18 Mart 2013 Pazartesi

Erkeklere Reddedilme Dersi Verilmeli!

Sarai Sierra öldürüldüğünde, öldüren kişiye büyük ihtimalle "hayır" dediği için öldürülmüş olabileceğini söylemiştim. Yoksa başka bir ülkeden yeni gelmiş bir kadının ne suçu olabilir ki öldürülmek için? Kısaca kadına bakış açısının kurbanıydı bana göre Sarai Sierra ülkemizdeki diğer kadınlar gibi. Yoksa kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olduğu falan hikaye. Devletimizin görevlendirdiği din adamlarımız bile "Kadının kocasına itaat etmiyorsa dövülmelidir" diye fetva vermiyor mu?

Sahi böyle fetva veren din adamlarının akıbeti ne oluyordur? Görevlerine devam ediyorlardır tabiki de. Çünkü onlar heteroseksist sistemin nabız yoklayıcı görevlileri ayrıca. Tepki gelmezse, iktidarlar daha emin ilerliyorlar muhafazakar ideolojilerinde. Olumsuz tepki gelirse iki adım ileriye hazırlık için bir adım geri çekiliyorlar. Heteroseksist zihniyet ifade edile-edile de bir süre sonra olağanlaşıyor ve iki adım ileriye deparlıyorlar.

Sarai Sierra'nın katili yakalanmış ve kadını kendisine "hayır"dediği için öldürdüğünü itiraf etmiş. Kadını öpmek istemiş ve kadın da reddetmiş. Şimdi kadınları, transseksüelleri, eşcinselleri öldürenleri nasıl direkt suçlu ilan edebiliriz? Onlara cesaret veren bir iktidar politikası yok mu ortada? Tamam iktidar direkt "erkekliğe karşı gelenleri öldürün" demiyor ama erkekler dışında kalanların çizgisini belirliyor, "haddinizi aşmayın" diyor. Aşanlara insan gözüyle bakmıyorlar. Başına geleni hak etmiş gözüyle bakıyorlar.

Bir çoğunun bakış açısı da, "Evli-barklı bir kadının kocasından ayrı başka bir ülkede ne işi olabilir?" şeklinde. Hem de fotoğraf çekmek için. Fotoğraf dediğin ne ki? Ne gereği olabilir ki görüntüleri karelemenin? Fotoğraf dediğin resmi işlerde ihtiyaçtır. Keyif olarak da aile bireylerinin fotoğrafları çekilir sadece. Sanat mı dediniz? O da ne ki? Seyahat mi dediniz? Kadının yeri kocasının yanıdır? Bir de evli falan değilse, hepten gözden çıkarılmış, başına gelenin hiçbir öneminin olmadığı konumdadır kadın.

Kimse bana kadına bakış açısının vahim durumda olduğunu inkar etmesin bu ülkede. Sadece kadına değil, öteki konumundaki herkese. Şiddet uygulayan erkeklere karşı bu ülkede hiçbir şey yapılmıyor. Erkeklerin yaptıkları yanlarına kar kalıyor. Eninde-sonunda da cinayetle taçlandırıyorlar erkekliklerini Devlet'in verdiği cesaretle. Devlet katillere cesaret verdiğini inkar edebilir ama, karşı tarafın uygulamayı nasıl algıladığı daha önemli değil mi? Öyle olmasa şiddet uygulayan erkekler, serbest bırakıldıklarının ertesi günü cinayet işlerler mi? Aynı şeyi kadınlar erkeklere yapsaydı, şiddete karşı bu serbestiye, tolerans kadınlara karşı da olur muydu acaba? Sanmıyorum.

Transseksüel bir kadını kaçıran bir psikopat da, yaptığı o kadar işkence ve şiddetten sonra ertesi gün serbest bırakılmış. Serbest bırakılma sebebi, psikopatın psikolojik durumunun bozuk olması ve tutuklu kaldığı sürece kendine zarar verebileceği kaygısıymış. Peki diğerlerinin bu psikopat ve erkek zihniyeti yüzünden gördüğü zarar ne olacak? Psikopat hala şantaja devam ediyormuş. Psikopat erkekler ve erkeklik zarar görecek diye, mağdur konumdaki insanların can güvenliği sağlanamayacak mı acaba? İnsanların can güvenliği için bir çıkar yolu mu yok, yoksa güvenlik sistemi erkekliğe mi mahkum? O zaman bizler kendi önlemimizi kendimiz alalım. Çünkü erkek egemen sistemin düşündüğü gibi, kadınların erkekliğe bağlanması da çözüm değil. Çünkü öldürülenlerin çoğu zaten evli kadınlar değil mi? Problem erkek zihniyetinde. Bir de adam kendi karısına bir şey yapmasa bile, başka kadınlara heteroseksizmin bakış açısıyla bakmıyor mu?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder