Biraz dedektifçilik oynayalım mı...?
Ben daha 10 yaşındaydım. Babamın da dükkanı var. Bir gün babama masaj yaparken, bunu gören babamın arkadaşı benden aynı masajı istedi. Adam da 50'sine merdiven dayamış kelli-felli adam. Kıramadım. Sonra evine dükkandan malzeme istemeye başladı, ben de götürmek zorunda kalıyordum ve bir gün bana tecavüz etti. Karşı koyamadım. Tehdit yoluyla tam 8 yıl boyunca bana tecavüz etti. Ve bir gün dayanamayıp 18 yaşına gelince onu bıçaklayarak öldürdüm.
Sonra kendi kendimi sorguladım. Neden olay ilk gerçekleştiğinde aileme söylemedim durumu? Çocuk aklımla da olsa, tehditten korkup ailemden yardım isteyemez miydim? Onların bana yardım edeceğine mi inanmıyordum? 8 yıl boyunca istemediğim bir şeyi bana zorla yapan bir adamın evine niye malzeme taşıdım ki? Bazen kapının önüne bırakıp kaçtım ama gene de tecavüzlerden kurtulamadım. Hiç mi canım yanmadı, hiç mi tiskinmedim bu zorlamalardan? Bunalıp hiç mi içime kapanmadım da, ailem de derdin ne diye sormadı? Demek psikolojim çok sağlammış ki tecavüzler vız gelip, tırıs gitmiş! Hem niye 18'imi bekledim? 18 yaşından önce cinayet işleyip cezadan tamamen yırtabileceğimi hiç mi akıl edemedim? Hiç mi duymadım 18 yaşından sonra cezai ehliyete sahip olunduğu için affın söz konusu olmadığını?
Ve hakim önüne çıktım sonunda. Sorunun halledilebileceği başka yollar varken bir adamın hayatını bitirdim bile-isteye ve pişman değildim ama hakim bana işlediğim cinayetin sebebinin öldürdüğüm adam olduğuna karar verip, iyi halimi de göz önünde bulundurarak ömür boyu hapis cezası yerine 11 yıl 8 ay ceza verdi. Buna da şükür. Daha sonraki dönemlerdeki indirimlerle falan bir kaç yıla kalmaz çıkarım. İyi ki heteroseksist bir dünyada yaşıyorum ve eşcinsel ilişkiye iyi gözle bakmıyorlar. Yoksa tahrik indiriminden faydalanmam söz konusu olmazdı.
Ama diyorum ki, keşke bu cinayeti işlemeseydim, ta en baştan durumu aileme anlatsaydım. Hadi anlatamadım, 18 yaşına gelince adam öldürmek yerine karakola gidip şikayette bulunsaydım. Sonuçta öyle veya böyle yargıya intikal edecekti durum. Hem bir cana kasdettim, hem de hapse girdim. Oysa öldürmek yerine sadece şikayette bulunsaydım, hem ben hapse girmeyecektim, hem de o adam hapis yatarak cezasını çekecekti. Şimdi o, acı bile hissetmiyordur öldüğü için. Olan bana oldu gene. 8 yıl tecavüz, 10 yıl 8 ay hapis cezası. Eğer daha da affa uğramazsa bu cezam, hayatım kaydı benim. Yazık ya bana. Kendi ellerimle mahvettim hayatımı. Bu cinayetin hiçbir şekilde faydası olmayacağını keşke düşünebilseydim.
Cinayet işleyenler acaba hep bu tahrik unsuruna güvenip de mi cinayet işliyorlardır? Tahrik unsuru indirimi olmasa gene de bu kadar kolay cinayet işlenebilir mi? Şimdi adım da çıktı, daha bir rezil oldum cümle aleme. Hem erkekliğim lekelendi, hem de katil oldum. Oysa cinayet işlemeseydim, başım daha dik dolaşabilirdim olay duyulmayacağı için. Daha da başa dönersek, istemediğim bir şeye keşke hiç katlanmasaydım ve aileme anlatsaydım her şeyi. Hiç olmadı polislere falan gitseydim...
!!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder