13 Temmuz 2019 Cumartesi

Gerçek bir yaşam hikayesi: KIRIK PROTEZ! KALBİNİ SORMAYIN; HARABE!


"BİR KÖPEK OLSAYDIM EĞER, EN AZINDAN ÖNÜME MAMAI KOYARLAR, SAHTE DE OLSA BAŞIMI OKŞARLARDI!"
Bu mektubu yazarken, formaliteden kuruluşların hiçbir amaca hizmet etmeyeceğini biliyorum. Birleşmiş Milletler'in de oportünist ve de formaliteden bir kurum olduğu uygulamalarıyla ortada. Çünkü Denizli'ye de şubelerini açtılar ama saçma sapan bir şey işte; sadece adı var; Türkiye'deki bazı dernekler gibi (Özellikle eşcinsel derneği Kaos GL) rapor tutmaktan öteye gidemiyorlar. Ama denize düşen yılana sarılır misali, bazen ölüm kalım anlarında insan yaşam umuduyla gene de yardım talebinde bulunmadan edemiyor. Konuyu uzatmayacağım. Denizli'de; bir bacağı diz altı kesik protezli, diğer ayağı da başta olmak üzere kan dolaşım sistemi bozukluğu olan, bu yıl ise safra kesesinde taş tespit edildiği için sancı krizlerine giren, yüksek tansiyonu bulunan ve uluslararası politikalar yüzünden 3. bir ülkeye gidemeyip 4 yılı aşkın süredir Türkiye'de mülteci konumunda bulunan 52 yaşındaki Javad isimli İranlı eşcinel kardeşimiz ciddi anlamda ekonomik ve sağlık problemleri yaşıyor. Bir gün Amerika veya Kanada vizesi çıkar umuduyla hem fziksel anlamda acılara katlanmak zorunda kalıyor, hem de sefil bir yaşam sürüyor. Son olarak, çok da sağlıklı olmayan ve iyi-kötü idare ettiği bacak protezi düşme sonucu kırılmıştır ve şu anda tamamen oturak bir yaşam sürmek zorundadır. Son telefon konuşmamızdaki duygusal çöküntüsünü kendi sözleryle paylaşarak durumun vahametini anlamanızı istiyorum: "Eğer bir köpek bile olsaydım, önüme mamamı koyarlar, başımı okşarlardı. Bir köpek kadar bile değerim yok bu ülkede yabancı olduğum için.". Evet daha önce yaşamadığı bir ülkede mülteci konumunda olmak, hem de bacak engelli 52 yaşında eşcinsel bir mülteci olmak, buna bir de safra kesesi ve tansiyon gibi krizlere sebep olan acil sağlık problemlerini de ekleyin, maddi anlamda çok zor bir yaşamı saymıyoruz bile, SORUYORUM SİZE; KOLAY MIDIR? Anlayabilir misiniz bu durumu; yoksa işinize gelmediği için anlamak mı istemezsiniz? Mülteci olarak bulunulan ülkenin yardım kuruluşlarında da şöyle bir uygulama var; YABANCILARA YARDIM ETMİYORUZ. Toplumun gözünde yabancı konumunda olmak zaten öteki olmak için yeterli bir sebep. Bana hiç kimse insanlıktan bahsetmesin; bir tarafta insanlar ölüm-kalım mücadelesi veririken, diğer tarafta keyif aleminde. Bu duyarsızlığı da anlayabilirim insan türünün gelişimini tamamlayamamışlığından dolayı ama yardım kuruluşlarının anlayışsızlığını kesinlikle kabul edemiyorum. Onu da anlayabilriz aslında; o yardım kuruluşlarında çalışanlar da gelişimini tamamlayamamış birer memur. Mesela insnlar acı çekerken, ölürlerken normal şekilde yemeklerini yiyebiliyorlar, uyuyabiliyorlar, tatillerini yapabiliyorlar. O kuruluşların başında bulunan ülke iktidarlarına göreyse, insanlar birer robot! O yüzden herkes vicdani anlamda kendini kandırıyor. Sırf manrvi anlamda tatmin olmak için yardım ediyormuş gibi gözükmeye çalışıyor insanlar; gerçekten birbirilerini düşündükleri için değil. Türkiye'de önümüzdeki günlerde hayvanlar kurban edilecekler; oysa o kurban paralarıyla yardıma ihtiyacı olanlara destek olsalar, eğer varsa o cennet, kapılarını daha bir sonuna kadar açacaktır. Amacım kimseye hayat dersi vermek veya felsefe yapmak değil ama insanlık gerçekten içler acısı, hatta ölmüş vaziyette! Yazıklar olsun herkese! Ben kim miyim; yok imkanlarımla başta hayvanlar ve mülteciler için elinden geleni yapmaya çalışan bir sefil!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder