Mesela biyolojik kadın cinsiyeti, kendini, bildiğimiz anlamdaki toplumsal kadınlık dışında da yaşayabilir. Gerçekten kılsız olmak, kıllarından utanmak, makyaj veya bakımlı olmak, yırtık değil de utangaç falan olmak, kendini namus olarak görmek veya erkeğe ait hissetmek, ne bileyim başını örtmek-bacaklarını kapatıp vajinanı saklamak, vesaire kadının doğuştan getirdiği özellikler mi, erkek egemen sistemin kadına dayattığı bir kadınlık mı? Aslında herkes de biliyor bunun öğretilen, dayatılan ve dolayısıyla içselleştirilen bir şey olduğunu... Hal böyleyken, kadınlaşmanın bir alemi var mı? Bu bir heteroseksizmdir. Heteroseksistçe yaşayıp heteroseksizmi besleyip büyütürken, kadına şiddetin önleneceğini falan mı zannediyorsunuz? Ne oluyor özgür kadın; feminist, erkek düşmanı, fah*şe... Kadınların çoğu da buna inanıyor ve kendilerine verilen haklara düşman olan bir kadın çokluğu var şu anda. Bakınız, kadınlığınızı unutmadıktan sonra, erkekliğin mahkumiyetinden, şiddetinden, cinayetinden kurtulamazsınız. Kadın olarak değil, insan olarak yaşayın. Penisli cinsiyet-erkeklike, siz kendinizi nötür bir cinsiyet olarak sunarsanız, o şekilde de kabul ederler. Eğer tabi bu erkekliğin zulmünden kurtulmak istiyorsanız, eğer sadomazoşist olmadıysanız. Bir erkek bir kadına küçücük bir tokat atmayı bırakın, kadınlığından dolayı ons bir güç yeterliliği yapıyorsa, o erkekle beraber olunmaz. Bunu aklınıza sokun. Kutsalizmin dediği gibi, karınızı morartmayacak, kırıp dökmeyecek kadar dövebilirsiniz sözünü sevgi olarak algılamayı falan bırakın. Size giydirilen namus kıyafetini çıkarıp atın artık, doğal olun; koltuk altı kıllarınızı falan uzatıp, erkekliğin gözünün içine içine sokun. Erkekler beğenmez mi sizi o zaman; derdiniz bu ise, geçmiş olsun-ruhunuza fatiha; bildiğiniz gibi köleliğe devam edin öyleyse..!
Transseksüeler diyor ki "biz kadınız; o yüzden penisimizden, üzerimizde erkekliğe dair her şeyden nefret ediyoruz ve o yüzden kadınlaşıyoruz. Bunu heteroseksizm için yapmıyoruz, kendimiz için yapıyoruz". Tabi kendilerini kandırdıklarını, kendileriyle-gerçeklerle yüzleşemediklerini es geçmeye çalışıyorlar. YALAN DÜNYA!
Heteroseksizmi doğa-l zannedip, beni anl(ay)amıyorsun diyenlere, irrite oluyor aptallıklarından dolayı!
Yeni single şarkım,"Ben Penisli Bir Kadınım" çok yakında tüm dijital platformlarda! Hayırlı dinlemeler! Söz-müzik-aranje bana ait!
Kadınlar, kız çocuklarınızı heteronormativeye uygun yetiştirmeyin; özgür yetiştirin!Onlar da sizin gibi kadınlığa sıkışıp kalmasın
Madonna'nın kızı Madonna'ya benzer; itinayla koltuk altı kılları uzatılır ve erkekliğin gözünün içine cort diye sokulur!
Aslında dünya erkek falan değil, kadından dönme; o yüzden huzur içinde dönmüyor, o yüzden insanlar mutsuz! Aslına dönme vakti..!
Türkiye'den uluslararası sanatçı çıkmamasının sebebi, özgür bir toplum olmamasıyla alakalıdır. Kim Madonna gibi davranabilir ki?
Türkiye'den uluslararası sanatçı çıkmamasının sebebi, özgür bir toplum olmamasıyla alakalıdır. Kim Madonna gibi davranabilir ki?
Madonna dünyadan milyon ışık yılı ötede yaşıyor... Tapınız ona!
Hayattaki en büyük servetlerimden biri, Madonna'nın tüm albümlerine orjinal olarak sahip olmaktır!
Tanrı-çam Madonna! Ona tapıyorum!
Sadece Madonna'nın değil, tüm zamanların ve tüm dünyanın gelmiş geçmiş en güzel klibidir.
Madonna ile yatıp kalkmaya başlarsanız, önceden hayatınızı yaşamadığınızı anlarsınız!
Herkese Madonna'nın 62. yaşını onun şarkılarıyla kutsamasını tavsiye ediyorum!
Liseye başladığım yıl 1983'de, TV'de 7 dergisi müzik sayfalarında onun Holiday ile çıkışından bahsediyordu. Sonrasında Like AVirgin, ardından Papa Don't Preach, sonra marşımız La İs La Bonita ve Like A Prayer ile ulaşılan en büyük zirve, sonrasında ölümsüzlük tahtı..! Madonna ile en baştan beri aynı zaman diliminde nefes almak, hayatımın en büyük şanslarından biriydi...
Madonna dinlemek çok keyifldir; uçuş garantisi verilir...
Eğer "bütün bir varoluş"a değil de tek bir yaratıcıya inansaydım, O, Tanrı değil, Tanrıça olurdu! Çünkü içimde bir erkek yok!
ŞU ARAP-ÇA SEVDASINDAN BİR VAZGEÇİLSE; NEFRET EDİYORUM BU YÜZDEN ARAPÇADAN! TÜRKİYE'DE NEDEN TÜRKÇE DİN YOK?
Mesela din eşcisnelliği lanetliyor dediğin zaman, dini kötü ye kullanıyorlar diyorlar din savuncularI. Ben de bundan bahsediyorum işte; dinin kötüye kullanılacağı şekilde formata sokulduğundan. Neden bazı kişilerin dini söylemlerine inanılıyor; çünkü dine özgürce bireysel ulaşımın her türlü önüne geçmek için, elden ne geliyorsa yapılıyor. Bakınız, günümüzde herkes okuma yazma biliyor. Dini ve kitaplarını aslına sadık kalarak bolca bastırın ve herkesin özgürce seçimine bırakın. İnsanlara dinin, aile ve camaatler gibi yerlerin kendi kafa ve çıkarlarına göre dayatılmasının önüne geçilsin. Hatta Arapça yasaklansın bu ülkede. Çünkü Kuran sanki Türkçe okunamazmış gibi bir algı var. Dünyada kendi dilinde ibadet etmeyen kaç tane demokratik ülke vardır? Arapça bir yazılım dilidir; kutsallığı falan yoktur. Hatta bu yüzden Arapçadan nefret ediyorum. Bu Arapça baskısı ve Arapça bilinmemesi yüzünden insanlar din aracılığıyla sömürülüyor. Neden; çünkü iktidarların da işine geliyor; çünkü bilinmeyen bir şeyi çıkara uydurup, insanları onun üzerinden yönetmek kolay olduğu için. Din ile demokrasi yanyana olmaz. Çünkü din güncel bir şey değil ki çağa ayak uydurabilsin. Ne oluyor; iktidarların çıkarına ters düşen şeylere din üzerinden günah diyilip karşı çıkılıyor bu yüzden. Oysa bir insanın hür iradesiyle yapısına uygun içinden geldiği gibi yaşama hakkının üzerinde hiçbir şey yoktur, olamaz, olmamalıdır. Sen dogmatiksindir, böyle olmasını isteyebilirsin ama bunu dayatamazsın. Dayattırmaz kimse zaten, çatışma çıkar. Benim bilimsel anlayışıma 2 bin yıl önceki öğretiler ters düşer. Okumak öğrenmek, internet tekonoloji, müzik dans eğlence varken, ben ne yapayım 2000 bin yıl önceki maneviyatı. Sen inandığın şekilde yaşa ama benim de bilimsel hayatıma kimse karışamaz, karıştırtmıyorum, karıştırtmam da zaten; ÖLÜRÜM DE!
Muhafazakarlar ve AKP, benim eşcinselliğimi lanetleme ve yasalarla korunmamı önleme yetkisini nereden alıyor; ÇEKİN ELLERİNİZİ!
AKP benim eşcinselliğim hakkında yorum yapma hakkına bile sahip olamaz! Herkes kendi cinsel yönelimine baksın!
Eğer eşcinsellikten bu kadar korkuyorsanız, kapınıza muhafız dikin! Ama ben eşcinsel olarak doğdum ve öyle yaşayacağım!
Adamlar ellerine bilimsel bir kitap alıp okumuyorlar, hatta doğru düzgün konuşmasını bile bilmiyorlar, kalkımışlar eşcinsellik günah diyorlar: Bana ne sizin günahınızdan yaa, bana neee; ben kendime inanıyoırum, eşcinselliğime inanıyorum! HURAFELERE DEĞİL!
Koskoca adamlar kalkıp ülkeyi ekonomik düzlüğe çıkarmak yerine, din üzerinde ahlakçılık yapıp günahlarla sevaplarla halkı uyutmaya çalışıyorlar ya; tepemin tası atıveriyor! Ne kutsala saygısı yaa; önce siz bana, eşcisnelliğime bir saygı duyun da, ondan sonra hak edin saygıyı!
İnsanlara bugünkü tavsiyem... Eğer kitaplığınız varsa, içinden bir tane kitap seçin ve en azından bir sayfa okuyun. Eğer kitabınız yoksa, gidin bir kitapçıya, bir kitap alın. Bir paket sigara parasından daha ucuz kitaplar var. Ama bilimsel olsun, dini değil. Size yeni bir şeyler katacak kitaplardan olsun. Eğer internetiniz varsa, açın Wikipedia ansiklopedisini, bir kelime girin, biri isim girin veya bir olay girin; onu okuyun. İnanın bu, bilim dışı şeyler üzerine lakırdı yapmaktan çok daha güzel. Artık kulaktan dolma bilgilerle beyninizi kirletmekten vazgeçin. Bilgi sokun ki, ufkunuz açılsın... Ahmet şunu demiş, Fatma şöyleymiş... Vazgeçin artık bunlardan. Biraz gerçekçi olun...
İstanbul Sözleşmesi'ne karşı çıkmak, modern cadı avcılığından başka bir şey değildir!
1934 yılında Hitler % 90 oy ile Cumhurbaşkanı seçilmiş. Soykırımın sebebi sadece Hitler değilmiş demek ki! Tarihten ders çıkarın!
Eğer İstanbul Sözleşmesi'nden eşcinsellerin korunması çıkartılırsa, aranızda hala AKP'ye oy verecek olan var mı?
Eşcinsellerin akan ve akacak her damla kanından, homofobiye sessiz kalan herkes sorumludur!
AKP'yi destekleyen eşcinseller, şimdi gördünüz mü gününüzü; AKP, eşcinsellerin korunmasına, sapıklar diye karşı çıkıyor: Beter olun!
AKP'li Hülya Koçyiğit, vakti zamanında kadın hakları için epeyce ses çıkarmıştı; Acaba İstanbul Sözleşmesi'ne karşı mı çıkıyor, destekliyor mu?
AKP'li Hülya Koçyiğit, vakti zamanında kadın hakları için epeyce ses çıkarmıştı; Acaba İstanbul Sözleşmesi'ne karşı mı çıkıyor, destekliyor mu?
İstanbul Sözleşmesi'nde insanı korumak dışında bana tek bir kelime gösterebilir misiniz? Niye karşı çıkılıyor öyleyse?
İstanbul sözleşmesine eşcinselleri de koruyor diye karşı çıkmak, barbarlıktır. Ben bir vatandaş olarak görevlerimi yerine getiriyorsam, bir eşcinsel olarak yasalarla devletin güvencesinde olmak en doğal hakkımdır. Vergi alırken sen ibnesin demiyorlar ama! Askerde elime silah tutuşturuken de, sen ibnesin demediler bana!
AKP yarın seçimi kaybettiğinde, sebebini uzaklarda aramayın; Kadınlar, eşcinseller, EYT'liler, laikler ve FB'iler!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder