19 Şubat 2012 Pazar

Eşcinselliğin Kabulü İçin Değişim Şart

Bir süre sonra mücadele adına her şey, herkes kendini tekrar etmeye başlamasına, söylenecek söz kalmamasına rağmen değişim adına hiçbir şey yaşanmıyor. Gören de herkes halinden çok memnun sanacak. Lafa gelince herkes şikayetçi ama uygulamaya gelince hazırcı. Bir şeylerin değişmesi herkese iyi gelecekse, değişen bir şey de yoksa, bir şeylerin değişmesi için bizim de değişmemiz, değiştirmemiz gerekiyor bir şeyleri-mizi demek ki.

Amerika'da, Avrupa'da eşcinsel hakları hızla kazanılırken, bizde hala eşcinsellik ahlaksızlık, hastalık olarak algılandığı, tanımlandığı için psikologluğu, psikiyatriyi çıkarlarına alet eden bazı şarlatanlar eşcinsellikten prim yapmak için fırsattan istifade eşcinsellik aleyhinde demeçler veriyor. Neymiş, diziler eşcinselliği özendiriyormuş. Neymiş, diziler gay karakterler etrafında dönüyor ve bu karakterler  genelde esprili, modern, herkesin saygı ve ilgi duyduğu kişi olarak yansıtılıyor, özenilecek kişi olarak gösteriliyormuş.

Valla ben bilmiyordum dizilerin eşcinsel karakterler etrafında döndüğünü ve de saygı duyulan kişiler olarak yansıtıldığını. Benim bildiğim eşcinsel karakterler hep dalga unsuru olarak kullanıldı bugüne kadar. Eğer eşcinselliği ciddi-ciddi hayranlık duyulacak ve de özenilecek kadar mükemmel karakterler üzerinden işliyorsa diziler ve yapımcıları, ben bahsedilen bu ülkede yaşamıyorum galiba. Veya gelecekte eşcinsellerin doğru yansıtılmasına karşı bir önlem mi acaba bu söylem?

Bunu izleyen bir erkek çocuk da eşcinsel olursa çevresinin ona ilgi göstereceğini sanıp eşcinselliğe özenebilirmiş. Bu gidişle Türkiye'de eşcinsel evlilikler konuşulmaya başlayacakmış.

Konuşulsa n'olur eşcinsel evlilik, hatta olsa n'olur? Bizim derdimiz zaten heteroseksist dünyanın aşkı, sevgiyi, seksi, hayat arkadaşlığını deftere attırdığı imzayla onaylaması değil. Sadece heteroseksist dünyanın nefretine hedef olmadan insanca yaşayabilmek. Eşcinsel evlilikleri onaylayan ülkelerde yaşayanlar insan değiller mi acaba? Sırf ahlaksızlık olsun diye mi eşcinsellere haklarını verdiklerini sanıyorsunuz?

Gene bu psikolog kendi değerlerimize özendirecek ve aile yapısının güzelliklerini sergileyecek dizilerin yapılmasını istiyor. Aile hayatından bahsederken de "Normal aile hayatı" diyor. Ve böyle dizilerin desteklenmesini, alkışlanmasını istiyor.

Aslında ben böyle kişilere tek bir kelime sarf etmeyi bile gereksiz buluyorum. Ve böyle kişiler bir de diploma sahibi kişiler ve amaçları insanlara faydalı olmak değil de, yanlış da olsa maddi-manevi çıkarlara hizmet etmek.

"Doğru ve normal" sadece kapasitelerinin aldığı, öğrendikleri ve bildikleri kadar onlar için. Kendilerine uymayanlar yanlış oluyor. En acısı da "diğerlerini" kendilerine benzetemeyince vahşileşmeleri.

Bunun önüne geçebilmenin tek yolu da ayrımcılığın sona ermesi için farklılıklara karşı nefret söylemlerinin ifade özgürlüğü kapsamından çıkarılması, nefret söyleminde bulunanların cezalarının en ağır şekilde kesilmesi. Adam eşcinsellere nefretini kusuyor ama bunu iyi bir şeymiş, marifetmiş gibi haykıra haykıra cümle aleme duyurarak yapıyor. Kimse de sen ne yapıyorsun demiyor. Çünkü herkesin işine geliyor. Sonra da insanlıktan bahsediyorlar, nasıl bir insanlıksa? İnsanı insan yerine koymayan insanlık mı olur? Bizde oluyor işte!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder