5 Temmuz 2019 Cuma

2019 Haziran'ı demokrasiye gebe!

Bütün ana medyanın muhafazakarlaşarak homofobikleşme sürecini yaşıyoruz şu anda. Muhalefet eşcinsellere sahip çıktıkça, ana-muhafazakar medyanın sayfalarından her gün aile, ahlakçılık ve din üzerinden eşcinseller nefrete hedef gösteriliyor. Ner'den cesaret alıyorlar; muhafazkar iktidarla birlikte, eşcinseller kendileri dahil, toplumun eşcinsellik konusunda bilinçsizliğinden dolayı toplumun genelinin homofobik olmasından. İnanılmadığı için, eşcinselliği savunacak ve eşcinselliğin arkasında duracak bir kitle yok çünkü. Eğer muhalefet olarak CHP toplumun, eşcinsel hakları savunuculuğuna tepki gösterebileceğini göze alarak eşcinsellere sahip çıkıyorsa, ben bu savunuculuğun samimiyetine inanıyorum artık ve hayatım boyunca ilk defa eşcinsel haklarının geleceği konusunda umutlanmaya başladım. Özellikle Onur Yürüyüşlerinin yasaklı olduğu 5. yılında muhalefet konumundaki CHP ve HDP belediyelerinin eşcinsel onur ayını tebrik etmeleri, T.C. tarihinde ilk defa görülen bir şey ve bu sadece eşcinseller için değil, demokrasi adına da çok sevindirici bir şey. Çünkü heteroseksist bir toplumda eşcinsel haklarının savunulacağı bir noktadaysak, baskının uç boyutta olmasından dolayı da olsa, diğer yasaklar ve diğer alanlarda da değişime gebe olduğumuzu gösterir bu. Bu yüzden ben eşcinsel hakları mücadelesinin 50. yılında, Türkiye'deki bu gelişimi devrim niteliğinde görüyorum. Yani yasaklar arttıkça ve umutlarımız tam yıkılmaya başladığı bir dönemde, sanki Türkiye'nin laik damarı "yeter artık" dedi gibi bir şey oldu. Tabi bunda haksızlığa uğrayan kesimlerin birlik beraberlik içersinde olarak muhafazakar iktidara cevap vermesinin payı çok yüksek. Muhalafet de bu demokratik birleşmenin sonucu belediye seçimlerinde büyük şehirleri kazanmasının ardından, eşcinsellik gibi uç demokratik konularda da kendini ifade etmek konusunda cesaretlendi. Ve CHP'nin demokrasi gereği farklı yaşam biçimlerinden dolayı kimsenin ayrımcılığa maruz kalmaması gerektiği konusundaki kapsayıcılığı, muhazakar iktidarı oldukça rahatsız etti. Çünkü muhafazakar iktidarların antidemokratik baskı silahlarının ellerinden alması, onun iyice gücünü kaybedeceği anlamına geliyordu. Düşünsenize muhafazakarlığın aile ve ahlakçılık üzerinden artık baskı yapamayacağını... Ne ile taraftar toplayacaklar bunlar olmasa? 2019 Haziran ayı, bir dönüşümün, uyanışın başlangıç tarihi hissi veriyor bana. Eşitlik, özgürlük, kısaca demokrasi, laik anlayış tekrar filizlenmeye başladı. Ve gördüm ki, eşitlikçi-özgürlükçü farklılıklar bir araya gelince başaramayacakları hiçbir şey yok. Muhazakarların asıl korktuğu da işte bu bütünleşme; çünkü parça parça herkesle mücadele edilebilinir ama birlikten doğan gücün önüne geçilemez; hele bir de eşitlik ve özgürlük söz kunusuysa...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder