13 Ağustos 2020 Perşembe

12 Ağustos 2020 facebook notlarım

EYT'LİLER VE EŞCİNSELLER, AKP'YE ASLA GEÇİT VERMEYECEK!
Bazıları diyor ki, AKP ne eder, ne eder, gene iktidar olur. Bana göre yerel seçimlerde büyük şehirleri oyları, bütün yönetici kurumlar onun elinde olduğu için tekrar tekrar saydırtmalarına rağmen kaybediyorsa, milletvekili seçimlerinde artık öyle oy kaydırmayla falan iktidar olunmaz. 1. Bir kere herkesin canı çok yandı artık. 2. Artık muhafazakarlara karşı mücadele veren eşcinseller, EYT'liler gibi kemik kitleler var hakları gasp edildiği için asla taviz vermeyen. Bazıları diyecek ki kim bu EYT'liler ve eşcinseller; ülkenin yarısını oluşturan milyonlarca kişi. Siz eşcisnelleri sadece barlarda şarkı söyleyen feminen ibnelerden mi ibaret sanıyorsunuz; her evde en az bir tane eşcinsel var, her evde en az bir tane EYT'li ve ailesi var... EYT'lerin meydanlarda oluşturduğu milyonlarca kalabalıktan heberiniz vardır umarım. Eğer eşcinsel Onur yürüyüşleri yasaklanmasaydı, EYT'liler gibi sokaklarda milyonlarca eşcinseli görebilirdik. Demokratik ülkelerin büyük şehirlerinde Onur Yürüyüşlerinde milyonlarca eşcinsel kalabalık oluşuyorsa, Türkiye'de de o kadar eşcinsel vardır; doğanın oranı her yerde aynıdır çünkü. Hele muhafazakar iktidar elinde başka koz kalmadığı için halkın hassas noktası ahlakçılık üzerinden son dönemlerde eşcinsellere yüklenmesi, çok fena geri tepecek. Eşcinsel karşıtları zaten AKP'nin taraftarıydı; son homofobik çıkışlar taraftar toplamak yerine ancak oy kaybettirebilir. Laik kesim, aaa, AKP homofobik, hadi ona oy verelim mi diyecek?

Kadınlar, laikler, Fenerbahçeliler, EYT'liler, eşcinseller, vesaire muhafazakar iktidar döneminde çok haksızlığa uğradı. Gel 2023!

Belki bazıları yanlış anlayacak ama ben bir Yörük olarak etnisitemden çok memnun olsam da, ülkemi çok sevsem de, bazıları gibi faşistçe milliyetçi değilim. Yani bu milliyetten insanın ülkemde ne işi var demek yerine, her farklılığı bir zenginlik olarak görüyorum; çünkü farklılıklarla ruhum mest oluyor. Ayrıca benim atalarım da bir yerlerden göçmüş Anadolu'ya! İktidardakilerin çıkar amaçlı Suriyelilere kucak açması konusunda iktidarı eleştiririm ama Suriyelilere bir şey dersem, bu benim insanlığıma ihanet olur. Suriyeli dediklerimiz de birer insan. Siz hiç Suriyeli tanıdınız mı, konuştunuz mu onlarla, paylaştınız mı hayatı? Hayır ise cevabınız, o zaman susun. Belki onlar ekonomiyi canlandırıyordur da siz farkında değilsinizdir. Onlar olmasayı da Türkiye süper güç olmayacaktı gene; olacak mıydı? Olacak olsaydı, iş yapma potansiyeli olan kitleler, fabrikalar açılarak değerlendirilir ve ülkenin kalkınması hızlandırılabilirdi.Suriyeliler olmasaydı, bizim üretimimiz gene artmayacaktı, gene sıfırı tüketecektik. Suriyelilerden önce niye kalkınamadık peki? Kürtleri, Ermeniler, Rumları, Suriyelileri, İranlıları, Alevileri, Arapları, vesaireyi aşağılarken lütfen dikkat edin. Belki arkadaşınızın veya bir tanıdığınızın eşi, arkadaşı, vesairesi, hatta kendisi ötekileştirdiğiniz kesimlerden olabilir ve dışlanmamak için gizliyordur. Benim Suriyeli de, İranlı da, Kürt de, Ermeni de, Rum da arkadaşlarım var ve onları çok seviyorum. Çünkü hepsi de iyi insanlar. İnsanları değiştiremeyecekleri milliyetleri yüzünden ötekileştirmek, onların gözünün renginden dolayı aşağılamak gibi bir şeydir. Ötekileştirmenin ne demek olmadığını bilmeyen de dediklerimi çok iyi anlayamayabilir. Tanımadığınız insanları sırf A, B, C, D diye aşağılamak kadar aptalca bir şey olabilir mi? Siz de birilerine göre ötekisinizdir ve yeri gelince sizi de aşağılayıp dışlayabileceklerni unutmayın! Ben mesela, eşcisnelliğime günah diye beni aşağılayanlara asla kalbimin kapılarını açmam. Benim gözümde onlar nefret yüklü insanlar mesela. Değil mi ama? Ayrıca Dünya gezegeninde toprakları tel örgülerle çevirip, burada senin ne işin var diye birileirni istememek ne kadar saçma bir şey?

Suriyeli ne kadar Arapsa, Türkler de o kadar Türkiyeli, Amerika da bir kıta, Avrupa da hiçbir kültürden üstün değil... Herkesin iklim ve coğrafyaya göre oluşturduğu bir yaşam biçimi var. Bu farklılık da gezegenimizde bir yaşam olduğunun kanıtı. Herkes robot gibi tornadan çıkmış olsaydı; dünya da çok yavan, yaşam da çok yavan, çekilmez olurdu.

Yabancılar hep bir tedirginlik hissediyorlar üzerlerinde, sonuçta biz yabancıyız, burası onların ülkesi diye. Bu durumdan utanıyorum. Onlara misafir olduklarını unutturmamız gerekmez mi? Ben mahçup bir insan olduğum için, misafir olduğum yerde açlıktan ölsem, açım diyemem mesela. O yüzden yemekli davetlere bile açlıktan ölmeyecek kadar bir şeyler yiyerek giderim. Belki yemek geç hazırlanacak, belki yemek iptal edilecek, belki onların bir davranışından alınıp yiyemeyeceğim... O yüzden misafirperver olmak, lafta kalmamalı. Gerçek misafirperverliğimiiz bu toplumdaki her yabancıya karşı göstermeliyiz. Onların yabancılığını unutturursak, daha huzur içinde yaşayabiliriz. Belli mi olur; belki bir gün biz de Suriye'ye gitmek zorunda kalabiliriz. Olmaz olmaz demeyin; şu hayatta neler oluyor!

Çok mu abartıyorum bu konuyu bilmiyorum ama, sanırım gene çok utangaç olmamdan dolayı bu konuya çok önem veriyorum. Bir misafir geldiği zaman, ona çay kahve ikram etmek yerine önce yemek ikram edin. Hatta ısrar edin. O anda evinizde yiyecek bir şey olmasa bile, küçücük de bir şeyler hazırlayın. Devir değişti, artık aç insan yoktur diye düşünmeyin. Gerçekten açtır da diyemiyor olabilir. Hayatta her türlü öteki olmak çok zordur ama utangaç ve aç olmaktan daha zor bir durum olamaz. Mesela benim eşcinselliğim bana hiç koymaz. Kime ne ki benim eşcisnelliğimden ama zor durumda olup aç kalmak ve bunu dile getirememek o kadar zor bir şey ki...

Çocukluğumun çizgi dizileri.... 1. Şeler Kız Kendi, 2. Heidi, 3. Vikingler, 4. Marco, 5. Flenderlerin Köpeği, 6. Sinbad, 7. Arı maya, 8. Tonton Ailesi, 9. Tom ve Jerry, 10. Atom karınca, 11. Değerli, 12. Red Kit, 13. Pembe Panter... Tabi Şeker Kız açık ara 1 numara... O sanki sadece çocuklar için değil de, herkes için gibiydi...

Şirret insnaları sevmiyorum ve içinde yaşadığım süreç ve coğrafyada o kadar çok var ki bunlardan!

Günlük hayatta benim aklıma hiç seks gelmez. Çünkü her gün seksimi yaparım ve bastırılmış bir cinsel kimliğim yok; dibine kadar yaşıyorum çünkü her şey.! Oysa bakıyorum ahlakçılara, her şeyi cinselliğe yoruyor. Tatmin edilemeyen beden, dile vuruyor sanırım. Halil Kandok

Burcu Güneş'in 2004 yılında çıkan "Sahilde" şarkısının altına yapılan yorumlarda geçmiş zaman diye bahsediyorlar. Oysa bana göre o yıllar dün. Benim geçmişim, çocukluğum 80'ler. 79 yılını hatırlıyorum biraz. Ama daha önceye dair aklımda çok az şey var.

Eskiden 7 Gün ve Tele Magazin televizyon dergilerinin kapağı ve içeriği sevdiğim dizilerle ilgili olunca o kadar mutlu olurdum ki... Unutamadığım kapaklardan biri...

Benim çocukluğum demek, 10 yaşındayken '80 yılında başlayan Dallas dizisi demektir. Tam 40 sene olmuş...

Türkiye'de hiç kimse bir daha Pamela, Sue Ellen, Lucy kadar şöhret olmamıştır.

Çok özlüyorum 7 Gün dergisini... 80 milyonluk ülkede haftalık bir TV dergisinin bile olmaması ne kadar acı bir şey...

Ve Dallas'ta bir dönemler baldız fırtınası esti ve Ceyar'ı vurduğu bölüm Guinnes rekorlar tarihine geçti o bölüm ile en çok izleyici toplayarak...

EYT'liler için, 50 yaşında emeklilik erken, diyorlar. 51 yaşındayım. Bu yıl iki dizimde de eklem problemlerim başladı, oturup kalkmakta zorlanıyorum. Gözlerim yakını gözlüksüz uzun zamandır görmüyor zaten. Bu yaşa kadar açlık sınırının altında yaşamışız. Ne zaman gelecek bize huzur? Sanırım ölünce... 1 Ekim'de emeklilik için dilekçemi vereceğim. Ama sağlık problemlerim başladıktan sonra geçmiş olsun bana hakkımı zamanında çok görenlere!

TRANS BİR KADINLA EVLENECEĞİM!
Belki 9-10 sene daha yaşarım. Biliyorum ben fazla yaşamam. Emeklilik primlerimin boşa gitmemesi için, yAni bana hayırı olmayan bir sisteme kalmaması için, fotmaliteden bir trans kadınla ölümüme yakın evleneceğim. Bilginize...

Devlet eşcinsel evliliğe niye karşı; çünkü kesesine zarar. Yarın eşcinseller öldüğü zaman eşcinsel eşine emeklilik kalmasın, çocukları olursa onlara kalmasın diye. Yarın ölsem, ödenmiş primlerim, 8 yıllık yaşa takılan emeklilik hakkım, hepsi sistemin kasasına kalacak. YİYENLERE ZEHİT ZIKKIM OLSUN! Bu yaşıma kadar sistem bana ne verdi ki almaktan başka?

İnsanlar yemek paylaşıyor, döt paylaşıyor, yüzlerce like... Ciddi bir şeyleri beğenen hiç kimse yok. Sosyal medya kişinin aynası..

Mütevellit kelimesini hayatım boyunca hiç kullanmadım, kullanmayı düşünmüyorum da. "Bundan dolayı" demek varken...

Eskiden siyasileri takip ederdim, 20 senedir irrite oluyorum!

Trans kadın Demet Demir: LGBTİ dernekleri, öldürülen eşcinsel ve transseksüellerin kanlarıyla beslenen vampire dönüştü.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder