24 Mayıs 2013 Cuma

Eşcinsel çocuklar annelerine de mi güvenemeyecekler artık!

Böyle bir anne olabilir mi: "Çocuğumun eşcinsel olduğunu bilseydim, onu önce ben öldürürdüm"


Eşcinsel olduğu için öldürülen çocuğun cinayet suçunu babası üstlenmiş. Oysa suça öldürülen çocuğun amcalarının da iştirak ettiği söyleniyor. Kurtulamayacaklarını anlayınca, sonunda bir kişinin ceza çekmesi konusunda anlaştılar sanırım. Çünkü sürekli çelişkili ifade veriyorlar. Çünkü öldürülen eşcinsel çocuğun kardeşinin dediğine göre amcası, "Ben sıkacağım, sen üstüne alacaksın" demiş ama öldürülen çocuğun kardeşi bunu kabul etmemiş.

İşin en trajik tarafıysa, eşcinsel çocuğun annesinin karakolda oğlunu amcalarının öldürdüğüne dair ifade vermesine rağmen, hakim karşısında oğlunun babası ve amcalarının cinayetle alakalarının olmadığını söylemesi. Duruşmadan sonra söylediği sözlerse, insanlığın ne hale getirildiğine dair tarihe geçecek sözler;

"Kocamın yanındayım, oğlumun eşcinsel olduğunu bilseydim, ben öldürürdüm." 

Bu sözlerin, bir annenin kendi hür ifadesiyle söylemiş sözler olduğuna ben inanmıyorum, inanamıyorum, inanmak istemiyorum. Bir anne eşcinsel olduğu için oğlunun aleyhinde fikir değiştirp, kocasının yanında yer alabilir mi? Hiç bilmiyorum, hiç bilemiyorum. Konum veya can korkusu bir anneyi evlattan vazgeçirtebilir mi? Veya ölen öldü, kalan sağlar bizimdir düşüncesi insanlığın önüne mi geçiyor her halükarda. Ya da zihniyet erkek olduktan sonra kadınlığın, erkekliğin önemi kalmıyor mu?

Eşcinsel çocuklar zaten polise, yargıya, babaya güvenemiyorlar, anneye de mi güvenemeyecekler artık.

3 yorum:

  1. Aile de diğer -heteroseksist- kurumlardan hiç farklı olmadığı gibi(çünkü kurumlar tüm bir sistemle ilintili, biri diğerinden ayrı köke sahip değil), ömür boyu sürmesi beklenen bir itaati öngörüyor. Cinayet korkunç bir eylem, diğer yandan çocuğunun eşcinselliğini kabullenen bir anne de bunu gözyaşlarıyla yapıyorsa, karşısındakinin gözyaşına neden oluyorsa, ya da en hafif hali ile, kendini ve bu durumu sorguluyorsa da; bir cinayet kadar büyük boyutlu olmasa da, homofobiyi üretiyor demektir. O yüzden feodal toplum yapısında bir annenin cinayet söylemi bana çok acı ve sıkıntı verse de, en azından şaşırtmıyor. Beyaz Türk tabir edilen bir anne de, mesela heteroseksüel çocuğuna, eşcinsel yakın bir dostu ile görüşmeme yasağı koyup, uygulatabiliyor( kendimden bir örnek) Çünkü özünde o bir kurum ve sistemin üretmesine izin verdiği kavramlara saplanması, evlat sevgisi, hümanizm ve bilimum erdeme dair değerlerin anlamını yitirmesi; kurumun hareket noktasının erdem ve sevgi değil, sistemi üretmek oluşundan. Son cümlene atıf yaparak bitirmem gerekirse; kendimce düşünürsem, anne( aile) bu anlamda belki de en son güvenilecek yer olmakta(ömürde kapladığı yer, zaman ve rolün büyüklüğü ölçüsünde). Kısaca bu kadar söyleyebildiğim şeyi linkini vereceğim yazı bir film üzerinden müthiş anlatmış, bütünleyici olabilir konu açısından.
    http://sloganbozan.blogspot.com/2013/02/aile-tum-kotuluklerin-anas.html?m=0

    Diğer yandan güzel yazılarını düzenli okuyorum, üretkenliğin ve açtığın, açacağın ufuklar için de teşekkür ediyorum.

    YanıtlaSil
  2. insanlar yeterli bilgilendirilmiyor escinseligi bi tercih olarak saniyorlar .ama bi anne herne olursa olsun evladinin arkasindadir.ispania aragon eyaletinde yasiyan bi arkadasim vr.gecen sohbbet acidi escinseer hakinda ve kizinin okudu sinita cok escinsel ailelerin cocuklari okudunu anatti,anicaniz egitimi bi topumda homofobi den eser yk

    YanıtlaSil
  3. Aslında homofobinin sebebini düşündüğümüz zaman bireysel olarak kimse suçlu sayılmayabilir. Suçlu cehalet, bilgisizlik ve bu cahilliğin ürettiği heteroseksist, homofobik bir sistem. Ama bu sistemi oluşturan da bizler değil miyiz? İktidarları yaratanlar da bizler değil miyiz? Ben tümden gelim şeklinde devrimsel bir değişimin de sağlıklı olacağına inanmıyorum. O lider öyle bir lider olmalı ki, zekası tüm bağazlıkları yumuşatabilecek bir güce sahip olmalı, toplumu bilgiye inandırabilmeli. Ama şu aşamada, bu toplum öyle bir lidere izin vermez bile. Ancak tüme varım şeklinde bireysel değişimlerlerle dönüştürebiliriz bu toplumu. O yüzden ne kadar heteroseksist bir toplumda yaşasak da, bireysel bazda iradelerimizi faydalı olacak şekilde çalıştırabilmeliyiz. Annelik bu toplumda gereğince yapılamayabilir ama gene de o anneler şartları zorlamalı. Eşcinseller de o annelere gerçekleri anlatarak onları değiştirmeye çalışmalı. Mağdur olan eşcinseller eğer bütün engellere rağmen mücadele etmezlerse, ne anneler, ne babalar, ne de amcalar, ne de devlet babalar değişecektir.

    YanıtlaSil