11 Şubat 2012 Cumartesi

Gerçek Erkeğin-Heteroseksüelin Bir Eşcinselle Ne İşi Olabilir ki?

İnsanı insan olduğu için sevmeyi ve ona saygı duymayı, ayrımcılığa maruz kalan biz eşcinseller bile ne zaman öğreneceğiz? İnternette seks paylaşım siteleri haline gelen sosyal paylaşım sitelerine girer girmez bazılarının, hatta tamamının ilk sorusu "yaş" oluyor. Ne kadar şekilciyiz, ne kadar genç ve de yakışıklı meraklısıyız. Aynaya veya nüfuz cüzdanımıza, önce bir kendimize baksak iyi olmaz mı?

Kimlikler ve ilişkiler öyle bir idealize edilmiş ki, eğer şablona uygun davranmazsak, karşımızdaki şablonlara uygun olmazsa kendimizi aşağılık hissediyoruz. Aşağılık kompleksinden kendimizi yüksek göstermeye çalışarak, kendimizden iyice uzaklaşarak, hayal aleminde yaşayarak kurtulanamayacağını öğrenemeyecek miyiz? Biz o beğenmediğimiz, aşağıladığımız dünyalıların bir parçasıyız. Eşcinsel dışlanmışlığımızdan şekilcilikle asil hale gelerek kurtulacağımızı mı zannediyoruz acaba? Biz dış özelliklere göre bile birbirimize ayrımcılık yapıyorsak, heteroseksistler neler yapmaz ki eşcinselliğimizden dolayı?

Birazcık ilköğretim seviyesinden olgun davranınca da ukala sayılıyorsun, deli sayılıyorsun, ayrık otu sayılıyorsun, başına gelenleri de hak etmiş oluyorsun. Onların iyi veya kötü idare ettikleri bir düzenleri var. Eşcinsel olsan da, onlara yardımcı olmaya çalışsan da, eninde-sonunda başlarına gelebilecek olumsuzluklara rağmen yanlış da olsa düzenlerinin, aslında düzensiz düzeneklerinin bozulmasını istemiyorlar. Kafaları mı basmıyor acaba da homofobiye maruz kalmalarına rağmen gerçeklerden bu kadar uzak yaşamaya razı oluyorlar? Tamam anlıyorum heteroseksist bir toplumda homofobiye maruz kalma korkularını ve de çaresizliklerini ama insan birbirine de homofobik olmaz değil mi?

Aktif misin, pasif misin diye soruyorlar ya, kendileri nedense hep aktif oluyor, hep mikici ve dötçü oluyorlar. Erkeksen ne işin var eşcinsellerin arasında? Erkeksen ne işin olur eşcinsellerle? Erkeksen kadın mı kalmadı bu dünyada? Erkeksen ters ilişki ahlaksızlık değil mi erkek egemen bir toplumda? Erkeklik eğer bir çıkıntıysa, bu erkek geçinenler beraber oldukları eşcinsellerin de bir erkek bedenine sahip olduklarını, çıkıntılarının olduğunu, bedensel yapı olarak kendilerinden hiçbir farklarının olmadığını bilmiyorlar mı? Bildikleri için geliyorlar ya zaten eşcinsellere. Erkekliklerine laf getirmemek ve de bastırılmış eşcinselliklerinden yırtmak için pasif olarak bilinen eşcinselleri, travestileri, kestirmemiş transseksüelleri tercih ediyorlar ya. Ucundan-bucağından da olsa, kıyısından köşesinden de olsa, erkek bedenine temas etmenin hazzıyla bastırılmış eşcinselliklerini tatmin ediyorlar işte.

Gerçek bir heteroseksüelin gerçekten bir erkekle ne işi olabilir ki? Çünkü bilinçli bir eşcinselin kadınla hiç işi olmuyorsa, heteroseksist bir toplumda bilinçli bir erkeğin eşcinsellerle cinsel işi olmadığı gibi homofıbisi de olmaz, bilinçsiz bir erkeğin de korkudan hiç ama hiç işi olmaz eşcinsellerle. Bunlar-bastırılmış eşcinseller hala "erkeğiz" diye kendilerini kandırmaya devam etsinler, etsinler ama eşcinselliğin adını da moklamasınlar. Bu korkaklıkları yüzünden önyargıyı beslemesinler, homofobiyi körüklemesinler. Çünkü en çok homofobik olan onlar.

Yoksa siz de Ayşe Kulin'e inananlardan mısınız? Ona göre bir erkeğin kafası güzelse, o anda karşı cinsle arası bozulmuşsa veya tecavüze uğramışsa ayağı eşcinselliğe kayabilirmiş. Tabi kafası güzel olan, erkek sayılan aktif eşcinsel oluyor, tecavüze uğrayan da kadın yerine koyulan pasif eşcinsel. Benim bildiğim öyle cinsel ihtiyaçtan veya zevk için de kendi cinsiyle ilişkiye giremez eşcinsel olmayan bir insan. Girebilirse erkeklik-heteroseksüellik denilen yapı bu kadar kaygan bir kimlik mi? Hem de erkekliğin bu kadar sağlam olduğu bir dünyada.

Gerçekleri söyleyerek fincancı katırlarını uyandırmamı istemeyenler de bu korkak, homofobik eşcinseller. Ne eşcinsel olarak yaşamaya cesaretleri var, ne de eşcinselliklerini bastırmaya iradeleri var, olamaz da zaten. Korkuları homofıbiye dönüşüyor, bastırılmışlıkları, iradeleri de doğanın gerçeklerine yenilmeye mahkum..

En çok eşcinseller düşman oluyor açık ve de kendisiyle tam anlamıyla barışmış eşcinsellerin "Gerçek Erkeğin Bir Eşcinselle Ne İşi Olabilir ki?" demelerine ve eşcinselle beraber olan her erkek geçinenin eşcinsel olduğunu söylemelerine. Eşcinselliği toplumsal kadınlığa eşitleyen eşcinseller erkeksiz kalmaktan mı korkuyorlar acaba, yoksa nefret ettikleri eşcinselliğin gerçekleriyle yüzleşmekten mi korkuyorlar? Çünkü açık bir eşcinsel olurlarsa kendi cinsiyle beraberliği onaylamanın derin bir ayrımcılığına maruz kalmaktan korkuyorlar sanırım. Üstü kapalı ve aşağılanmış, dışlanmış beşinci sınıf bir canlı ve eşcinsel olarak, toplumu tehdit etmeyeceklerinden varlıklarını iyi-kötü sürdürebileceklerini düşünüyorlar, homofobiye toslayıncaya kadar yaşamayı da bir lütuf olarak görüyorlar galiba?

Gerçekten bir çıkıntının olması ve de aktif olmak erkeklikse, o zaman dünyada bana göre herkes erkek veya herkes eşcinsel, bir de kadınlar var öyleyse. Çünkü herkesin çıkıntısı var, her bedensel erkeğin sağlık problemi yoksa ereksiyon olabilir ve o organı bir deliğe sokabilir. Bu mu erkeklik? Eşcinsellik de penisine aktifliği haram saymak mıdır? Ben nice eşcinsel  gördüm bedeniyle barışamamış, bedeninden, yapısından utanan, utandırılmış, utanması gerektiğine şartlanmış.

Düşüncelerimden de kategorik biri olduğum çıkarılmasın. Gerçekten kendini erkek hisseden, heteroseksüel olan kendi cinsiyle beraber olabilir, olsun da. Ama eşcinselliğini inkar edip de, homofobik olmanın bir alemi yok. Asıl sınıfçılık ve ayrımcılık kendisiyle barışamayıp, kendinden utanmana sebep olan gerçeklere karşı yapılan ötekileştirme politikasıdır.

Eşcinsellerin heteroseksist yaşamı idealize hale getirmesinden ve de muhafazakarlığın egemenliğinden dolayı da, eline sazı alan eşcinsellik ahlaksızlık diye bas-bas bağırmaya başladı. Eşcinselleri bile inandırdılar buna! Çünkü onlar bile kendilerini toplumsal anlamda gerçekleştirmeyi doğru bulmuyorlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder