Ağustos 2020 Facebook paylaşımlarım...
SEVGİ VİCDANDIR VE GERÇEK BİR "İNSAN" BİR CANLIYA KIYAMAZ! BANA KİMSE SEVGİDEN, VİCDANDAN BAHSETMESİN..! EVİNE HAYVAN SOKMAYAN BİR İNSAN, BİRLİKTE YAŞADIĞI İNSNALARI SEVEMEZ! HATTA GÖZÜNÜ KIRPMADAN ÖLDÜREBİLİR BİLE! ÖLDÜRMÜYOR MU?
Ben pis diye evine hayvan sokmayan, yabancı diye başka milletten insnaları düşman belleyen, eşcinsel diye nefrret eden, din üzerinden falan insanlar üzerinden yargıda bulunan, vs. insalarla; yabancılara yardım eden, hayvanlara bir insnamış giibi saygı duyan, insanlar arasında ayrımcılık yapmayarak herkese eşit yaklaşan vs. insanların sevgisinin aynı olduğuna inanamam. Hatta onların sevgisinin sevgi olup olmadığına bile şüpheyle yaklaşırım. Çünkü gözünü kırpmadan hayvan veya insan farketmeksizin canlı öldüren insanın vicdanıyla, başka canlılara ve insanlara karşı duyarlılık gösterenlerin vicdanı aynı olamaz. Postanede kuyrukta beklerken gözleri görmediği için faturasını başkasına okutan 68 yaşındaki bir adam, avcılıkta çok başarılı olduğunu, nasıl 12'den isabet hayvan öldürüdüğünü, bunun için ameliyat olmak istediğini söylüyor. Spor yaparken karşılaştığım adamlar ise, avcılık sporu olmazsa hayvanların lüzumundan fazla üreyeceğinden bahsediyorlar. Karşı çıkınca, o zaman tavuk ve balık da yemeyelim diyorlar. E yemeyin tabi, onlar da canlı çünkü. Dün bir kadın öldürülmedi mi kocası tarafından küçük çocuğunun gözleri önünde kadın ölmek istemiyorum dediği halde. Adam ne demiş, paşa paşa yatar çıkarım... Bütün bunlar neyin ürünü biliyor musunuz; sevgisiziliğin ürünü. Evet tartışırım insnların vicdanlarını; burada vicdandan bahsedemeyiz, insanlıktan bahsedemieyiz. İlkokula başlamadan önce çocuklara 1 yıl sevgi, saygı, insanlık, vicdan, duyarlılık dersleri verilmeli bence. Ben geri toplumlardaki ikili ilişkilerdeki sevginin bile cinsellik çıkarı üzerine kurulu olduğuna inanıyorum. seks bitince sevgi saygı da kalmıyor çünkü. Hani bizim toplumumuzda aile değerlerine ters diye eşcinselliğe falan karşı çıkıyorlar ya; bu ülkedeki bütün olumsuzluklar, ailenin sağlıklı bir birey yetiştirebilmek için yeterli donanıma sahip olmadığından. Ben, çocukların 5 yaşından sonra düzgün eğitim verilen yurtlarda yetiştirilmesi taraftarıyım; Kendi bilinçsizliğimize, duyarsızlığımıza çocukları alet etmemek için! Eğer gerçek bir insnasanız, evinizin kalbinizin kapılarını hayvanlara, yabancılara, eşcinseller gibi farklılıklara açacaksınız! Servet yapacağınıza gönüllere girin. Manevi huzura yönelmezseniz, madde olursunuz! Karşı komşumuz bana kedilerimi kasdederek, namaz kılınan eve hayvan ayak basamaz diyor. Çünkü hayvan pismiş. Ben hayvan sevmeyen kalpleri, bok götürdüğüne inanıyorum! İçinde sevgi barındırmıyorsa, ben o dini ne yapayım ayol! Eşcinsel olduğum için beni lanetleyen din ve o dine inananlara ben nasıl saygı duyabilirim ki..? Lütfen bana akıl ve mantık dışında konuşmayın; hadi naş naş! İnsanları tanıdıkça, türümü değiştirdim ben çünkü; ben kedi türündenim! Samimiyetsiz insanlarla yaşayacağıma, bir eşcinsel ve hayvan olarak ötekileştirilmek bile bana daha iyi geliyor. Bana sevgi ve saygı duymayın artık; çünkü insanların samimiyetsiz, içinde aslında nefret barındıran duygularına ihtiyacım olamaz. Kirletmeyin beni bana ters düşen duygularınızla.
***
Gerçek katil, toplum!
DÜNKÜ CİNAYETE GÖSTERİLEN TEPKİLER NE KADAR SAMİMİYDİ ACABA?
Dün bir kadın öldürüldü bapırtıla bağırtıla. Katil, sadece öldüren değil, ona öldürme zihniyetini aşılayan toplumdur. Bıçak veya silah değildir öldürme aleti, toplumun bilinçsizliğinden dolayı oluşan nefretdir. RTÜK EŞCİNSELLİĞE SANSÜR UYGULUYOR AMA BU ÜLKEDE "KURTLAR VADİSİ" GİBİ ŞİDDET VE ÖLÜM TAVSİYE EDEN DİZİLER 2 NESİL YETİŞTİRDİ. NASIL BİR RTÜK BU? Yeni Akit gibi dinci gazeteler cinsiyet eşitliği getirecek diye İstanbul Sözleşmesi'ne veryansın ediyor, eşcinselliği getirecek ve aile çökertilecek diye her gün nefret kusuyor.. Tabi RTÜK de aynı kafadan, devlette aynı kafadan ki, bu tür nefret ifadelerine ve uygulamalarına sessiz kalınıyor. Şimdi RTÜK kafalılar, bağlantı kuramayarak veya kurmak istemeyerek, çünkü işlerine öyle gelir, ne alaka diyecekler; Ben de "peki" diyorum. Öldürecek olan da sizsiniz, öldürülecek olan da... Ne haliniz varsa görün; Eğer sizin politikalarınız doğru politika olsaydı, şimdiye kadar sonuç vermez miydi? BU ÜLKEDE, HAKSIZKEN BİLE HAKLIYMIŞ GİBİ YAPIP İNSAN ÖLDÜRMEK MARİFET SANILIYOR BİLİYOR MUSUNUZ? Sözüm meclisten dışarı diyerek de, herkesi bu işin içine dahil etmediğimin bilinmesini istiyorum! Unutmadan... Dünkü cinayete herkes tepki gösterdi ya... Ne kadar samimiyet vardı acaba bu tepkide... Gerçek duygularımıza psikolojik bir kamuflaj mı acaba bu tepki? AKILMA GELMİŞKEN... Bir insanın canının bedelinin 10-15 yıl olması ne kadar acı değil mi? Belki af, indirim gibi unsurlarla 3-5 yıl bile! Aya fırlatacaksın bu insanları! Oksijen tüpünü takacaksın, tek başına ölünceye kadar debelensin orada! Gerçekten ayda hapishaneler oluşturulsun? Aya gönderilecek ne kadar çok insan çıkar değil mi ilk etapta. İnsnalığın aklı başına gelinceye kadar, bi' 200 yıl geçer. O zamana kadar da dünya temizlenir pisliklerden!
***
Dünyanın kendini toparlayabilmesi, doğasına kavuşabilmesi için vicdansızlara, canlı öldürenlere AYda hapishane açılsın!
***
Kibirin büyüğü küçüğü, haklısı haksızı olmaz; bu; kibirli olanın eksikliği-donanımsızlığı, insanlık dışılığıdır. Utanmadan bir de kibirliliğinizi savunmayın!
Kibirli olana alttan alırsan, kendini bi' bok sanır. Ne yapacaksın; bok böceği gibi bokunu yuvarlayıp, 5 metre çapına getirip suratına patlatacaksın. Haklıyken haksız duruma falan düşmezsin böyle yapınca; hadsize hafddini bildirmiş olursun! Haklı olanın, haklılığını ispat etme gibi derdi olmamalı çünkü, had bildirme derdi olmalı! BEN ÖYLE YAPIYORUM VALLA. BAŞKALARI YÜZÜNDEN KENDİME OLAN SAYGIMI YİTİREMEM!
***
İnsanların iyi niyetini salaklık zennetmeyin; kendi çirkefliğinize bakın önce! Geçen gün bir arkadaşım, bana bir kere yanlış yapan birini affetmemi istedi. Bir kerelik yanlış meselesi değil ki bu; karşımdakinin karaktersizliği, kişiliksizliği; fırsat buldukça aynısını gene yapacaktır. Benim kimseye ihtiyacım yok ki; bir başka dünya kurar, gene yaşarım!
25 Ağustos
Zülfü Lİvaneli'nin, saydığı isimler arasında, müzikten sadece bu 4 isim var. Bundan sonra kare as kim diye tartışılmaz artık. Zülfü Livaneli söylediyse olay bitmiş,konu kapanmıştır...
27 Ağustos
Homofobiye maruz kalsan da
eşcinsel olarak doğana sadık kalıp
"onur"unla yaşamaya çalış!
30 Ağustos
Neymiş; eşcinsellik örflerine tersmiş, dinen günahmış, toplumun ahlak yapısına zarar veriyormuş, insan soyunu tüketecekmiş, falan da filan; ulan geri zekalılar, gidin önce çarpım tablosunu öğrenin!
Haritada Yeni Zelanda'nın yerini gösteremeyecek kadar cahil olduğumuza bakmayız ama kalkar eşcinselliği eleştiririz. Eşcinsel milletvekili meclisi çocuğuyla geliyormuş da...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder