22 Ekim 2020 Perşembe

20-21 Ekim 2020 facebook notlarım

20

Eğer bir erkek karısının büyü bozdurmak için Cinci Hocaya gidip tecavüze uğramasına rağmen, kendisi de büyü bozdurmak için aynı hocaya gidip tecavüzüne uğruyorsa, burada tecavüz mecavüz yoktur. Eşcinsel bir erkeğin tatmin etmek istemediği bir kadın ve kendi gönül rızasıyla aynı hocayla beraber olan eşcinsel bir erkek vardır. Bunun başka bir açıklaması olamaz. Bu olayın tecavüz olması, akıl ve mantık dışıdır. Karınıza tecavüz edecekler, siz de büyü bozdurmak için aynı erkeğin tecavüzüne sesinizi çıkarmayacaksınız öyle mi? Ya haber asparagas, ya tecavüze uğradığı iddia edilen kişiler geri zekalı veya zihinsel özürlü! Kusura bakmayın yani, bu kadar da aptalca şeylere insan tahammül edemiyor...

Bugün FB'nin sarıyer ile erteleme maçı vardı. maçın dikkat çekici noktası, gene hakemin fener kıllığıydı. Ne karşı topa, ne de fileye temas olmadığı halde, hakemin karşı tarafa sayı vermesi, itiraz edince Fener'e saı kart verilmesi artık alıştığımız şeyler. ve üstelik hakem video'dan faul izleme hakkını da kullandırtmadı. E ne oldu; sarıyer maç mı kazanacaktı zaten? Bu haksızlık kızları daha da hırslandırdı ve Sarıyer'e acımadılar! Sadece Vargas'ın aldığı sayılar bile Sarıyer'in tüm oyuncularının aldığı sayıdan fazlaydı!

21

Ermenistan sivil halka sadırmaya ve kan dökmeye devam ediyor...

Türkiye'de, özellikle resmi kurumlarda çalışanlar, salla başını al maaşını kafasındalar. Hiçbirinde sorumluluk almak, çözümleyici olmak gibi bir zihniyet yok. Dolayısıyla ne deniyorsa, ne emir veriliyorsa onu yapııyorlar ve uygulamaların yanlışlığı insan canı pahasına olsa bile hiç umurlarında değil. Ve bu kolaycılık da onları tembelliğe ittiği için, vatandaşla ilgilenmek, onların sorunlarına veya şikayetlerine cevap vermek onlara yük gibi geliyor. Tabi balık baştan koktuğu için, ne onlara çözümleyici davranmaları direktifi veriliyor, ne de onların çözümleyici niyetleri olsa bile emirlerin dışına çııkma cesaretleri oluyor. Dolayısıyla sorumsuzlukların getirdiği olumsuzlukların ceremesini vatandaşlar çekiyor. Konu ne mi? , Denizli'deki bütün kortlar, Denizli Belediyesi'nin ve özel işletmelerin işletmeciliğinde açık olmasına rağmen, İnclipınar Parkı açık tenis kortunun Koronavirüs salgını sebebiyle kapalı olması. Üstelik üstü kapalı ve üstü açık diğer kortlarda belediye kursları gereği aynı anda on kişi bulunurken, İncilipınar Parkı'ndaki kortta iki veya en fazla 4 kişi bulunacak olmasına rağmen. 10 gündür uğraşıyorum, nihayet bugün döndüler ama olumsuz bir cevapla. Tekrardan yazılı şikayette bulunabilirmişim. Telefonda karşımda sanki eline teks verilmiş bir kişi varmış gibiydi. Öyleydi de gerçi!

BİR ÜLKENİN, ERMENİSTAN'IN KENDİ KENDİNİ YOK EDİŞİ!

Ermenistan 30 yıldır Azerbaycan topraklarını işgal ediyor ve sivil-silahsız vatandaşları çoluk çocuk demeden öldürüyor ve Azerbaycan buna karşılık veriyor haklı olarak, Ermenistan'ın işgal ettiği Karabağ'ı tamamen geri alma noktasında ve Ermenistan başkanı hala anlaşma yapılacak bir durumun olmadığını söylüyor, sivil halkı öldürmeye devam ediyor ve elinde savaştıracak asker kalmayınca, bu sefer de gönüllü Ermenileri askere davet ediyor. Nedir bu kin ve öfke, sebebi ne? Yoksa ülkenin başbakanı tamamen nefretin esir aldığı bir kişilik mi, nefretini kan dökerek mi tatmin eidyor? Bütün dünya da seyrediyor sadece. Çünkü Azerbaycan haklı. Eğer Ermenistan haklı olsaydı müdahale ederlerdi. İkincisi, artık Rusya, Amerika, Fransa gibi ülkelerin Ermenistan'dan çıkarı da kalmadı. Dolayısıyla yapayalnız kaldı Ermenistan. Ülkenin başındaki kişi şu anda Ermenistan'ı resmen felakete sürüklüyor. Durum bundan ibaret. Yarın savaş bitince hangi yüzle Azerbaycan ve Türkiye'nin yüüzne bakacaklar? Gene yanınızdaki insanlara muhtaç olacaksınız. Günümüz küresel dünyasında stratejik toprak diye bir şey kalmadı çünkü. Diğer ülkeler Ermenistan için niye tehlikeye atsınlarki kendilerini? Azerbaycan ayrıca daha çok işlerine geliyor güçlü ülkelerin!!! Derdine yan Ermenistan!!!

Ayakta kalabilmek için amacı polemiklerle gündem yaratmak olan ve son gündem konusu görücü usulü evliliğe karşı çıkmak olan Deniz Akkaya'ya niye prim veriliyor ki? Deniz Akkaya eşcinsellerin çocuk sahibi olmasına karçı çıktığı gibi kimi zaman ahlakçı, görücü usulü evliliğe karşı çıktığı gibi de kimi zaman özgürlükçü kesiliyor. Görücü usulü evlilikte alan ve veren razı ise kim karışabilir ki? Bazı kızlarımız Deniz Akkaya gibi flört ederek eş bulamaz ki. Çünkü yetişme tarzları ve çevreleri böyle bir şeye cesaret vermeyebilir. Ayrıca görücü usulü evlilik zorla evlilik de değil; kızın gönlü varsa, ailesi de münasip görmüşse öyle evlilik oluyor. Ve toplumumuzda insanların çoğu bu şekilde evleniyor. Aile dışında tanışılsa bile, geleneksel olarak gene bir kız isteme merasimi yapılıyor. Ben çok özgürlükçü biri olmama rağmen, evlilik konusunda ailelerin devreye girmesini, kadınlarımızın geleceği açısından sağlıklı buluyorum. Kısaca Deniz Akkaya çok da ayarı sağlam olan bir kadın değil bana göre... Ayrıca Deniz Akkaya'nın evlilik dışı ilişkilerine karışan mı olmuş?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder