14 Şubat 2016 Pazar

Yeşim Salkım'ın starlık sırrı


Müzik, hayatımın 1 numarası olmasına rağmen, öyle sanatçılara ait imza gibi, eşya gibi şeylere saplantılılığım hiç yoktur. Sanatçılarla merhabalaşayım, sohbet edeyim gibi arzularım da.. Onlar müziklerini yapsınlar, ben de müzikleriyle mutlu olayım... Ama bazı sanatçıları çok seviyorum ve onlarla kontağımın bir hatırası olarak da imzalı albüm anlamlı olabiliyor... Sanırım onları müzikleri dışında da bazı konularda seviyorum. Kimisinin duruşunu, kimisinin sıcaklığını, vesaire... Yeşim Salkım'ın da iletişimini, insanlara yaklaşımını, konuşmasını, duruşunu, havasını, özgüvenini, vesairesini seviyorum şarkıcılığının yanı sıra. O yüzden onun bir imzasını almak güzel bir an-ıy-dı benim için. Denizli'ye gelince bir alış-veriş merkezindeki programında hayranlıkla seyrettim onu. Gene çok zarifti, incecikti, sıcacıktı... BU ÇOK ÖNEMLİ; İZLEYİCİSİNE, DİNLEYİCİSİNE, İNSANLARA ÇOK SAYGILIYDI. Hiç öyle burnu yükseklerde, kibirli birisi değil. Yıllar önce Denizli'ye geldiğinde konserinde izleyicisine karşı samimiyeti ve saygısı ne ise, gene aynıydı. Belki de onu star yapan ve 90'lı yıllardan günümüze yıldız elektriğinin eksilmemesinin sebebi sanatıyla beraber, insanca samimiyetiydi de. Dün şarkılar söyledi, sohbet etti halka... Bir çok insan onu çok seviyordur, çok büyük bir fanatiği olabilir ama ben de kendimce çok seviyorum ve çok mutlu oldum onu yakından görebildiğim için... Çünkü insanlara, insanca bakışını gördüm... Sanatçı aurasının, yıldız aurasının gerçekliğini pekiştirdim... Ona şunu sormak isterdim... Bu ülkede bir sanatçı olarak istediklerini yapabildin mi, poatansiyelinin hepsini değerlendirebildin mi, yapmak istediğin bir şeyler var mıydı daha başka müzik adına..? "Şehrin Işıklarını" söylerken Londra'dan bir şarkıcı profesyonelliğiyle söylüyordu çünkü...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder