18 Ağustos facebook notlarım...
Corona ne kadar gerçek, ne kadar proje bilmiyorum ama asla tedbiri elden bırakmadım. Bu süreçte nezle bile olmadım.
Doğu'da Corona yüzünden hastanelerde yatak kalmamış!
Hayvanları katleden herkes, Corona'dan beter olsun!
TRANSSEKSÜELLERİN SÖZDE AKTVİSTLİĞİ NASIL AKTİVİSTLİK, NEYİN AKTİVİSTLİĞİ?
İster İstanbul Sözleşmesi üzerinden, ister diğer olaylar üzerinden, hatta durduk yere eşcinsellere son dönemlerde artan bir saldırı var. Ama bakıyorum da başta Bülent Ersoy olmak üzere, biraz ünlümsü olan transseksüel şarkıcılarımız ve sosyal medya fenomeni dediğimiz milyonluk takipçisi olan transımsı eşcinseller, homofobiye karşı hiçbir tepki göstermiyorlar.
Sizler gerçekten söylendiği gibi homofobik misiniz, ki bence öylesiniz! Çünkü sizin gözünüzde biz eşcinseller, birer çüklü obneleriz! Tamam eşcinselliğinizle barışamadığınız için transseksüel veya transeksüelimsisiniz ama zorda kalınca LGBTİ+ şemsiyesi altında kendinize yer bulmaya çalışırken, homofobi karşısında sesinizi neden çıkar mıyorsunuz? Bu iki yüzlülük değil mi? Yoksa, biz heteroseksüel transseksüelleriz, zaten eşcinselliğe karşıyız mı diyorsunuz? Yoksa yoksa para çok mu tatlı da, özgürlüklerinizi paraya tercih ediyorsunuz?
Bir de aktivistiz diye geçinirler! Sözde aktivistler ama homofobiye sözel olarak bile tepki yok. Unutmayın ki, homofobi denilen illet, daha görünür oldukları ve ahlakçılığı tehdit olarak algılandıkları için en başta transseksüelleri vuracaktır. Çünkü toplumda transseksüeller, özellikle trans kadınlar katiyyen heteroseksüel kadın olarak kabul görmüyor, görmesi de söz konusu bile olamaz ve de trans-vesti-lik denilince toplumun aklına seks işçiliği geliyor. Toplumun gözünde onlar birer dönme, obne, vesaire.
LGBTİ+ olarak birlikten beraberlikten bahsederler, mazallah homofobi karşısında dut yemiş bülbül hepsi. Haaa, transseksüellerden bir beklentim mi var bu konuda, yani homofobiye tepki vermeleri konusunda; hayır. Eşcinselleri, "homofobik eşcinseller-transseksüeller" kurtarmayacak, kurtaramaz ki; Onlar heteroseksizme dahil olma derdindeler. Ama eşcinsellerin özgürlüğü, en başta transseksüelleri özgürleştirecek. Çünkü heteroseksizme tehdit olarak algılanan eşcinsellik normal karşılandıktan sonra, toplumun hadımlaştırdığı için, ahlakçılık adına seks işçiliği dışında tehdit olarak görmesinin söz konusu bile olmadığı transseksüelliği umursamayacaktır bile. Çünkü onlar transseksüellik başlığı altına zapturapt alınan homofobik eşcinsellerdir. Ancak ahlakçılığa kadar baş ağrıtabilirler.
Söylediklerimi de kimse transfobi olarak algılamasın; söylediklerim, gerçeklerin bazılarını rahatsız etmesi olabilir ancak. İsim vermeye gerek yok; bakın trans kadınların sayfalarına; kadınlık taslamaktan başka yaptıkları hiçbir şey yok!
***
Ben Bülent Ersoy olsaydım eğer, şu İstanbul Sözleşmesi üzerinden yapılan yüzyılın nefretini öyle bir fırsata çevirirdim ki eşcinsel hakları adına... Ama homofobik iktidarın iftarına çağrılmayı tercih diyor sanırım hanımefendiler!
Türkiye'de eşcinseller, 2020 yılında yüzyılın en büyük nefretine maruz kalmaktadırlar!
Eğer Türkiye'deki homofobik nefret, şu anda dünyanın başka bir ülkesinde olsaydı, tepki fırsatına dönüştürülüp eşcinsel hakları çok büyük ivme kazanırdı. Ama bizim eşcinsellerimiz bilinçsiz ne yazık ki. Onların tek derdi sevgili yapmak, cinsiyet değiştirmek, lüks yaşamak... Bakınız LGBTİ+ların sayfalarına; dediklerimden başka bir şey göremezsiniz. Sosyal medya arkadaşlık amacıyla kullanılıyor ve beden sergileniyor sadece. Hiçbirinde hak bilinci ve bunun için mücadele etme derdi yok. Utanıyorum gerçekten eşcinsellerin bu kadar bilinçsiz olmalarından...
Sayfalarımda her gün sayfalarca eşcinselliğe değindiğim halde paylaşımlarımdan bıkmayan herkese teşekkür ediyorum...
LGBTİ+lara olan tepkilerimden, lütfen kendilerine hedef belirlemiş ve bu yolda başarıyla ilerleyen, sadece homofobiye karşı değil sosyalojik her vakaya duyarlık gösteren bir elin parmaklarını geçmeyen arkadaşlar alınmasın!
Kürt sanatçıları dinlediğim zaman, Kürt şahsiyetlerin ismini telaffuz ettiğim zaman falan sen Kürt müsün diyorlar. Kürt olsam ne çıkar ki? Ben İranlıyım, Suriyeliyim, Ermeniyim, Kürtüm, Rumum, Çerkezim, Lazım, Boşnakım, Arnavutum, Arabım, Azeriyim, vesaire... Sonuçta insanım ve kendimizi şu, bu dememizin ne önemi olabilir ki... Önemli olan iyi insan olabilmek ve vicdan!
17 yaşında bir kız çocuğu bir uzman çavuş tarafından 20 gün boyunca tecavüz ediliyor. Sonra intihara kalkışmış sanırım kız. Ve ölüyor. Tecavüzcünün savunması, alkollüydüm ve kızın rızası vardı. Oysa kız mektup bırakıyor ilaçla uyutularak tecavüze uğradığına dair. Tecavüzcü serbest kalıyor, haberi yapan muhabir tutuklanıyor. Anne isyanlarda, ben çocuğumu tecavüze uğrayıp ölsün diye mi yetiştirdim?
Şimdi burada asıl sorgulanması gereken, kadını şiddetten ve her türlü saldırıdan koruyacak olan İstanbul sözleşmesi'ne erkeklerin karşı çıkmasını anlıyoruz da, karşı çıkan kadınların amacı ne; tecavüze uğrayıp öldürülmek mi? İstanbul sözleşmesi'nde tecavüzü, şiddeti, cinayeti destekleyen bir madde mi var? Neymiş, eşcinselleri de koruyormuş. Ulan geri zekalılar, eşcinsel dediğiniz, senin benim çocuğu. Onlar başka bir gezegenden mi geldi? Burada eşcinsellerin korunmasını sorgulayacağınıza, kendi içinizdeki nefreti ve cahilliğinizi sorgulayın. Burada insanları şiddetten koruyacak bir sözleşmeye karşı çıkan herkes nefret suçu işlemektedir ve yargılanmalıdır. Artık cahilliğe bir dur diyelim...
Bir kadın defalarca aldatılıyor ve evlilik koşuluyla tekrar barışıyor. Ben kadınların bu erkek saplantısını anlayamıyorum. Sana ters gelen bir hareket yapıyorsa, aynı erkekle neyi deneyeceksin hala? Hepsi aynı erkek, artık başka erkekte şansını dene...
Klasik kadın erkek ilişkileri, klişe toplumsal yaşam biçimleri beni resmen bayıyor... Kendim öyle yaşamasam da, şahit olmaya bile tahammül edemiyorum...
Kadınlar diyor ki, heteroseksist yaşam biçimini değiştiremeyiz. Acaba değiştiremiyor musunuz, değiştirmek mi istemiyorsunuz?
Kadınmış, ona göre giyinmeliymiş; erkekmiş, ona göre davranmalıymış; ben hiçbiri değilim; özgürüm, kalıplarım yok!
Ah Mücver abla ah...! Karşı aparttmanın 4. katından benim erkeklerimin kapı zilini duyup da bundan nasıl rahatsız oluyorsun ki?
Mücver abla kapıma gelen erkeklerin zil sesinden rahatsız oluyorsun anladık da, bir de sabahın köründe senden ne istiyormuş diye bir de soruyorsun ya... İlahi!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder