Daha en başta yazacaktım ama bugüne kadar kim anlamış da, mağdur olsalar bile gene anlamazlar diye düşündüm. Evet, heteroseksist bir dünyada bir eşcinsel olarak, eşcinsel mağduriyeti anlık değil, tüm zamanlık olduğu için, bilinçli bir eşcinselin bunu her daim dile getirmesinden başka bir çıkar yolu yoktur. Harp döneminde bile!
Eşcinseller, LGBT'ler yıllardan beri sırf cinsel yönelimlerinden, cinsiyet kimliklerinden dolayı, muhafazakar ve cinsiyetçi iktidarların (muhafazakar olmayanları da dahil edebilirsiniz bunlara) kolluk güçlerinin şiddetine, keyfi muamelesine maruz kalıyor. Bundan haberiniz var mı, var da bilmezlikten mi geliyorsunuz? Gezi Parkı direnişi otoriteye karşı bir sabrın taşma noktasıdır ama biz eşcinseller doğdukları günden ölünceye kadar sabır taşı olmak zorunda kalıyorlar. Neden? Çünkü konu eşcinsellik olunca son direniş örneğinde olduğu gibi, kimse bizim yanımızda yer almıyor. Bir ağaç kadar bile değerimiz yok desem ağaçlara haksızlık, doğaya karşı gelmiş olur muyum acaba? İnsanlık için biz isyana gerekçe bile olamadık ne yazık ki? Ağaçlar bile söküldükten sonra başka yere dikilmişler ama biz öldürülüyoruz ve gene tık yok.
Uzaktan kocaman bir abartı değil mi söylediklerim? Çünkü daha hiç kimse eşcinsellikle, eşcinsel yakınlarıyla yüzleşme noktasına bile gelmedi. Eşcinsellik çok uzaklarda tahayyül edilebiliyor en fazla. O yüzden çok da iplenmiyor. Zaten baş ağrıtmaması için yok sayılarak küçücük de olsa ortaya çıkmasına izin verilmeyecek bir tutum sergileniyor. Böyle olunca da eşcinsellik gizlenmek zorunda kalıyor.
Biz eşcinseller, öteki olmayı bırakın devlet, toplum, aile... tarafından yok sayıldığımız için isyan bile edemedik. Şu anda, daha önce karşı kutupta olup da devlete karşı omuz omuza olanlar, isyan öncesi devletle bize karşı birlik içindeydiler. Biz eşcinseller otoriteye karşıyız ama otorite ve otoriteye karşı olanlar toptan bize karşı. Bilmem yalnızlığımızı, ne kadar ötekileştirildiğimizi anlamak istiyor musunuz? İktidarın % 50 dışında bıraktığı kesimin içinde bile yokuz. Biz heteroseksist bir zihniyette sadace ahlaksız soyut kavramlarız.
Rakı, balık hakları mücadelesinin (Hafife aldığım zannedilmesin, sadece bir tabir. Çünkü benim için Türkiye'nin gerçek devrimi bu isyandır) biz de yanındayız eşcinseller olarak ama, insan haklarına biraz daha evrensel, biraz daha doğal, biraz daha kapsamlı bakabilsek, kendi haklarımıza kavuşunca diğerlerini gene unutmasak keşke. Devrim olacaksa tam devrim olsun, içinde eşcinseller de olsun. Nasıl iki cihan bir araya gelse bile Galatasay ve Fenerbahçe taraftarı biraraya gelmez düşüncesi bu isyanda çürütüldüyse, bu renkleri daha da çoğaltalım, gökkuşağına dönüştürelim. Bilmem çok şey mi istedim bir eşcinsel olarak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder