AKP'li İstanbul milletvekili Şirin Ünal: Gaza ihtiyacı olanlar var demek ki?
Polis bir öğrencinin testislerini yırttı:
Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylar sırasında bir öğrencinin testisinde yırtılma meydana geldi. Söz konusu yırtık hastanede yapılan müdahaleyle dikildi.
Gazeteci Ahmet Şık'ın başına gaz bombası
Polisin, Gezi Parkı'nda toplanan eylemcilere yönelik olarak sabah gerçekleştirdiği ikinci saldırıda, gazeteci Ahmet Şık başına isabet eden gaz bombası kartuşuyla yaralandı.
...
Yukarıdaki başlıklar İstanbul Taksim'deki Gezi Parkı'nın yıkılmasına karşı gelenlerin Devlet ve polisi tarafından başına getirilen olayların sadece bazı başlıkları.
Devlet demek, kendi ideolojisini, projesini kafasına göre uygulaması demek midir? Çoğunluk tarafından seçilmiş olabilirler ama seçmeyenleri yok saymak mıdır Devlet olmak?
Ya polis? Bağlı oldukları, parçası oldukları devlet ne derse, sadece ona itaat etmek midir polislik? Polisin görevi, vatandaşı değil de sadece devleti korumak mıdır? Devlet politikaları insan canından daha mı önemlidir? Devlet ne için vardır, polis ne için vardır? Şimdi bu yaşanılanlar göz önünde bulundurulduğunda devlet ve polisine ne kadar güvenilebilir, ne kadar inanılabilir? Bir devlet düşünün ki, vatandaşının güvenliğini sağlaması gereken polisine gaz sıktırıyor.
Ve iktidarın bir milletvekili de, devletin polisinin insafsızca kaba kuvvet kullanmasını, vatandaşın ihtiyacı olarak düşünüyor. Yani şiddeti resmen onaylıyor. Bu bir milletvekili, milletin vekili ama sadece kendisine oy verenin vekili. Demek bunlar sadece ve sadece kendileri için devlet olmuşlar.
Bir vatandaşın kendisine ters gelen uygulamalara itiraz etme hakkı vardır ama devletin vatandaşını zorbalıkla susturma hakkı olamaz. Devlet sadece dinlemek zorundadır, vatandaşına, hangi görüşte olursa olsun kulak vermek zorundadır. Vatandaşa şiddet uygulamak, bastırmak, susturmak demokratik devletlerde yoktur, olamaz, olmamalıdır. "Vatandaşa hizmet vermek için hükümet olduk" diyorlar ama kendi kafalarına göre hizmet vermek istiyorlar.
Fotoğraflara bakıyorum da çok korkunç bir tablo arzediyor. Sanki Amerika'daki 12 Eylül saldırısında kaçan insanlar gibi. İnsanlar kaçıyorlar ama devletten ve polisinden kaçıyorlar. Bu mu modern devlet, bu mu demokratik devlet, bu mu insan haklarına önem verdiğini ve eşitlikçi olduğunu söyleyen devlet?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder