Eşcinseller de Eşcinselliği Sadece Cinsellik Olarak Biliyor!
Eş-cinsellikten rahatsız olmak istemiyorsa eşcinseller, yani heteroseksüellerin eşcinselleri sadece seks düşkünü olarak tanımlamalarından rahatsız oluyorlarsa, öncelikle heteroseksüel yaşamı benimsemekten sıyrılıp, gündemi sadece cinsellik olarak meşgul etmemeleri gerekiyor. Etmek isteyen edebilir "hak"kı olarak ama cinsel malzeme gibi görülmekten rahatsızlık duyarak da çelişmemeli kendisiyle. "Eşcinsellik sadece cinsellik değil" itiraz söylemiyle, eşcinsellerin sadece cinsel olarak yaşamaları arasındaki tezatlığı kimsenin görmeyeceğini sanacak kadar pişkin olmamalı insan.
Eşcinsellerin bir an evvel içlerinde bir devrim yaşamaları gerekiyor cinsel yönelimleriyle barışarak. Çünkü eşcinsel olarak heteroseksüel gibi yaşadıkları sürece bu çelişkili yaşam ve de ön yargılı eşcinsellik tanımı yapılmaya devam edecektir. Ya eşcinsellikle ilgili eleştirilere, yargısal tanımlamalara, hatta her türlü ayrımcılığa göz yumacaksın, ya da kendini bulup çelişkili yaşamdan kurtulacaksın. Çünkü heteroseksüel gibi yaşayıp eşcinselliğin sadece cinsellik eylemini gerçekleştirerek beklediğin saygıyı göremezsin, hak etmezsin bile.
Tamam heteroseksüel bir toplumda farklı, azınlık, eşcinsel olmak o kadar kolay değil ama bu insanın kendisiyle-eşcinselliğiyle barışmasına bir engel teşkil etmez, etmemeli de. Eşcinsel kültür-eşcinsel yaşam biçimi oluşmadığı sürece de ne kadar kazanılırsa kazanılsın, eşcinsel hakları kağıt üzerinde kalmaya mahkumdur. Canlı olma ve eşit yaşama hakkı için bir şey olmak, bir şey başarmak şart değil ama başarmak bırakın heteroseksizmi, eşcinsellere de bir katkı sağlamaz mı?
Bu bir şeylerin idealize edilmesi şeklinde algılanmasın, herkesin içgüdüsel basit yaşama hakkı vardır ve elinden alınamaz ama standart yaşamak için bir şeyler yapılması o kadar da kötü olmasa gerek. Mücadelenin, çabalamanın, güzel işler yapmanın eşcinsellerin kendilerini kanıtlama çabası olarak görülmemeli. Bu insanın olumsuz taraflarını törpülemesi, duygularını-düşüncelerini-kendini, hem kendisine hem de başkalarına daha faydalı olabilecek şekilde ifade etmesi sayılmaz mı?
Eşcinsel kültürü oluşturmaktan başka seçenekleri yok eşcinsellerin insanca yaşaması ve bekledikleri saygıyı görmeleri, görebilmeleri için. Eşcinseller cinsel yönelimleriyle barışıp iç huzurlarını sağlayamadığı ve bunu da dışarıya yaşam biçimi olarak yansıtamadıkları sürece yazılı düzenlemeler havada kalabilir. Anayasal haklarımızı elde edelim ama bu hakların da arkasında durarak bu düzenlemeleri toplumsal yaşamda pekiştirelim diyorum ben kendi adıma. Bir işe yarasın yani bir avuç duyarlı eşcinselin Ankara'dan, İstanbul'dan, İzmir'den, Eskişehir'den yaptığı veya diğer şehirlerimizden bireysel bazda da olsa yapılan mücadeleler.
Ne yazık ki eşcinseller de eşcinselliği sadece cinsellik olarak algılıyor. Bir araya gelmelerdeki ilk hedef hep partner bulmak oluyor. Çünkü kendilerini yaşamsal bazda heteroseksüelce de olsa ikame bir şekilde gerçekleştiriyorlar. Ama bu ikame şekilde gerçekleşmenin özgür bir cinsel veya duygusal şekilde gerçekleşmenin önünde engel teşkil ettiğini göremiyorlar veya görmek istemiyorlar. Çünkü heteroseksizm izin vermediği için ortamın müsait olmamasından çok eşcinselliğe onlar-eşcinseller da inanmıyorlar. İnanılmayan bir şeyin de ne kadar sağlam bir dayanağı olabilir ki, nereye kadar kazasız-belasız gerçekleştirilebilir ki ihtiyaçlar?
İşin en kötüsü de eşcinsel olmanın hem cefasını, hem de cezasını açık eşcinseller çekiyorlar. Sahte, iki yüzlü bir dünyada gerçekten dürüstlük öldürebiliyor. İkiyüzlülükle günü kurtaran ve heteroseksizme boyun eğen eşcinseller de bunu kar belleyerek idare edebildikleri kadar gidiyorlar, yaşıyorlar işte.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder