Eşcinsellere sorsan "Eşcinsellik nedir?" diye, % 100'ünün vereceği cevap, "Arkadan ilişki, anal ilişki, ters ilişki, kendi cinsinle yatmak, seks yapmak" olacaktır. Eşcinselliğin sadece yatmak olmadığına, en başta böyle olmaması gerektiğine inanan milyonda bir'ler istatistiği bozmayacağı için konumuz dışıdır. Eşcinsellerin tamamı eşcinselliği sadece "yatma" olarak tanımlamaları yanlış değil zaten. Adı üstünde eş-cinsellik. Kendi cinsinle cinsellik yani. Zaten seks kısmı olmasa eşcinsellik diye bir tanım bile ortaya çıkmaz. Kelimenin İngilizce karşılığı homoseksüellik de tıp alanında eşcinselliği hastalık olarak da olsa "kendi cinsiyle yatma" olarak tanımlamamış mı? Eşcinseller biraz daha sempatik hale getirmek için gay kelimesini kullanmışlar. Bizde de gay veya eşcinsellik kelimesi tercih ediliyor homo, top veya ibne yerine. Eşcinsellerin anlaşılamayan çelişkili halleri de işte eşcinselliğe bakış açılarıyla, eşcinsel yaşamlarının birbirine "ters" düşmesi;
1. Eşcinsellik onlara göre de kısaca yanlış ama yaşıyorlar.
2. Kendileri yapınca kaçınılmaz oluyor ama ayna gibi yansıyan diğer eşcinsellerin görüntüleri, yaşamları onları rahatsız ediyor. Sokağa kendileri de çıkıyor ama diğer bir eşcinselle görünmek istemiyorlar.
3. Kendileri yapınca çok asil oluyor ama diğer eşcinseller nedense çirkef oluyor onların gözünde. Çünkü;
4. Kendileri eşcinselliğin duygusal boyutuyla ilgileniyorlar sadece. Cinsellik olsa da hoş, olmasa da. Ama onlara göre dünyada duygusal takılan tek eşcinsel kendileri oluyor, diğerleri sadece cinsel yönüyle ilgileniyor eşcinselliğin;
Oysa ben eşcinselliğin cinsel yönüyle ilgilenmeyen bir eşcinselle hiç karşılaşmadım. Hatta cinsel yönü olmasa eşcinsellerin topu eşcinselliğini inkar ederler, heteroseksüel-heteroseksüel yaşayıp homofobik kesilirler. Çaresiz kalıyorlar ve inkar edemedikleri için eşcinselliklerini kabul ediyorlar. O da sadece duygusal boyutuna önem veren eşcinsel olarak. Aktif olanlar zaten hem kendilerine göre, hem de pasif eşcinsellere, hatta heteroseksist topluma göre bile her deliğe giren birer erkek.
Ben de eşcinselliğin cinsellik olarak algılanmasına, yaşanmasına hiç ama hiç karşı değilim. Karşı olduğum eşcinsellerin çelişkileri, dedikleriyle yaptıklarının birbirini tutmaması ve her konuda ikiyüzlülükleri. Ben de bu söylediklerimle eşcinselleri sevmeyen eşcinsellerle, eşcinseller hakkında önyargılı düşünen heteroseksistleri resmen onaylıyor gibiyim. Keşke yanıltsa-ydı eşcinseller beni. Heteroseksizmin kurbanı eşcinseller kendileri gibi olamayabilirler ama bizim eşcinsellerin hallerinin gerçek eşcinsellikle düşünsel olarak bile zerre kadar alakası yok gerçekten.
Gerçek eşcinsellik benim için kişinin kendi cinsine duygusal ve cinsel olarak yönelimi. Kabaca bana göre de kendi cinsini sevmek, kendi cinsinle sevişmek ama belli cinsel rol kalıpları olmadan.
Benim savunduğum eşcinselliğin en önemli tarafı her şeye rağmen, heteroseksizme rağmen yaptığın işten utanmamak, yaptığın işi yanlış bulduğun halde yaparak, kendinle çelişmemek.
Benim anladığım eşcinsellik kimliğinin, cinselliğinin, cinsel yöneliminin, eşcinselliğinin arkasında durup, heteroseksizme yamanma kaygısıyla, kendi sınıfında yer alan insanları, eşcinselleri dışlamamak.
Sonra da heteroseksizmden insaf bekliyorlar, anlaşılmayı bekliyorlar. Beklediklerinden de emin değilim. Eşcinselliklerinden kurtulmayı bekliyorlar, kurtulamazlarsa gizli-saklı kendilerini gerçekleştirerek idareten yaşıyorlar işte.
Benim eşcinsellik anlayışım insanın kendi yapısı, doğal gerçeği için kabul etmeyenlere karşı mücadele vermektir. Ama hepsinin bahanesi hazır kendi-eşcinsel hakları için mücadele vermemek adına. Çünkü kendileri de inanmıyorlar ki eşcinselliğe. Sapmışlar bir kere ve düzelemiyorlar işte! Yazık ki hem de ne yazık.
Hayatta hiç bir şey insanı kendisinden vaz geçiremez kendine inandıktan sonra. Gerçi zaten vazgeçemiyorlar da, sadece kendileri olmaya cesaretleri yok.
Bunlar uyuyup uyanmak istiyorlar ve; Ya eşcinselliklerinden kurtulsunlar ya da hiç mücadele vermeden eşcinsellik kazasız-belasız kabul edilsin. İçinde yaşadığımız heteroseksist dünya rüya olsa bile, rüyadan uyanınca bile eşcinsellik bu kadar kolay kabul edilemez be. Bu kadar mı hayal aleminde yaşıyor eşcinsellerimiz? Ne yazık ki öyle. İnsan kendine inanmazsa, hayallerle avuturmuş kendini, bunlar da işte öyle. Hayalleri de heteroseksizme uyarlanmış eşcinsellik. Herkesin rolü belli. Biri kadın biri erkek gene!
Ben de eşcinselliğin sadece yatmak-kalkmak olmasını çok isterdim ama özgürce yatıp-kalkabildiğim ölçüde. Eşcinsellik özgürce yatıp-kalkabilmek, özgürce kendini gerçekleştirmek, gerekirse içimizden geldiği şekilde başka bir şeyler de yapabilmek olabilmeli. Çok mu uyuyor heteroseksist kültür yaşam biçimi eşcinsellere. Çok mu mutlular heteroseksizmin istediği şekilde yaşamaktan. Mutsuzluğa mutluluk olarak şartlandırırsan kendini sesin çıkmaz tabii.
Bugün eşcinsellerin % 100'ü ne yaptı biliyor musunuz? Kimisi eşleriyle, karılarıyla, kocalarıyla, çoluk-çocuklarıyla, kimisi arkadaşlarıyla birlikteydiler, kimisi de kendi cinsleriyle yataktaydılar ama eşcinsel olarak değil, heteroseksüelce, hatta heteroseksistçe.
Eşcinsellerin eşcinsel olarak biraraya gelmemek için gerekçe olarak sundukları bahaneleri çok. Eşcinselliğin eşcinsellere karşı mücadelesiyse ne yazık ki heteroseksüel heteroseksistlerle mücadele etmek kadar zor. Bu heteroseksist kafayla da eşcinsellik, cinsellik ve şekil olmaktan ibaret kalacaktır daha uzunca bir süre. Yani eşcinseller kendileri olamayıp heteroseksüelce yaşamaya devam ettikleri sürece eşcinselliğe önyargılı bakış açısı değişmeyecek, eşcinselleri heteroseksist yapma çabaları sonuç verecek, eşcinsellik de sadece anal ilişki yaşamak olarak kalacak gibime geliyor.
Heteroseksist dünyada politik olmak kaçınılmaz eşcinselliğin kabulü için ama eşcinsellerin politika anlayışı da politika aracılığıyla hak mücadelesi değil de, heteroseksizmin tanımladığı şekilde ikili oynamak, ikiyüzlü olmak, çıkarlarına göre davranmak ve taraf tutmak, hatta karşı tarafı tutmak oluyor çok acı ki.
Ben heteroseksizmin tanımladığı ve eşcinsellerin de benimsediği şekilde politik olmayarak, açık bir eşcinsel olarak hiçbir şey kaybetmedim, üstüne kendimi kazandım ama eşcinsellerin heteroseksist bir dünyayı kaybetme korkuları var sanırım ki bu iki yüzlü politika anlayışlarını savunup sürdürüyorlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder