Bana deselerdi ki, dünyadaki bütün alış-veriş merkezlerinin yıkılması gerekiyor ve ben bir hayvan için bile dünyadaki bütün alış-veriş merkezlerinin yıkılmasını isterdim. Oysa kurban kültüründe alış-veriş merkezlerinin açılışında bile kaç can yok ediliyor. İstanbul Gezi Parkı'nın yıkılıp yerine AVM yapılması için de, şu anda bir insan, hiçbir suçu olmayan, hem de Müslüman(!) insan (lar olabilir bu gidişle) can çekişiyor. Ne için? Bir alış-veriş merkezi için. Bir ülkenin geleceği bu parkın yerine yapılacak binaya mı bağlı gerçekten? Niye bu kadar çok isteniyor ki? Yoksa bu bir inat mı? "Ben başbakanım, ne dersem o olur" inatçılığı mı? Bir açılışta kendi tabanından bir vatandaş kral demişti başbakana geçen gün. Başbakan kabul etmese de doğru tespit sanırım.
Olaylar 4 gündür devam ediyor ve sanatçısından siyasetçisine kadar binlerce insan bu projeye karşı çıkıyor ve bu yüzden insanlar yaralanıyor, hem de devlet güçleri tarafından. Nasıl bir inatçılıktır, nasıl bir vicdandır ki, insanların telef olmaması için dur denilmiyor. N'olur yani insanların demokratik bir hak olarak istemediği bir şeye hayır demek için gösteri yapmasına izin verilse? N'olur yani oturulsa, konuşulsa ve de insanlar yaralanmasa, ölmese? Bir başbakan olarak bir AVM için bu kadar insanın vebalini almak bu kadar kolay mı? Sizin düşüncenize karşı çıkan bu insanlar insan değil mi, sizin kardeşleriniz değil mi? Nasıl bakacaksınız bu insanların yüzüne bir daha? Niye yanılmış olabileceğimize inanmıyorsunuz, niye herkes sizin istediğiniz gibi davransın ki? Başbakan olmak ülkeyi istediğiniz gibi yönetmek midir? İktidar olan kişileri desteklemeyen düşüncelerin hayatları, hiç istedikleri gibi olmayacak mı peki? Bu kişiler de insan değiller mi, bu ülkenin vatandaşı değiller mi? Niye kaale almıyorsunuz ki? Bir AKP'li milletvekili de bu arbede arasında kalkmış, sandıkta hesaplaşmaktan falan bahsediyor. Gerçekten insanlar, bazı ideolojilerin hüküm sürebilmesi için seçimlere bir malzeme gibi mi görülüyor? Böyle zihniyetleri ben nasıl desteklerim, nasıl karşılarında olmam?
Yanı başımızdaki Arap komşularımızın yönetimlerini zorbalıkla suçlayıp eleştirirken, kendimizi görmeyişimiz ne kadar acı. Var mı demokrasi anlayışı olarak onlardan farkımız? Sonuçta yönetime karşı gelenler aynı şekilde yok sayılıyor, yok edilmeye çalışılıyor tek taraflı alınan kararların uygulanabilmesi için. Ne bileyim, belki de kaçınılmaz sondur demokratik olduğumuza inandırılan bütün dünyanın gerçekleri görmesi ve de ülkemize de baharların gelmesi için. Gezi Parkı ülkemizde baharlara vesile olur umarım. Çünkü bugün direniş küçük de olsa bütün ülkede başladı. 10 yıllık hükümdarlık bu cumhuriyete fazla bile. "10 yıl, son yıl!" diyorum ben.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder