19 Şubat 2016 Cuma

Diyanet cinselliğe kafayı niye bu kadar çok takıyor?

Eşcinsellik günah, müzik günah, cinsellik günah...
Tanrım beni günahkar yaratmaya ne hakkın vardı?!
Ben kendi cinsimden hoşlanıyorum; sevgimi, aşkımı ancak bu şekilde gerçekleştirebiliyorum; içimden gelmiyor karşı cinsi duygusal ve cinsel anlamda sevmek; hatta midemi bulandıryor, tiksiniyorum; anlatabiliyor muyum, TİK-Sİ-Nİ-YO-RUM!
Müzik ise bir numaralı varoluş sebebim; o kadar ki, müzik olmasaydı yaşamın benim için anlamı olmazdı, müzik olmasaydı ölmek umrumda bile olmazdı. Anlatabiliyor muyum; 1 numaralı maneviyatım benim müzik.
Dolayısıyla dans da...
Karnın acıkır yemek yersin, uykun gelir uyursun, tuvaletin gelir boşaltırsın, sevgin gelir sevişirsin, seksin gelir seks yaparsın, duyguların depreşir müzik dinlersin...
Bunların günahla ne alakası olabilir..?
Çok gülünç gerçekten...
Bu insanla dalga geçmek mi, insanı yaşamdan soğutmak mı, insanı insan yerine koymamak mı..?
Benim içimden geldiği gibi yaşamamın...
Benim içimden geldiği gibi eşcinselliğimle, müzikle, aşkla, sevgiyle, seksle yaşamamın kime ne zararı var ki...
Biri dur demeli Diyanet'e...
Çünkü benim değerlerimi karalıyor...
Müziksiz-sanatsız, aşksız, sevgisiz, cinselliksiz, kimliksiz bir hayat sürülebilir mi?
'Müzik, cinsel arzuları tahrik ediyorsa günahtır' demiş de Diyanet...
Diyanet böyle fetva vermiş diye de, benim kendimden vazgeçecek halim yok tabiki de...
Ama insan durduk yerde niye karalansın ve hedef gösterilsin ki...
Sahi bu diyanet cinselliğe niye bu kadar kafayı takıyor her canlının yaptığı...
Bu ahlaksızlığın önüne geçmek değil, insanları temel ihtiyaçları aracılığıyla lanetlemektir...
Gerçek ahlaksızlık hangisi acaba?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder