25 Ağustos 2019 Pazar

Süleyman Soylu'nunki aile de, eşcinsellerinki aile değil mi?

Arabistan'da şeytan taşlamaya gidenlere diyeceğim o ki, Arabistan şeytan pazarlayıp sırtınızdan para kazanıyor. Abdestimizi bozar diye evine kedi sokmayanlar, şeytan taşlamaya harcayacakalrı parayla sokaktaki kedilerin ömür boyu mama ihtiyacını karşılayabilirler. Bu manevi huzurla da şeytan otomatik olarak zaten sizden kaçar ve taş atıp kolunuz yorulmaz böylece. Hem Tanrı bu sayede bırakın cennetin kapılarını açmayı, ana giriş kapısının anahtarlarını bile teslim eder size. Yanlış anlaşılmasın, kimsenin manevi duygularıyla falan dalga geçmek değil niyetim; 21. yüzyılda biraz gerçekçi ve bilimsel olalım artık!


Bir içişleri bakanı düşünün ki, kendi inançlarına ve aile yapısına ters diye doğanın, hayatın, toplumsal yaşamın gerçeği eşcinselliği yok sayıyor ve eşcinselliği Avrupa'nın Türkiye'ye sokmaya çalıştığı, meşrulaştırmaya çalıştığı bir şey olarak görüyor. BİR İÇİŞLERİ BAKANINDAN BAHSEDİYORUM! Benden alınan vergilerle, beni, bana kötülüyor. Alırken eşcinselliğime bakmıyolar ama bana yaşama hakkımı vermiyorlar. Böyle bir içişleri bakanı mı olur? Bunların hesabı sorulmalı yaa! Devlet yönetmek dini inanç meselesi değil, insan hakları meselesidir. İnanç, manevi ve kişisel bir meseledir ve iibadet edilecek yerler bellidir; politikaya, siyasete alet edilmemelidir.

Eşcinselliği kötüleyenlerin ta ağzına seveyim! Ulan kime ne, sana ne, ona ne benim hayatımdan? Ben size karışıyor muyum; Rahatsız oluyorsanız benden, Mars'a gidin!

Aile, din ve ahlakçılık; heteroseksizmi vareden başlıca unsurlardır. Başka da hiçbir özelliği yoktur. Hani aile değerlerine ters diye ahlaksızlık falan buluyorlar ya bazı şeyleri dini gerekçe göstererek; gidin haftalık ve aylık bilim dergilerini okuyun. Bir sigara parası falan değil inanın! Artık gına geldi cahillikten!

Aile nedir? Heteroseksizme erkeklik üzerinden hizmet eden bir şeydir. Yani bireyleri doğurtup belli bir yaşa getirmekten öte faideli hiçbir fonksiyonu yoktur.
Nedir aile; şiddettir. Şiddet ailede öğrenilir, ailede beslenir ve ailede yerleşik hale getirilir.
Baskıdır aile; bireyler geleneksel değerler ve ahlak bahanesiyle özgürlüklerini asla yaşayamazlar, cinsellik başta olmak üzere huzur içinde kendilerini gerçekleştiremezler ve asla kendi yapılarına uygun ne geleceklerini çizebilirler ne de herhangi yapmak istedikleri bir şeyi yapabilirler. Onlar adına hep aile karar alır ve uygular.
Cinayettir aile... Bakınız kadın cinayetlerine, eşcinsel cinayetlerine; genellikle aile bireyleri tarafından gerçekleştirilmektedir.
Aile heteroseksist devletin, bireyler üzerindeki bir maşasıdır.
Ben aile kavramına aile bireylerini sevmek dışında hiç inanmadım ve bu doğrultuda bir kendimi gerçekleştirme durumum olmadı.
AMA BUNA RAĞMEN AİLE DEĞERLERİNE İNANANLARDAN ÇOK DAHA DÜRÜST, ÇOK DAHA SEVGİ DOLU, ÇOK DAHA İNSANCIL, ÇOK DAHA VATANA-MİLLETE FAYDALI BİR YAŞAMIM OLDU.

Dün yabancı uyruklu Türkiye'de yaşayan bir kadın diyor ki, bizim oralarda bir kadın boşanmak istiyorsa boşanabilir, isterse kötü kadın olsun ama öldürülmez! Ben Türkiye'de her gün kocalarının keyfe keder şekilde karılarını öldürmesi karşısında şoklar içindeyim. En çok da kocalrının karılarını öldürmelerini haklı bulan kadınlara şaşırıyorum. Bunlar geri zekalı mı!

Benim ailem, benim eşcinselliğime hiç karışmadı;. Belki de karıştırmayacağımı bildikleri için. Bana Tanrı bile karışamaz çünkü! Karışacak olan varsa, buyursun gelsin! Ama ailem, hiç de öyle beni anlamaya çalışmadı. Yani eşcinsel olduğum için bir sıkıntı yaşayıp yaşamadığımı falan sormadı. Yani başına bir şey geldi mi, okurken veya çalışırken, veya askerdeyken üzüldüğün durumlar oldu mu diye hiç anlamaya çalışmadı. Zaten böyle bir beklentim de olmadı. Çünkü ben güçlü birisiyim; birilerinin halledebileceği kadar akılım ve fikrim var. Destek çıkıp çıkmamaları da hiç önem teşkil etmedi. İnsan birilerinin desteğiyle ne kadar varolabilir ki? Elbette desteğe ihtiyacı olan eşcinselelr vardır ve desteklenmelidir aileleri tarafından. Ama desteklemiyorlarsa, bırakın eza etmeyin en azından. Rahat bırakın ki, hayatta kalabileceklerse kalsınlar. Ama ne yapıyor aileler; eşcinsel olduğu için çocuklarını dövüyorlar, dışlıyorlar, e öldürenler olduğunu da biliyoruz. İçişleri Bakanı bile aile değerleirne ters diyorsa eşcinselliği... Benim ailem bana böyle bir şey yapmaz da, yapamaz da; çünkü ben kendimi savunabilirim. Çünkü ben eksik taraflarıma rağmen, hayatta kalabilme potansiyeline sahip biriisiyim. Çünkü aklım var, fikrim var ve kendimi ifade edebilecek bir kapasitedeyim.

O bir insan, o bir kadın veya erkek, o bir hayvan; kedi, köpek, vs. O bir avukat, o bir ağaç, Süleyman Soylu bir homofobik, kuru fasülye-pilav, insanlar uyuyor, insanlar sıçıyor, sevişiyor... Bir yaşam var... Ve ben de bir eşcinselim... Ve hiç kimseye bir zararım yok faydamdan başka; vergimi de veriyorum, askerliğimi de yaptım, emekli olacak kadar çalıştım da... Bu kadar basit, anlayabiliyor musunuz? Yani anlaşılmayacak ve kafa karıştıracak bir şey var mı eşcinsellikte?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu eşcinselliğe karşı çıkarken, "Ben bunu çocuklarıma, aileme, çevreme, akrabalarıma, arkadaşlarıma doğru bulmuyorum." demiş. Süleyman Soylu, eşcinsellerin de ailelerinin, arkadaşlarının, çevrelerinin, akrabalarının olduğunu unutıuyor sanırsam. Ve eşcinsellerin aileleri, arkadaşları, çevresi ve akrabaları onunkinden daha az değerli değil..! Bu ayrımcı bir tutumdur. Hem eşcinselliği doğru bulmuyorum demek, ne demek. Eşcinellik hayatın gündelik yaşamın bir gerçeği. Bunu doğru bulmamak, konuyu bilmemek demektir. Toplumsal gerçeklere duyarsız bir kişinin bakanlık yapmasıysa eksik kalacaktır elbet. İçişlerinin görevi nedir diye sormak istiyorum. Bazı şeyleri doğru bulup, kendine ters gelen şeyleri yok saymak mıdır? O zaman kimin bakanlığını yapıyor böyle bir bakanlık?

İnsanların zekasını ve cahilliğini ölçmek için "Eşcinsellik nedir?" diye sormak yeterlidir..!
a) Hastalık mıdır?
b) Ahlaksızlık mıdır?
c) Günah mıdır?
d) Özenilerek mi olunur?
e) Hiçbiri!

Madonna, Ajda Pekkan hayranı diye haber çıktı. Madonna'nın da fotoğrafçılığını yapan Mert Alaş, ona Ajda'yı tanıtmasa, Madonna nereden bilecek ki Ajda Pekkan'ı? Ajda Pekkan uluslararası bir şarkıcı değil ki! Keşke Mert Alaş, Madonna'ya Nükhet Duru, Sezen Aksu ve Nilüfer'den bahsetseydi. Tabi onlardan bahsederse, madonna sanatçı olmadığını anlar! Madonna'yı sevmediğim anlamı çıkartılmasın, ona tapıyorum adeta, ayrı mesele!


Zülfü Livaneli'nin, saydığı isimler arasında, müzikten sadece bu 4 isim var. Bundan sonra kare as kim diye tartışılmaz artık. Zülfü Livaneli söylediyse olay bitmiş,konu kapanmıştır...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder