BU ADAMLAR, EŞCİNSELLERİN ŞİDDETTEN YASAL OLARAK KORUNMASINA NİYE KARŞI ÇIKIYOR? GOCUNDUKLARI NE?
İstanbul Sözleşmesi'ne eşcinselliği yaygınlaştıracak diye karşı çıkan Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu gibi gericilerin, eşcinselliğe niye bu kadar karşı çıktıklarının bir araştırılması gerekiyor. Çünkü sonuçta eşcinseller de insan ve vicdanen ve yasalar gereği onların da korunması kadar doğal daha ne olabilir ki? Bu adamlar niye homofobik? Bu ülkenin vartandaşları olan eşcinsellerin korunmasına, kültürümüze uymuyor diye karşı çıkmak bir suçtur aslında. Çünkü ayrımcılık bir suçtur. Eşcinsellerin de korunmasının, eşcinselliği yaygınlaştırma planı olduğunu düşünülmesi akıl ve mantıkla izah edilemez.
Homofobinin altında yatan; bastırılmış hemcinsel duygular, gizli eşcinselliktir.
Halil, yani ben, İslami bir coğrafyada ateist bir açık eşcinsel-im. Türkiye'de cinsel yönelimiyle barışmış, eşcinselliğini gizlemeyen muhafazakar açık eşcinseller de var. Cinsel yönelimiyle barışamayanların, gizli ve homofobik eşcinsel olduğu da bilimsel bir gerçektir.
Ben hiçbir zaman heterofobik olmadım; çünkü bastırılmış heteroseksüelliğim yok! Bastırılmış eşcinselliğim olmadığı için de homofobik de değilim! Demek ki bir şeylere karşı çıkanların, gocundukları yarası var! Çünkü eşcinselliğin hiç kimseye zarar yok. Çünkü eşcinsellik heteroseksülelik gibi doğanın varolan, değiştirilemez bir gerçeği. Olaya bilimsel açıdan bakın yalnız. Hurafelerle yaklaşanları kaale almıyoruz çünkü. Çünkü safsata!
Dogmatizm üzerinden sürekli içi boş fetva verenlerin sanırım hiç işi gücü yok. Ne bileyim sokak hayvanları için falan çalışsalar, risk grubunda yer alan toplumun ötekileştirilmiş kesimlerinin hakları için falan uğraşsalar, hem yararlı iş yapmış olurlar, hem de manevi olarak huzura kavuşurlar. Sürekli birilerini karalayarak, ötekileştirerek nasıl manevi olunuyor, aklım almıyor. Sevgiden bahsedin, saygıdan bahsedin, eşitlikten bahsedin; bu bizden değildir diye ötekileştirmek hangi din anlayışına uyar ki?
Bir kadın, eski futbolcu ve teknik direktörün evleneceğiz vaadine kanarak binlerce lira para yedirmiş, sonra tekmeyi yemiş.!
Aşkın, seksin içine para karışırsa, o lişikiden hayır gelmez!
Ben bir kadın olsam,erkeklere niye para yedireyim ki;çünkü benzerlerinden milyarlarca var,arasında üstelik para vereni de varken!
Trilyonlarca param olsa, dünyanın en yakışıklı erkekleri kuyruğa girse, beraber olmak için zırnık koklatmam! Onlar bana versin!
Gücüm olsaydı, parayla seksi yasaklardım! Hayvanlar seks yaparken bunu ticarete döküyorlar mı?
Beğenirsin, beğenilirsin; aşk olur, seks olur! İşin içine para girerse, çıkar girerse FAH*ŞELİK!
İşin içinde çıkar olan, para olan, maddiyat olan her ilişki bana göre fah*şeliktir.!
Sevgiliyiz diye geçinenlere bakıyorum da, işin içinde genellikle para, çıkar var. Hiç aşk yaşamadım diyorum ama yıllardır süren ilişkilerim çıkarsız olduğu için belki gerçek aşktır!
İlişkilerimin temel koşuludur içine maddiyat karıştırılmaması!
İlişkilerde hediye olarak bile maddesel bir şey kabul etmek, insana kendini mal gibi hissettiriyor!
İlişkilere maddiyatı alet ettirmek istemememin sebebi, bir şeyi isteyerek yapma isteğim ve de parayla ölçülebilen bir mal gibi görülmemek! Aşk veya seks bir gönül işidir, öyle olmalıdır!
Duygusal ve cinsel ilişkilerde "hayır diyebilme hakkını" koruyabilmek adına fah*şeliğe "HAYIR" diyorum!
Seks işçiliğine BEN, "alan razı veren razı" olarak bakamıyorum; benim için bir ONUR meselesi! Yapana da karışmam!
***
İslamiyet hoşgörü iseeee, sıkıyorsa eşcinselliği de hoş görsün! İslamiyet, heteroseksizmdir! Ben dinin ne olduğundan çok, nasıl kullanıldığına bakarım. Nefret değilse, sevgi ve saygı ile kullansınlar o zaman. Benden nefret eden bir şeye, yanlış kullanılıyor diye niye inanayım ki? Doğru kullansınlar o zaman. Bu dediklerimden rahatsız olan inançlılar da o zaman çıksınlar eşcinselliğe açık açık destek verip, dini yanlış kullananlara karşı çıksınlar. SIKIYORSA VE DE HOMOFOBİK DEĞİLLERSE TABİ! Kusura bakmayın ama ben dogmatik olanla yola çıkmam; yarı yolda bırakırlar insanı!
Amazon ormaları bile, dogmatiklerden daha güvenlirdir. En azından eşcinsel diye beni sallandırmazlar. Bu dediklerim, aslında anlayana kocaman bir dünya görüşü ve hoşgürü; anlamayana ise; o zaten pilli bebek gibi bildiğini tekrar eder: EŞCİNSELLİK GÜNAH, LUT KAVMİ, vesaire...
Eşcinselliğ(im)e karşı olan herkese, her şeye karşıyım! Hayatımda yer aldırtmam onlara!
Bir insanın heteroseksüel olması, sevilip sevilmemesinden belirleyici değil ama eşcinsel ise, bu belirleyici bir faktör; CAHİLLER
Homofobikseniz, cahilsinizdir; 2+2=4 ne kadar net ise, homofobinin cahillik olduğu da o kadar kesindir. Okuyun, öğrenin!
Yarın çocuğunuzun veya bir yakınınızın eşcinsel olduğunu öğrenince nasıl davranacağınızı hiç düşündünüz mü? Çünkü eşcinsel!
İnsanlar iktidarı elkeştirmekten korkuyor, dini tartışma konusu yapmaktan çekiniyor; özgürlüklerimizi sizin korkaklığınız yüzünden kaybettik biliyor musunuz?
Pardon ama yanlışlara döt korkusu yüzünden sessiz kalanları sevmiyorum. Onlar benim dostum olamaz!
Ekonomik ve sosyal özgürlüklerimizi kayıp mı ettik? Geçmiş olsun da, bunlardan bana ne? Ben ibne diye ayrımcılığa maruz kalırken, siz neredeydiniz? Eşcinsel hakları için yürüyüş yaparken niye yanımda değildiniz? Yarın eşcinsel hakları için gösteri yapacağım desem, gelir misiniz? HAYIR diyeceğinizi biliyorum. E o zaman bana ne sizin ekonominizden, özgürlüklerinizin elinizden alınmasından. Eşcinsellik ekstrem bir şey mi? Hadi ordan cahiller; eşcinsellik doğanın milyonlarca gerçeği!
***
Eğer bir insan hayvanları düşünüyorsa, onları yaşatmaya çalışıyorsa; onu yargılayacağınıza, kendi vicdanınızı sorgulayın!
Eğer bir insanda vicdan, duyarlılık ve sorumluluk yoksa; gelişimini tamamlayamamış demektir.
Cumhuriyet tarihinde Atatürk'ten sonra ülkeyi yönetebilecek en ideal siyasi Ekrem İmamoğlu'dur. Çünkü çok samimi, çok gerçek!
Ne zaman medeni olunur; "doğa"ya saygı duyulması öğrenildiği zaman. Çünkü bu; empati, vicdan, duyarlılık, sorumluluk... demektir.
AHİRET GÜNÜ, İNSAN TÜRÜNÜN DÜNYANIN KAYNAKLARINI TÜKETTİĞİ ZAMANDIR!
Doğa denilince yaşam zinciri halkalarının bütünü değil de, sadece yeşil zannediliyor. Gerçi yeşilin bile bize oksijen sağladığını bilselerdi keşke! Mesela bir canlı türünün yok edilmesinin hayatımıza etkisi falan hiç düşünülmüyor. Doğaya dair yaşadığımız bir çok olumsuzluğun, insan türünün yaşam dengesini bozması sonucu olduğu keşke düşünülebilse... Hani dünyanın bozulacağı ahiret gününden falan bahsediyorlar ya, bu bir hikaye sadece; insan türünün dünyanın yaşam kaynaklarını tükettiği zaman, ahiret günümüzdür. Keşke bunu düşünebilecek kadar bile olsa bilime inansaydık. İnanırdık da, okumuyoruz be!
Ekrem beyi niye destekliyorum biliyor musunuz; Adam öyle güzel hayvan barınakları yaptırmış ki... Kütüpahaneden bahsediyor, okumaktan, öğrenmekten, bilimden, sanattan bahsediyor. Yani anlayacağınız, sırtını dogmatizm gibi bir bilinmeze dayayarak halkın duygularını sömürmüyor...
Ben hayvanları ne kadar seviyorum biliyor musunuz; üşüyüp hasta olmasınlar diye, yatağımı büyüyünceye kadar onlara teslim edecek kadar. Evet işiyorlar, sıçıyorlar ama sağlıklı olsunlar, büyüsünler, hayata tutunsunlar ve yaşayabildikleri kadar yaşasınlar...
Lilly'nin aynı anda doğurduğu yedi yavru epeyce büyüdüler. Nazan değmsin diye yeni fotolarını paylaşamıyorum. Çok yavru doğunca fare yavrusu gibiydiler ama Lilly süt Tanrıçası gibi maşallah. Lilly hızlı büyüttüğü için, her gün büyüdüklerini görebiliyorsun...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder