25 Temmuz 2019
Eşcinsellik
Polonya'nın bir köyünde 9 yıldır erkek çocuk dünyaya gelmiyormuş ve erkek doğuracak ilk çifte ödül verilecekmiş ama cinsiyet eşitliğini savunduğu için iddia edildiği üzere sapkınlık olan eşcinselliğe kucak açan İstanbul Sözleşmesinin ve gene eşcinsellik propagandası yaptığı iddia edilen Netflix kanalının, doğacak bu erkek çocuğunu eşcinselliğe özendirmesinden korkuluyormuş. Polonyalılar erkek çocuk yapsın mı, yapmasın mı?
26 Temmuz 2019
Elin siyasisi homofobik söylemde bulununca istifa ettiriliyor, bizimkiler tam aksine eşcinsellik sapıklık diye diye kuduruyor.
Eşcinselliğin özenilerek olunan bir şey olmadığını ve olamayacağını herkes biliyor aslında. Eşcinsel düşmanları eşcinselleri nefrete nasıl hedef gösterecek; hastalık dediler tutmadı, sapıklık dediler tutmadı, günah dediler tutmadı; şimdi de özenilecek bir şey diye sarıyorlar eşcinsellere. Toplum da homofobik ya, sessiz kalıyor işte!
Tarih, elalem ne der diye ahlakçılık baskısı altında yaşayanların açığını falan yazmayacak; bir yenilik, bir devrim yapabilmiş misiniz, hayata bir güzellik katabilmiş misiniz onu yazacak. Tarih ne yapsın Ayşe'nin Mary'nin, Mehmet'in George'un ne yaptığını..? O yüzden tutmayın kendinizi elalem ne der diye, içinizden geldiği gibi yaşayın gitsin; elalem sizsiniz aslında; sizin kendi kendinize uyguladığınız oto baskı! Koskoca evrende nokta bile değilsiniz! Hesabınızı da vicdanınıza verin; toplumların yarattığı psikolojik, uhrevi, bilim ve gerçek dışılıkların sizden hesap sorma ihtimali sıfır çünkü!
Arada kalmış, ne kadın ne erkek olabilmiş, karı kılıklı obneleri sevmiyorum! Yanlış anlaşılmasın, transları kasdetmedim. İçiyle barışamamışlardan bahsediyorum...Bir de "ay ablaaa", diye lafı geveliyorlar ya..!
Hayatları üzerinden tiyatral performans sergileyen ve bir nevi eşcinsel hakları için aktivizm yapan Esmeray ve Seyhan gibi arkadaşları çok takdir ediyorum. Ben bunu düşüneli çok oldu ama hep önceliklerim başka olunca, askıda kaldı. Bakalım gelecek ne gösterir....
EŞCİNSEL ROL DİYE BİR ŞEY Mİ OLUR; ANCAK BİR EŞCİNSEL ÜZERİNDEN HOMOFOBİ ANLATILABİLİR?
Heteroseksüel diye rol var mı da, tiyaro ve sinemada eşcinsel rol olsun; cinsel yönelim nasıl oynanıyor sahi? Olsa olsa hemcinsler arası sevişme sahnesi olablir en fazla. Eşcinsel denilince kıçını başını oynatan kadınsı erkekler veya travestiler geliyor. İnsanlar cinsel yönelim ve cinisyet kimiliğinden öte toplumsal cinsiyet rollerini karıştırdıklarının farkında olamayacak kadar bilgisiz ve bilinçsizler. Çünkü ben hayatı performe ederken hemcinsime olan duygularımla hareket etmiyorum ki. Tenis veya badminton oynarken, yüzerken eşcinselce bir davranış mı var, var da ben mi bilmiyorum? Yiyip içip yatarkenin veya sıçarkenin eşcinselcesi mi oluyor? Bir erkeğin kadın gibi davranması, bir kadının erkek gibi davranmasının cinsel yönelimle alakası ne kadar vardır tartışılır. Tartışılır diyorum, çünkü günümüzde toplumlar, toplumsal cinsiyetten bağımsız bir kimlik düşünemiyor. Eşcinseli de dahil kendine bir rol seçiyor heteroseksist içselleştirmelerden dolayı... Dolayısıyla oyunculukta da toplumsal cinsiyetle özdeştirilmiş, karükatürize-dalga geçilen eşcinsel roller görüyoruz. Oysa toplumsal cinisyetten bağımsız eşcinselliğin, homofobiye maruz kalan hayatları gözler önüne serilmeli. Mesela Küçük İskender'in kurduğu bir derginin, öldükten sonra kendisine başsağlığı ilanı vermemesi öyle büyük bir homofibidir ki; sanatı bile yok sayan bir homofobi. Derginin şu anki yöneticisinin savunusu da, ben Küçük İskender'in şiirlerini sevmek zorunda değilim; sanat anlayışına bakar mısın; kendi sevdiğini sanat sayan bir anlayış. Hatta daha da kötüsü, sanat anlayışı cinsiyetçi, homofobik; Küçük İskender eşcİnsel olmasaydı, bırakın kurduğu derginin başsağlı dilemesini, Cumhurbaşkanı bile başsağlığı diler, adına Cuma namazı bile kıldırırdı...
Zamanında beni transfobiklikle suçlayan eşcinsel ve derneklerden birini savunan ve beni köylü olmakla aşağılayanlardan birine kaç para karşılığında çemkirdiğini sorduğumda, beni mahkemeye vereceğini söylemişti. Şiimdilerde görüyorum da bu karı kılıklı obneyi, o derneğin kadrolu elemanlarında biri...
Bu hayatta kişisel menfaatleri için beni üzen herkesten hesap soracağım bir mahşer günü olacaktır elbet unutulmasın. Çünkü ben asla umutmam!
27 Temmuz 2019
Türkiye'nin 1 numarası İncilipınar Park'ı, eşcinsel ve sığınmacılar gibi hayatın farklı mozaiklerine kucak açan demokratik bir sosyo kültürel alandır!
29 Temmuz 2019
Eşcinsellik
Dinci yobaz gazete Yeni Akit, eşcinsellik için iki erkek arasındaki iğrençlik demiş. Ulan bütün dünyayı eşcinsellerin üzerine salsanız sizi kim tınlar. Sizler cahil, geri zekalı insanlarsınız. Ulan doğayla nasıl baş edeceksiniz ki? Eşcinselleri yok etseniz bile her evlilikten gene eşcinsel çocuk doğacak. Dötümle bile gülemiyorum böyle aptallıklara. Şunu kafanıza iyice sokun. Her evlilkten nasıl heteroseksüel çocuklar doğuyorsa, eşcinsel çocuklar da doğuyor. Bu kadar basit. Anlayabiliyor musunuz?
1-2 yıl içersinde hayatımdan ve sosyal medyadan eşcinselleri ve spor yaptığım bazı kişiler hariç herkesi çıkardıktan sonra hem psikolojik, hem de fiziksel olarak sağlığıma kavuştum. Gerçekten istikrarlı bir hayatı olmayan insanlarla uğraşmak çok zor!
SON DAKİKA HABER'in pespayeliğine bakar mısınız?
"George Michael sanat hayatının son yıllarına doğru eşcinsel olduğunu fark edip cinsel yönelimLERini(Kaç tane cinsel yönelim değiştirdi ki çoğul kullanıyor?) değiştiren George Michael, 23 yaşındaki Çek asıllı erkek cinsel ilişki işçisini, saati 150 sterline yatına davet edip saatlerce öpüştü."
Nedir ya cinsel yönelimini "değiştirmek", "erkek cinsel ilişki işçisi"..? Saatlerce öpüşmüş "eşcinsel ilişki işçisi"yle! Sanki oradaymış gibi detaysal şekilde bir eşcinsel tarafından tahrik amaçlıı erotik hikaye dili kullanılmış gibi resmen. Bir de içine almadı, sadece sürttürdü falan da deseydi!!!
Diğer
BELEDİYENİN GÖSTERMELİK SPOR HİZMETİ BURAYA KADARMIŞ!
Yüzme konusunda daha çok vatandaşa hizmet vermek için İncilipınar Yüzme Havuzu'nda serbest bölümlerin kaldırılması konusunda gerçek ortaya çıktı. Daha çok vatandaşa hizmet vermek hikaye. Havuz yüzme bilenlere İncilipınar Yüzme Havuzu paralı hale gelmiş. Öğretmenn dediğine göre aylık 120 veya 150 lira olacakmış. Çok yakında ihaleye çıkartılıp özelleştirilirse hiç şaırmam. Hizmet ağızlara bir parmak bal şeklinde. Ben 7 yıldır belediyenin sporlarına katılıyorum. Gerçek bir spora hizmet yok maalesef. Yani tatmin edici değil. Göstermelik gibi dersem umarım yanlış anlaşılmaz. Yani sembolik! Oysa belli bir yaşın üzerinde olup da spor yapmak isteyenler, örneğin badminton ve tenis oynayanlar salon ve kort istiyor sadece. Bakın tenisten örnek vereyim. Tenis, haftada iki gün ama sadece 15'er dakika sürüyor kişi başına. Bu da toplam haftada yarım saat. Yani gülsen komik bile değil bu uygulama. Kortun var mı, var. Bırak kullansın her semtteki kortları vatandaşlar. Al sana badminton örneği. Bakırlı'daki bir Lise'nin salonunu vermişler koskoca Denizli'ye. Hiç kimse gitmiyor, bir de gidecek olsa acaba hizmet yetiştirebilecek mi? Oysa şehir içindeki daha önce badminton oynadığımız İncilipınar ve Atatürk ilköğretim okulunun spor salonlarında yaz sezonunda oynayabiliyorduk. İncilipınar Spor Salonu'nun yanındaki tenis kortunuysa, belediyenin halk oyunları öğretmenleri, yetişkinler oynarken-dans ederken, çocukları orada eğleniyor diye tenis oynatmıyorlar. Olmadı kortun netini söküyorlar. En son da net falan yoktu kortta. Belediyenin spor birimi, eğer vatandaşa gerçekten spor hizmeti verilmek isteiyorsa, kökten değiştirilmeli. Çünkü gördüğüm kadarıyla hiçbirinde spor ruhu yok. Laflarımın arkasındayım. Spor öğretmenlerinin yüzlerine karşı da söylerim bunları, en yetkili kişiyede. Bu arada serbest bölümde yüzenlere, diğer semtler de ancak saat 7-10 arası, o da ilk 4 gün kayıt süresinden sonra kontenjanda boş yer kalırsa. Yani yüzme bilip de yüzmek isteyenlere direkt veya dolaylı engeller çıkartılmış. Oysa yeni başlayan, yani yeni yüzme öğrenmek isteyenler için sadece ilk kulvar kullanılıp, diğer kulvarlar boş duruyor. Dediğim gibi burada amaç daha çok vatandaşa hizmet falan değil, yüzme bilenlerin para vermezler ise, havuzlardan ayağını kesmek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder