çıkıp, eşcisnellik sakıncalı, hastalık, günah, sapıklık, ahlaksızlık, özentiyle olan bir şey diyebilir mi? Osuruk gibi bile gelmez bana bu sözler ve iddialarını da çürütebileceğim için konuşamazlar bile. Eşcinselliğini çatır çtır gururla yaşayanlara ve bilinçli eşcinselliğe homofobi sökmez. Homofobi, ancak homofobik insanlar için, eşcinselliğe karşı bir projedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder