Özgürlük istiyoruz ama homofobiğiz!
Yazıp duruz gari - Denizli
Evde işlerim uzadı ve fotoğraf makinamı alıp tekrar Belediye'nin önüne gitmem neredeyse akşamı buldu. Yazıların fotoğraflarını çekerken eşcinsellere ve eşcinsel haklarına ait yazıların da olması, eşcinsellerin de özgürlük mücadelesindeki yerlerini Denizli'de de almaları, olması gereken bu olduğu için çok hoşuma gitti.
Yazı kampanyasına kendi aralarında karar vermişler. Güneş şemsiyesinin altında vatandaşlara yazı yazdırırlarken, kendi aralarında nöbetleşe görev yapıyor, yeme-içme ihtiyaçlarını da kendi aralarında ve onları desteleyen vatandaşlar tarafından karşılıyorlardı.
Hemen yanıbaşlarında liseli gençlerin okuma eylemleri vardı. Kitaplardan şiirler, çeşitli paragraflar okuyarak eylemi daha bir anlamlı hale getiriyorlardı.
(Yırttırnadım işte!)
Ben ilginç yazı örneklerinin fotoğraflarını çekmeye devam ederken, vatandaşlardan bir adam, eşcinsellikle ilgili yazının çevre tarafından tepki çekebileceğini söyleyerek, eylemdeki görevli arkadaşlardan kaldırmasını istedi. Eşcinsel bir arkadaşımıza ait yazının yer aldığı kağıdın "cırt" sesini duyduğum anda, benim TOMA'lar taarruza geçmişti bile! O kağıdın kaldırılmasını isteyen adam bin pişman olmuştu, özür dilemişti ama, eşcinsellere karşıtlıkla bir demokrasi olamayacağı için, benim durdurulmam imkansızdı. Eylemdeki o bir-iki arkadaş yaptıkları yanlışın farkına vardılar. Onlar da kötü niyetli değillerdi, sadece bazıları eşcinsellik konusunda bilinçli ve duyarlı olmadıkları gibi, gerginlik olmasını da istemiyorlardı. Eylemi destekleyen bazı vatandaşlar, benim tepkimin eylemci gençlere bir haksızlık olduğunu söyleyip üzerime bile yürüyünce, gençler ortalığı yatıştırmaya çalıştılar. Zaten eylemci gençlerin bir-ikisi dışında hepsi de eşcinselleri destekliyorlardı ve o arkadaşlarının yaptıkları yanlışın farkındaydılar. O yazının yırtılan yeri o anda yapıştırılmıştı ama biz eşcinseller toplumun gördüğü baskının kat be kat fazlasını hiç sebepsizce yıllardır gördüğümüz için, yatıştırılmam zaman aldı.
İnsanlar zannediyor ki, eşcinseller ve eşcinsellik konuşulamaz. Eşcinsellerin yanında yer alanlar bile, eşcinsellik kelimesini telaffuz ederlerken, seslerinin tonunu düşürüyorlar duyulmasın diye. Oysa eşcinseller gene aynı eşcinsel. Eşcinsel oldukları anlaşılınca mı kötü oluyorlar? Ne yazık ki öyle.
Böyle yazınsal bir eylemin nasıl akıllarına geldiğini sordum gençlere. Bazıları tepkilerini sprey boyalarıyla Belediye binasının önündeki taşlara yazınca, çevreye zarar vermemek adına, önce defter açmışlar, sonra da, bir türlü tamamlanamayan Denizli Horozu heykelinin koruyucu bariyerlerini, yazılarını yapıştırmak amacıyla kullanmaya karar vermişler. Açtıkları yazı masasıyla vatandaşlardan düşüncelerini yazıya dökmelerini ve yapıştırmalarını rica ederek de, yazı eylemine herkesi dahil etmişler.
Belediye önündeki gençler 6 gündür gece-gündüz burada çadır kuruyorlarmış. Özgürlük adına "Gezi Parkı" eylemini, yaşamlarında öncelikli hale geitirmiş durumdalar şu anda ve polislerin, yani devletin şiddeti bitmediği sürece, onlar da gitmeye niyetli değiller. Ben oradaki arkadaşlardan birisiyle, üstü açık eve dönüştürdükleri yerde oturup sohbet ederken, kadınlardan birisi onlara bir torba yiyecek getirdi. Evlerden gelen yemeklerin tencereleri, kapları yanıbaşımda duruyordu. Belli bir yaşın üzerindekiler, eyleme farklı bir şekilde destek oluyorlardı. Benim düşüncelerimi de yazdırdıkları defterden, cümlelerimden bir tanesini alıntılayıp büyük bir şekilde kartona yazarak, yazı tahtasına astılar. Farkındalar mıydı bilmiyorum, az önce yaşadığım homofobiyi anlatan cümleyi seçmişlerdi. "Birbirine karşı olanlar bile eşcinselliğe karşı".
Evet, orada özgürlük için yer alıp baskıya karşı olanlar bile, eşcinselliğe karşıydılar. Herkes demokrasi mücadelesi verirken, biz eşcinseller hem muhafazakarlara, hem de demokrat geçinenlere karşı demokrasi mücadelesi vermek zorunda kalıyorduk.Yani sadece otoriter devlet değil, demokrasi isteyenler bile sadece kendince ve kendine demokrasi istiyorlardı. Belki bu dünyada herkese yer vardı ama eşcinsellere yer yoktu. Neme lazım, hastalık-mastalık bulaşır demokrasiye değil mi! Oysa bir kişinin bile dışlandığı bir demokrasi, demokrasi olabilir miydi? Hani diyorlar ya "Her kesim demokrasi, özgürlük için birlik beraberlik içersinde" diye, bu anlık ve sadece sözde ne yazık ki.
"Bizsiz de bahar gelmez!"



















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder