18 Ağustos 2020 Salı

DOKTORDAN EŞCİNSELE; BEN SANA BAKMAM İBNE!

Bu ülkenin en öncelikli halledilmesi gereken sorunu homofobidir. Çünkü toplumun en ötekileştirdiği kesimi eşcinsellerdir. Sizin, sırf erkek veya kadın olduğunuz için doktor tarafından muayene edilmediğiniz oldu mu? Eşcinseller ibne, top diye doktorlar tarafından muayene edilmeyebiliyorlar. Cinsel yönelimlerinden dolayı rencide edici davranışlara maruz kalmayı saymıyoruz bile. Yaa, devletin en üst dini ve siyasi birimi tarafından bile lanetleniyoruz. Bundan daha ötesi var mı? Şimdi de İstanbul Sözleşmesi'ne eşcinselleri şiddetten koruyacak diye karşı çıkılıyor. Bu ne demek biliyor musunuz; eşcinseller şiddet görsün, ölsün! Sizin o açlık sınırının altında yaşamanızdan bile daha önemlidir eşcinsellerin ötekileştirilmesi. Hani Tanrı açlıkla sınamasın derler ya; nefretle sınanmanın da bundan aşağı kalır bir yanı yoktur. Aslında tınlamıyoruz homoıfobiyi falan herkesin cahilliğine vererek ama insanın eşcinselliği yüzünden muayene alamaması, başka bir eşcinselin başına gelse bile insana dokunuyor. Çünkü farkında olarak veya olmayarak, hastanelerde benzer davranışlarla karşılaşıyoruz ama bunu eşcinselliğimize vermemeye çalışıyoruz; değildir yaa, biz biraz alınganız, gene yanlış anlamışızdır diye geçiştirebiliyoruz.

Aslında eşcinseller olarak hayatın her biriminde olduğu gibi, hastanelerdeki yaşadığımız olumsuzlukların arkasında da homofobi vardır mutlaka. Benim de bu sene yaşadığım bir doktor tarafından mahkemeye verilmemin arkasında bile homofobi olabilir diye düşünüyorum. Eğer ben heteroseksüel bir erkek veya kadın olsaydım, bu olay başıma belki gelmeyebilirdi. Belki de doktor, şu ibneyi mahkemeye vereyim de, haddini bildireyim dedi, nereden bilebiliriz ki. Çünkü benim doktorla yüzyüze hiçbir şekilde münakaşam olmamıştı. Zaten beraat da almıştım bana açılan davada. Bir de şu gerçek var; hani köpek köpeği ısırmaz diye bir atasözümüz vardır. Resmi kurumlarda bir olay yaşadığın zaman, güvenliğinden doktoruna kadar, herkes birbirini tutuyor. Hani o şikayet birimleri falan var ya hastanelerde; onlar, sen şikayet için başvurduğunda bile, sanki yanlış bir şey yapıyormuşsun gibi davranışa maruz kalıyorsun. Ben hastanede doktorla yaşadığım durumdan çok, doktoru şikayet etmek için gittiğim hasta hakları birimindeki doktorun davranışlarından rencide olmuştum. Doktor hakkındaki şikayetim tabiki de haklı bulunmadı. Oysa bana göre, bir doktorun hastasını muayene etmemesi hak değil, ayrımcılıktır. Doktor bana demişti ki, seni muayene etmeyeceğim. Hastanede yaşadığım o gün, hayatımın en kötü kabuslarından biriydi. Hiçbir zaman unutmayacağım. Zaten ben, çok gerekmedikçe doktora falan gitmem. Homofobiye maruz kalmak, bazen ölmek gibi bir şey çünkü. Ne kadar bilinçli bir eşcinsel olursan ol, içinde yaşadığımız homofobik kültür bizim rahat olmamızı engelliyor, hep bir acaba homofobiye maruz kalır mıyız baskısı yaşıyoruz içimizde...

İstanbul'da bir doktor eşcinsel bir bireyi, ben sana bakmam ibne diye muayenesinden kovmuş da... Hastane güvenliği de, seni burada muayene edecek doktor yok demiş. Sonrasında doktor, davranışlarını ve söylediklerini inkar etmiş. Şikayetçi olmak istediğinde, polis de seni içeri alırız diye tehdit etmiş, doktorun davranışlarının kanıtı var mı, bir şey ispat edemezsin diyerek şikayetten vazgeçirmeye çalışmış...

Düşünüyorum da, devletin her birimi, vatandaşı değil de birbirini koruyacak şekilde koordineli çalışıyor. Yani güveneceğimiz hiçbir birim yok. Zaten hiçbir resmi veya özel kurumdan gerilmeden, işlerini hallederek çıkamıyorsun ki. Sana hep tepeden bakıyorlar, hep ellerinin ucuyla iş yapıyorlar sanki görevleri değilmiş gibi. O yüzden ben hiçbir kurumu alkışlamıyorum. Herkes işini düzgün yapsın; çünkü onların görevleri o; boşuna bizim vergilerimizden maaş almıyorlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder