Klasik bir eşcinsel nefret saldırısı. Önce eşcinsel ayarlanır, sonra ilişkiye girilir, sonra da nefret eylemi gerçekleştirilir. Bu nefret eyleminden sonra hangi arada öldürmeye çalıştıkları kişinin eşyalarına çalmak akıllarına gelir ki? Yoksa ilk hedef hırsızlık mıdır? Çünkü eşcinsellere cinsel ilişkiyi araç olarak kullanıp maddi çıkar amacıyla yaklaşanlar da var. Çünkü direkt maddi amaçlarına ulaşamayabilirler. Eşcinsellik toplumumuzda normal karşılanmadığı için, ilişkiye girerek karşıdaki kişinin eşcinselliğinden emin olup kendilerini garantiye aldıklarını mı düşünüyorlar acaba? "Nasıl olsa bu eşcinsel, yaralansa sesini çıkaramaz, ölse eşcinsellik zaten tahrik unsuru" diye düşünüp, "Bize asıldı, zorla ilişkiye girdi, tahrik olup irademize hakim olamadık ve bıçakladık" diyerek kendilerini savunabilirler çünkü. Öfkenize hakim olamamışsınız ama cinsel iradenize niye hakim olamadınız demezler mi adama?
Şu aşamada zaten gazeteden öğrendiğimize göre İngiliz turisti suçlayıcı bir ifade yok. İleriki günlerde usulüne göre ifade vereceklerdir mutlaka. Çünkü yasalarımızda tahrik indirimi diye bir şey var ve eşcinseller, yargı tarafından da otomatikmen ahklaksız ve asılıp, zorla cinsel ilişkiye girerek tahrik eden sınıfında değerlendiriliyor. Yani nefret suçu işleyenlerin yargı gibi sağlam bir dayanakları var. Çünkü aktif cinsel ilişkiye girenler homofobik toplumlarda erkek ve tahrik olmaları olağan sayılıyor. Onların eşcinsel olmaları söz konusu bile olamaz. Çünkü eşcinsel dediğin sadece arkadan ilişkiye giren kişidir. Onlarla ilişkiye girenlerde ayartılan! Eşcinseller genel olarak potansiyel ahlaksız, hatta günahkar sayıldıkları için (Kim inkar edebilir dindar toplumların, dolayısıyla yasalarının dini kurallardan etkilenmediğini) adaletin de eşcinsellerin haklılığını görecek hali yoktur değil mi? Bugüne kadar öyle olmadı mı?
Bir İngiliz gazetesi de İngiliz turist Ward'ın eşcinsel ilişki sonucu değil, bir Türk kızını öptüğü için bıçaklandığını yazmış. Toplumumuzdaki bazı ailelerin, eşcinsel ailesi olarak tanınmamak için çocuklarının eşcinselliğini örtbas etmeye çalışmalarını anlayabiliyorum da, bir İngiliz gazetesinin, Ward'ın eşcinsel ilişki yüzünden değil, bir Türk kızını öptüğü için bıçaklandığını yazmasınıysa anlayamıyorum. Acaba onlar da yasalarımızı bildikleri için, eşcinselliğin Ward'ın aleyhinde kullanılabileceğini düşünerek mi böyle yazdılar? Sanıklar resmen itiraf etmişler "Kendi rızasıyla cinsel ilişkiye girdik." diye. Daha ne? Yoksa İngiliz basını da mı homofobik?
Aslında ailelerin veya suçun aleyhlerinde kullanılmasını istemeyenlerin homofobik tavır sergilemelerinin sebebi de, eşcinsellerin potansiyel kurban olarak görülüp nefret suçlarına ve nefret cinayetlerine maruz kalmalarının sebebi de, her ne kadar toplumdaki homofobi olsa da, aslında yasalarımızın eşitlikçi olmaması, farklılıkların tanımlanarak güvence altına alınmamaları. İnsanların yasal bir güvencesi olmayınca, saldırganlar da, kendilerini korumak isteyenler de kendilerini olağan dışı savunacaklardır tabi. Oysa bir insan cinsel yöneliminden dolayı saldırıya maruz kalıyorsa, bu bir nefret suçudur ve caydırıcı etkisinin olabilmesi için ağırlaştırılmış hapis cezasıyla cezalandırılması gerekir saldırganların. Bu "iki, iki daha dört eder" kadar kesindir. Ve bunu bile bile nasıl "ahlak anlayışımıza, geleneklerimize ters, hatta dinimiz reddediyor" diye cinsel yönelimi sana benzemeyen eşcinselleri yok sayabilirsin, nasıl haksızlık edebilirsin onlara? Hiç mi vicdanınız sızlamıyor insanlar eşcinsel veya transseksüel diye saldırıya maruz kalırken, öldürülmeye çalışılırken, öldürülürken?
Sonra da " 'Gezi' eylemleri çevre eylemini aştı." deniyor. Zaten çevre için eylem yaptığını söyleyen kim? Herkes adaletsizliğe, eşitsizliğe, haksızlığa tepki gösteriyor.
Düşünüyorum da böyle kaç erkek cinayeti eşcinsel cinayetidir acaba, ailelerin, çevrenin duyulmasın diye üstünü örtmeye çalıştığı? Saldırganlar yakalanıp itiraf etmediği sürece, basın(ımız) da eşcinsellikle ilgili olayların eşcinsel tarafını görmezlikten geliyor. Niye acaba? Aileleri mi düşünüyor, toplumun ahlakını mı düşünüyor, eşcinsellerin onurunu mu düşünüyor? Homofobik sistemin homofobik basını olur. Bunun başka da bir açıklaması var mıdır? Basın dediğin adalet, eşitlk, özgürlük, demokrasi gezegeninden ışınlanmış tarafsız bir şey değil ki, homofobik toplumun içinden çıkmış bireylerin bir araya gelmesiyle oluşmuş toplumun bir yansıması. Başka ne bekleyebiliriz ki onlardan da?
Konuyla ilgili ilk yazımda kullandığım fotoğrafın etik olmadığına dair bir mail adım. Bir eşcinsel olarak benim daha bir duyarlılık göstermem gerekiyormuş. Peki bir şeyler örtbas edilerek tamamen yok sayılmaz mı? Burada ahlaksızlık çıplak bir beden mi, yoksa bir çocuğun eşcinsel olduğu için kurban olarak görüp öldürülmeye çalışılması mı? Belki saldırıya maruz kalan çocuk bu şekilde basına yansımak istemeyebilir ama o zaman nefret cinayetleri başka gezegenlerde hak edilmiş bir eylem olarak normal karşılanmaya devam eder. Kolaycı bir dünyada fotoğraf, senin yazıyla çok iyi anlattığından daha iyi anlatabilir olanları. Çünkü daha biz bazı gerçekleri gözümüzün içine sokarsak anlayabilecek seviyedeyiz. Hele kanıksanan eşcinsel ve transseksüel suçları etik değil diye dikkat çekici şekilde insanlara duyurulmazsa, eşcinsellerin bile umrunda olmayabilir.
http://halilkandok.blogspot.com/2013/06/17-yasnda-bir-cocuk-niye-oldurulmek.html

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder