22 Ekim 2020 Perşembe

Sigara, alkol ve gizli eşcinsellik!

 Aha..! Denizli'de sokakta sigara içme yasağı başlamış. Çok sevindim. Bence sigara tamamen yasaklanmalı! Ne işe yarar ki zaten?!

Sigara veya keyif verici maddeler başlığı altındaki şeyler neden içilir? Özenti. Rahatlattığının zannedilmesi. İradesizlik.

Dünyanın bütün derdini sırtıma yükleseler, sigara veya alkole sığınmak yerine, sorunu çözmeye çalışırım!

Dün birine neden alkol içiyorsun dedim. Zevkten değil, dertten dedi. Çözdü mü dedim, hayır dedi!

Bir başkasına neden uyuşturucu kullanıyorsun demiştim. Uçuşa geçiyorum demişti. Ama uçamıyorsun, yere çakılıyorsun demiştim.

Ben zevkten de sigara veya alkol içemiyorum. Acı maddeler. Ayol ben çayı bile şekersiz içemiyorum, onları nasıl içeyim ki?!

Mesela bir yere oturmaya gidiyoruz, herkes bira söylüyor, ayran desem ayıp olacak, bari kola olsun diyorum!

Gerçekten dışarıda çaylar da rezalet; ya buz gibi oluyor, ya bayat, ya da içine karbonat atılmış..! Ben de "Zafer Gazoz" içiyorum!

Bu sene dünya üzerime o kadar çok geldi ki... Bendeki de ne sabırmış be... Hiç isyan etmedim! Biliyorum ki güneş doğacak!

Gizli eşcinsellerin alkol veya sigaraya yönelmelerinin tek sebebi cinsel yönelimleriyle-eşcinsellikleriyle barışamamaları değil, eşcinselliklerini bir kamufle aracı da! Gizli eşcinseller çok küfürbaz da oluyorlar! Bütün bunlar toplumsal erkekliğin bir parçası olma çabası! Askerde tanıdığım bir eşcinsel vardı, paso sigara içerdi ve her cümlesine küfürle başlardı. Şimdiler çoluk çocuğa, torun torbaya karışmış ve face üzerinden arkadaşlık teklifimi kabul etmedi, cevap bile vermedi. Bu düşüncelerim sadece tek veri üzerinden bir tespit değil, o kadar çok karşılaştım ki benzer durumlarla.

Face'te cümle cümle paylaşım yapmamın sebebi, eskiden yazıların çok uzun oluyor, o yüzden okumuyoruz diyorlardı. Birkaç yıldır cümle cümle yazıp, bloğumda birleştiriyorum. Farkındaysanız, bloğumdan yazılar paylaşmıyorum artık! Okuma kültürümüz birkaç cümlelik ne yazık ki. Uzun yazılara tahammül edemiyoruz!

Bloğumda 4490 yazı yazmışım. Aslında bazen birleştirip toplu paylaşım yaptığımı düşünürsek, 5 binden fazla. Okunma sayısı 1 072 164. Yani bir milyondan fazla. Aslında hiçbir yerde tanıtımını yapmamama rağmen fena rakam sayılmaz. Sosyal medya hesaplarımda son yıllarda paylaşmıyorum bile yazdıklarımı. Biliyor musunuz ben kendimi için yazıyorum. Çünkü kendimi ifade edince bana terapi gibi geliyor. İlerde belki kalıcı olmaları adına çıktılarını falan alırım veya internet kitabına falan dönüştürürüm seçmeler yaparak. Çünkü beni rahatsız eden benzer konular çok yaşanınca, dile gelirken farklı versiyonlarda kendimi tekrar etmişliklerim çok. Ama bu tekrarlar düşüncelerimi ve ifdelerimi düzgün bir şekilde pekiştirdi. Pratik yapmak, yazı yazma da da insanı iyiye doğru götürüyor çünkü... Bloğumda en çok okunan yazı, şaşırtıcı bir şekilde, 96.500 okunma ile "Anal İlişki" yazım olmuş. O yazımda aslında olayı tıbbi boyutta anlatıyorum, seks fantezisi falan değil yani; bir bilinçlendirme yazısı. Hatta o yazım Kaos GL ve Radikal tarafından müstehcen bulunup yayınlanmamıştı.

***

Muhafazakarların şeriattan dolayı Arap kültürüne hayranlığına rağmen, Arapların Türkleri hiç sevmediğini biliyor muydunuz?

***

Facebook'taki ifadelerimden veya paylaşımlarımdan çok müdahaleci olduğum falan zannedilmesin. Ben kendi dünyasında yaşayan, hatta gerekmedikçe evinden dışarıya çıkmayan biriyim. Mesela sigara içen birini gördüğüm zaman niye sigara içiyorsun denmem ki. Öksürünce içimden geber derim! Uyuşturucu ile alakalı olanlara, hapiste gün sayarken veya çürürken kolay gelsin derim. Mesela intihardan çok bahsedenlere, içimden güle güle derim. Heteroseksüel evlilik yapan eşcinsellere de, "Asiye Nasıl Kurtulur?" filmini tatbik etmede başarılar dilerim. Alkol alanlara, bak bunların açıkça yüzlerine söylerim, sarhoşsun sen derim. O da, ben mi der, şu kadar içtim der, sanki alkola dayanıklığını ispat etmek istercesine. Gibi, gibi... VE GENELLİKLE SORUNLU İNSANLARLA ASLA VE ASLA MUHATAP OLMAM! Çünkü kendisini kurtaramayan insanları, başkaları kurtaramadığı gibi, seni de sürüklerler çamura!

***

Genetiksel veya çevresel faktörler sebebiyle, yani kişisel, karakteristik veya mizaci sebeblerden dolayı her insanın hayata bakış açısı vardır, uygulamalarının da kendince gerekçeleri... Şimdi bir insan hangi sebeple olursa olsun, hayata bakış açısını üzerinde tatbik ediyorsa, benim de düşünce özgürlüğü kapsamında hayata bakış açımı ifade etmekten daha doğal ne olabilir ki; ayrıca ben karşıtlıklarımı mantıksal çerçevede gerekçelendiriyorum da... Hayatla barışın, kendinizi sevin diyorum... Hayat bu şekilde çok daha kolay ve güzel. Yol göstermek falan haddime değil de, bakınız böyle olursa daha iyi olabilir diyorum... Bunu da kendimce yapıyorum; kimseye birebir izahat verdiğim falan yok!

Nelere karşı olduğumu söylemeyeyim; sadece "doğal" yaşam taraftarıyım diyelim!

***

Barış ve huzur yerine gaspettiği toprakları tercih eden ZAVALLI Nikol Paşinyan "Karabağ ihtilafına kesin çözüm için tüm Ermenistan halkının savaşmaktan başka çaresi yok. Ermenistan çapında tüm yerel yönetimlere cepheye gönderilmek üzere gönüllü birlikler oluşturmaya başlamaları talimatı verdim” dedi. 

Hadi Karabağı gaspettiniz, durduk yere sivil halka sürekli saldırmak da neyin nesi! Resmen kaşınıyor bu adam!

AMA ARADIĞI ÇIĞIRTKANLIĞA HİÇBİR DEVLETTEN DESTEK BULAMAMIŞ, RUSYA DA AĞZININ PAYINI VERMİŞ ZATEN. ZAVALLI ADAM!

Bir zamanlar emperyalist güçlerin çıkarlarına maşa olan Ermenistan'ın artık maşa değeri bile kalmamış ki, kimse dönüp bakmıyor!

***

Koronavirüs aşısına denek olanlar birbir ölüyorlarmış. Artık normal hayata dönsek, doğal seleksiyona razı gelsek diyorum!

Kedilerde gözlemlediğim kadarıyla, doğal seleksiyon sonucu canlılar dünyasında bir yaşam dengesi var. İnsan türünün diğer türlerden bir farkı, ayrıcalığı yok ki. Biraz akışına bıraksak artık kendimizi... Bütün insanlar hayatta kalacak diye bir gerçek yok ki! Savaşlardan, çatışmalardan, cinayetlerden, trafik kazalarından ölenlerin sayısı daha fazla olmasına rağmen, virüs salgını kadar bunlara önlem almıyoruz. Oysa salgının tek çaresi, bağışıklık sistemini güçlü tutmak.

Mevsim salgınlarına hiç yakalanmamak diye bir durum asla söz konusu değil. Sadece bağışıklık sistemini güçlü tutacağız, hastalığı hafif atlatacağız. Eğer ölmüyorsak, başarılı sayılırız. Çünkü bugün Korona, yarın Torona! Eğer bütün insanlara test yapılma şansı olsaydı, Korona'ya yakalanmayanın olmadığı anlaşılırdı. Bu yılın başından beri geçmeyen kuru öksürük, ateş, karın ağrısı, baş ağrısı, halsizlik, vesaireyi herkes doğal olarak geçirdi. Ve belli dönemlerde, diğer mevsim virüsleri-rahatsızlıklarında olduğu gibi zaman zaman nüksetti. Virüsler ve rahatsızlıkları hayatın gerçeği; bugün çıkan bir şey gibi panik yapmanın bir alemi yok!

Hastalığa hiç yakalanmamaktansa, yakalanıp hafif atlatmak, bağışıklık sisteminin bir gerekliliğidir! Aklınızda bulunsun!

***

Azerbaycan - Ermenistan savaşına HDP'nin Azerbaycan'a hiç destek olmadığı gibi, hatta Türkiye'nin Azerbaycan'ın yanında olmasından rahatsızlığın dile getirmesi, neyin nesi? Buyrun konuşun konuşun, eğer mantığınız var ise!!!

***

Hristiyanların dini lideri Papa, eşcinsellere medeni birliktelik hakkının verilmesini savunurken, Müslümanların dini liderleri eşcinselliği Ortaçağ'daki gibi lanetlemeye devam ediyor. Din konusunda da epyce geriden gidiyoruz!

Yaa ben şunu çok saçma buluyorum. Ehamdülillah Müslümanım diyeceğim, sonra eşcinsel ilişkiye gireceğim, sonra inancımdan dolayı pişmanlık yaşayıp tövbeye geleceğim veya beni lanetleyen bir maneviyata saygı duyup eşcinsel ilişki yaşama çelişkisinden kurtulamayacağım. Yani bir ayarımız, bir tutarımız olsun arkadaşlar! Din eşcinselliği lanetlemiyor, dini yanlış öğretiyorlar deseniz de, heteroseksist bir dünyayı, onların çıkarına ters düşecek bir inanca ikna edemezsiniz ki. Biraz mantık lütfen...

***

Dünya size de tuhaf gelmiyor mu; bir tarafta danki alın teriyle kazanmış gibi yoksulluğa duyarsız mülti milyarderler, bir tarafta çöplerden topladıkları hurdaları satarak geçimini sağlayan göçmenler, hatta yerli halk...

***

Açıköğretim, bu dönem vermem gereken dersim olmadığı halde, sürekli bana kayıt yenileme hatırlatıyor. Öğrencilik haklarından yararlanmak için 325 lira öde diyor. Açıköğretimli olmanın bana sosyal hiçbir hakkı yok ve olmadı ki. Sanırım paraya ihtiyaçları var!

***

SAMİMİYETSİZ!

Ermenistan Başkanı Nikol Paşinyan, Avrupa Birliği'nin Karabağ'ı Ermenistan toprağı olarak kabul etmesi koşuluyla, Ermenistan'ın eşcinsel evliliği kabul edeceğini açıklamış. 

Eşcinsel hakları insan haklarıdır ve pazarlık konusu edilemez, bir şey karşılığı verilemez, senin onu direkt vermen gerekir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder