4 Nisan 2016 Pazartesi

Homofobinin bir sebebi de gizli eşcinsellerdir


Homofobinin bir sebebi de içselleştirilmiş homofobilerinden dolayı gizli eşcinsellerdir. Çünkü görünür olmamak yok sayılmayı pekiştirir. Eşcinsel hakları mücadelesini bir çığırtkanlık olarak görüyor gizli eşcinseller. Neymiş; homofobiye maruz kalanlar açık eşcinsellermiş, homofobiyi, homofobiye maruz kalanlar düşünmeliymiş... Peki görünür olmaları söz konusu bile olmayan şeriat ülkelerindeki eşcinsellerin idam edilmesini nasıl açıklayacaksınız? Yaşadığımız ülkede yıllarca eşcinseller görünür olmadılar; çok mu insanca yaşadılar? Heteroseksist dünyada mücadele etmeden homofobinin biteceğini, eşcinsellere özgürlüğün ve eşitliğin geleceğini mi sanıyorsunuz? Tamam özgüvenin olmayabilir, herkesin farklı bir psikolojisi vardır ama eşcinsel hakları mücadelesine dil uzatmayın bari. Hiçbir eşcinsel aktivistin kahramanlık yapmaya veya görünürlükten prim yapmaya ihtiyacı yoktur ve böyle bir şey söz konusu bile olamaz. Bir kere aktivistler kendileir için bile mücadele etmiyordur biliyor musunuz... Çünkü onlar kafalarının içinde halletmişlerdir eşitliği, özgürlüğü... Bunu sadece hayata geçirmeye çalışıyorlardır. Çünkü kafasında engelleri kaldıran insanlar, günlük hayatta mümkün mertebede gerçekleştiriler kendilerini... Onların derdi, herkese eşitliğin ve özgürlüğün gelmesidir... Eşcinsel hakları mücadelesi bir çığırtkanlık değil, herkes kadar eşit ve özgür yaşama mücadelesidir arkadaşlar, yapmayın böyle çığırtkanlı-mığırtkanlık diyerek... Ben homofobiye maruz kalmıyorum diyenler yalan söyledikleri gibi, çünkü görünür olmamak için çok bahaneleri vardır onların, dediğim gibi eşcinsel hakları mücadelesi ve homofobi münferit bir durum değildir. O yüzden en ötekileştirilmiş bir kesim olan eşcinseller için "bana necilik" ve "başına gelen kendisi düşünsün"cülük olmaz, olamaz, olmamalı... Bu sözlerim ünlüsünü de kapsıyor, ünsüzünü de... Kariyerlisini de, kariyesizini de... Herkesi de... Hiçbir hak mücadelesi görünür olmadan ve sesini çıkarmadan başarıya ulaşamaz... Bu da böyle biline... Benim açık eşcinsel olarak yaşamam ve görünür olma çabamın kendimi göstermekle zerre kadar alakasının olmadığı falan da bir anlaşılsa... "Bakınız siz de böyle yaşayabilirsiniz" diye cesaret vermeye çalıştığım bir anlaşılsa... Bir de açık eşcinsel olarak kaybedilecek bir şey var ise, var ise diyorum ama bakın, çünkü bana göre yok, var ise de benim kaybedeceğim şey sizinkinden daha az olamaz ki... Ne tuzum kuru, ne de tuzsuz bir insanım... Mücadele vermek için bir şey olmak veya olmamak gerekmiyor çünkü... 1 Mayıs gibi, 17 Mayıs gibi görünürlük günleri yaklaşıyor... Ben her gün görünür bir eşcinselim de, gay-et özel günlerimizde bazı arkadaşlarımızın düşündüğü gibi daha bir çığırtkan olurum artık, daha bir ön plana atarak göstermeye çalışırım kendimi..!!!

Bu yazıyı yazmama sebep olan gizli eşcinsel olan ve gizliliği savunan arkadaşıma yazıyı okuttum da, hayatımın şokunu yaşadım sözleri karşısında... "Bizler herşeye rağmen sizlere saygı duyuyoruz. Tüm olumsuzluklarınıza, toplum ve medya önünde dışlanmanıza rağmen sizlere kucak açıyoruz. Bu nedenle sizlerin bizi kabul etmesi, hatta baştacı etmesi gerekiyor..."


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder