22 Haziran 2013 Cumartesi
Duyarsızlığımıza geçmiş olsun!
İnternet bağımlısıyım ama gündemi takip edebilmek adına haberleri okumak için bağımlıyım genellikle ve en başta. İnternet elim kolum, her şeyim gibi. Kurtulmak istesem de aslında keyif aldığım ve kendimi mecbur hissettiğim bir bağımlılık bu. İnternet sayesinde bütün dünyadan, gerçekten her şeyden haberdar olabiliyor insan. Tabi hayatlarını sadece öğrendikleri ve bildikleri doğrultusunda yaşamak isteyenler için internetin anlamı daha farklı olabilir. İnternetin bana en büyük faydalarından biri, her şeyi takip edebilme arzumu gerçekleştirme imkanı sayesinde, duyarlılığımı daha da arttırması.
Gene haber tararken gazetelerin birinde (Milliyet), çocuklarının sağlık problemleri yüzünden zor durumda olan ve gerçekten yardıma ihtiyacı olan bir aile ile karşılaştım. Ailenin 7 çocuğundan ikisi milyonda bir rastlanan Epidermolysis Bullosa (EB) denilen genetiksel deri hastalığına yakalanmış. Bu rahatsızlık yüzünden çocuklarının hayati riskleri mevcut ve bu rahatsızlık gelişim bozukluğuna da sebep olduğu için, çocuklar kendi yaşıtları gibi hayatlarını normal yaşayamıyor. Tedavisi sadece Amerika ve Fransa'da mümkün olan bu rahatsızlık için gerekli olan ilaçları da SGK sağlamıyormuş. Babaları iş bulursa inşaata gittiği için de kendi imkanlarıyla tedavi ettirmeleri söz konusu bile değilmiş. Çocuklar göz göre göre ölecekler anlayacağınız. İşin kötü taraflarından biri de çocukların, rahatsızlıklarından dolayı acı çektikleri için sürekli ağlamaları.
Hani her şeyin başı sağlık denir ya, gerçekten sağlık olmayınca özgürlüğün bile bir anlamı kalmıyor. Sağlık olmayınca neyi yaşayabileceksin ki? Sağlık konusunda hem toplum olarak bilinçsiziz, hem de devlet olarak gerekli itinayı göstermiyoruz. Nelerin nelerin mücadelesini veriyoruz, kavgasını yapıyoruz da, kendi başımıza gelmedikten sonra ne sağlığımızın kıymetini biliyoruz, ne de başka sağlık problemi olanların halinden anlıyoruz. Yanlış politikalarımız yüzünden trilyonların hesabını yapıyoruz da gözümüzün önünde eriyip giden vatandaşlarımızın halini görmezlikten, bilmezlikten geliyoruz. İnsan kıymeti bilmedikten sonra refah devleti olmuşuz, demokratik olmuşuz neye yarar ki. İnsana, insanca değer verdikten sonra zaten eşitlik de olur, özgürlük de olur, demokrasi de olur. Ama önce insanlığı öğrenmemiz gerekiyor bütün bunlar için. Bunun için de başkalarını da kendimiz gibi düşünmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Biliyorum şu haber ne iktidarın % 50 hesaplarına, ne de muhalefetin, özgürlükçülerin % 50 hesaplarına dahil olmadığı için kimsenin umrunda bile olmamıştır. Sağlık problemi olanlardan çok, duyarsızlığımıza geçmiş olsun.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder