18 Ocak 2014 Cumartesi

Eşcinsellerin duyguları hiç anlaşılamadı, bu gidişle anlaşılamayacak da


Eşcinsellik diyince birbiriyle ilişkiye giren ve sapık denilen, hasta olarak görülen, Tanrı'nın lanetlediği veya kadın kılığına girmiş erkekler akla geliyor, erkeklerden soğudukları için sevgiyi birbirlerinde arayan kadınlar akla geliyor, daha ayrıntılı kimlikler ise bilinmiyor bile. Bu insanlar neden birbirlerini seviyor diye düşünmüyorlar hiçe. İnsan laf olsun diye içinden gelmeyen bir şeyi yapar mı? İçinden gelmese kendi cinsini sever mi? Durduk yerde cinsiyetini değiştirmek ister mi?... Hastalık diyorlar; sapıklık diyorlar, ahlaksızlık diyorlar hiçbir gerekçe sunamadan. Kendine benzetemeyip hükmedememenin iftirasından başka bir şey değil bu. Karşındakini anlayamamak, hatta anlamak istememek bir eksiklik, bir hastalıktır ama hem kişinin kendisine zarar veren, hem de karşısındakine. Ben şuna inanıyorum. Hayatta bir koşullanmaya müsait beyinler vardır, bir de koşullanmayı reddedebilecek beyinler. Ben seni kabul ediyorsam senin tek doğru olduğundan değil, seni anlayabildiğimden ama sen beni neden reddettiğini bilmiyorsun veya bilmek istemiyorsun ve istememenin sebebi olarak da bana akıl ve mantık çerçevesinde bir gerekçe sunamıyorsun. Senin din anlayışın, ahlak anlayışın, sağlık anlayışın benim insanca yaşamamın önünde bir engel olamaz, olmamalı. Bırakın beni, hasta olarak yaşayayım, ahlaksız olarak yaşayayım, sapık olarak yaşayayım, yaşayalım. Bizim kimseye zararımız yok ama sizin hem bize, hem de kendinize zararınız çok. Bizim sevgimizi anlayamayanlar, acaba sevginin, sevmenin ne demek olduğunu tam manasıyla biliyorlar mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder