16 Şubat 2012 Perşembe

Evlenmeyen Eşcinseller İnsanca Yaşamaktan Men Ediliyor

Bir havayolu şirketi hakkında eşcinsel olduğuna dair dedikodu yapılan kabin görevlisi erkek bir elemanına, "Ya evlen, ya da ayrıl" diyerek bir kadınla evlenmesini şart koşmuş, yoksa iş anlaşmasının uzatılmayacağını belirtmiş. Amaç da eşcinsellerin grup oluşturmasını evlilik yoluyla engellemekmiş. Grup oluşturmamaları için uyardıkları eşcinsellerin karşı cinsle evlenmeleri bu tür eylemleri durdurmak için inandırıcı bir davranışmış. Eşcinsel gruplaşmanın personeller arasında ayrımcılık ve huzursuzluğa sebep olabileceği ve bu tür uygulamaların gerekli olduğu için, özel hayatla iş hayatının birbirine karıştırılmaması gerekiyormuş.

Eşcinselliğini saklamayan kabin görevlisiyse cinsel yönelimini çalışmaya başladığı ilk günden beri saklamadığı için yaptığı işin normalin dışına çıkılarak ağırlaştırılma yöntemiyle mobbing denilen yıldırma politikasına ve baskılara maruz kaldığını, işten çıkarılmamak için eski bir okul arkadaşıyla evlenmek zorunda kaldığını açıklamış.

Mobbing denilen yıldırma politikası sadece eşcinseller için değil, gözden çıkarılan herkes için çalışma biçimi zorlaştırılarak veya değişik baskı yöntemiyle herkesin başına geliyor ama eşcinsellerin başına daha çok geliyor ve eşcinseller, eşcinselliğin toplum ve birimleri-kurumları tarafından hiç kabul edilmemesinden dolayı hiçbir şekilde ayak direyemiyorlar. Çünkü işin ucunda işten çıkarılmaları yetmiyormuş gibi, cinsel yönelimleri yüzünden rezil de edilmeleri söz konusu, hem de sadece iş yerine değil tüm çevrelerinr karşı.

Bunun en güzel örneği futbol hakemimiz ve askerlik yapmadığı için verilen-eline tutuşturulan çürük raporunun bahane edilerek terfi etmesinin engellenmesi, eşcinselliğinin açıklanması, bu yüzden de toplum tarafından dışlanması, hayatını idame ettirmekte zorlanması gibi. Oysa askerlik yapmamak bir insanın sağlıksız olduğunun veya görevini yapamayacağının gerekçesi olamaz ki. Eşcinselliğini açıklamayıp da gizli eşcinsel olanlar sağlıklı kabul ediliyor da, bunu dile getirmek mi insanı sağlıksız, çürük yapıyor.

Burada ve buna benzer durumlarda kimse homofobiden dolayı eşcinsellerin ayrımcılığa maruz kaldığına itiraz edemez. Eşcinsellerin mobbinge maruz kalmaları cinsel yönelimlerinden dolayı olduğu için de, yapılan baskılar heteroseksüellere yapılan baskılardan kat be kat fazla etkiliyor eşcinselleri. Çünkü burada işsiz kalıp "ekmek kavgası" vermek zorunda bırakıldığın gibi eşcinselliğinden dolayı onurunla da oynanıyor, bir de cinsel içerikli hedef haline gelip ahlakçı sisteme karşı can güvenliğin için ekstradan mücadele etmek zorunda kalıyorsun.

O yüzden eşcinseller insanca yaşayabilmek için kimliklerinden feragat etmek zorunda kalıyorlar. Yani hayat boyu toplumsal rollerden birini oynamak zorunda bırakılıyorsun, bedensel rolle özdeştirilen toplumsal rolü benimsemekten başka çaren kalmıyor karnını doyurabilmek için bile.

Sadece mobbing'e maryz kalsan, en azından mücadele edilecek alan bir tane olacağı için eşcinsellerin işi belki daha kolay olurdu. Ama heteroseksist bir kültürde doğduğun günden itibaren, zihinlere yerleşmiş cinsiyetçilikten dolayı kendin olduğun sürece hayatın her alanında baskıya, yıldırma politikasına maruz kalıyorsun. O yüzden kısaca erkeksen erkek, kadınsan kadın, görüntün ne ise o olmak zorundasın. Çünkü eşcinselliğin, heteroseksüelliğin bir cinsel yönelim olduğu bilinmiyor. Cinsel yönelimle cinsiyet kimliği aynı zannediliyor. Hatta cinsel yönelim cinsiyet kimliğinin en büyük göstergesi oluyor ve dolayısıyla sabitleniyor, bilindiğinin dışına çıkılamıyor, çıkılınca da ayrımcılığa, dışlanmaya maruz kalıyorsun.

Tek çözüm  ne yazık ki karşı cinsle evlenmek. Karşı cins evliliği eşcinsellere nefes aldıran en önemli çıkış noktası oluyor. Çünkü iş ararken, bir topluluğa katılırken hep evli olup-olmadığın sorusuyla muhatap olmak zorunda kalıyorsun. Bu komşulardan akrabalara kadar hep böyle. Evli değilsen şüpheyle bakılıyorsun erkekliğine dair. Erkek bedenine sahipken erkek olmamak sistemi tehdit eden bir unsur sayıldığı için ahlakçılığın kurbanı oluyorsun. Seni savunan koruyan hiç kimse, hiçbir yasa yok. Biyolojik baba da korumuyor, Devlet baba da.

Benim bir çok arkadaşım, hatta tamamına yakını eşcinsel olmalarına rağmen ailelerinin baskısıyla evlenmek zorunda kaldılar. Aynen havayolu şirketinin "Ya evlenirsin, ya da işten atılırsın" dediği gibi, ailelerin "Ya evlenirsin, ya da evlatlıktan reddederiz" baskısı yüzünden. Yani eşcinseller hayatları boyunca evlilik dayatmasıyla karşı karşıyalar. Evlenmezlerse heteroseksist sisteme karşı işleri çok zor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder