14 Ocak 2012 Cumartesi

Eşcinselleri Öldüren Dürüstlük Değil Heteroseksizmdir!

Heteroseksizmin bireyleri, farklılıkları nefes almak için ikiyüzlülüğe ittiği ahlakçı toplumlarda fazla dürüst olmak insanı öldürür ama bunu doğru ve de mutlaka olması gereken bir formül gibi okumak da hiç yaşama şansı bırakmaz ama eşcinsellere. Çünkü yaşamak kendin olmadığın bir kimlikle nefes almak değildir. Mutlu muyuz eşcinsel olarak heteroseksüel rolü yapmaktan veya kendimizi heteroseksüel olduğumuza inandırmaktan? Mutlu olsaydık eşcinselliği sadece cinsellik fırsatçılığı olarak değerlendirmezdik. Mutlu olsak sanki gerçekten ahlaksızlıkmış gibi eşcinselliğimizden utanmazdık. Mutlu olsaydık açık eşcinsel olmamak için bahanelerin arkasına sığınmazdık; Neymiş ailemiz üzülürmüş, neymiş toplum kabul etmezmiş, neymiş bizi koruyan devlet, güvenlik ve de yargı yokmuş. Doğru hepsi de ama ailemiz üzülecek, toplum bizi kabul etmeyecek, heteroseksizmin birimleri bizi korumayacak diye dürüst olmayacak mıyız, hep eşcinselliğimizi ihmal mi edeceğiz, hep kendimizden-eşcinselliğimizden kaçak mı yaşlanacağız. Hem dürüst olmayınca öldürülmüyor muyuz? Dürüst olup-olmamayı heteroseksizme bahanelerle gönüllü teslimiyetle, kendimizi koruma noktasında çok iyi ayarlamalıyız. Dürüst olmamayı sanki olması gereken bir yaşam biçimiymiş gibi benimsersek, eşcinselliği kabul etmeyen, hatta kötüleyen homofobik toplumun bireylerinden bir haline geliriz. Çünkü homofobiklik eşcinselliğin kendisiyle barışamama halini daha çok içeriyor bence. Nereden mi eminim? Çünkü ben heteroseksüel olmadığım halde homoseksist değilim, heteroseksüellerden nefret etmiyorum. Çünkü bana zararı olmayacak bir cinsel yönelimden niye korkayım ki? Heteroseksist bir toplumda yaşamamız insanların eşcinsellikten korkma sebebi olabilir ama homoseksist toplumda yaşasaydık ve ben heteroseksüel olsaydım bu sefer de eşcinsellikten korkmazdım. Korkular, kaygılar ve de nefret ne kadar içinde yaşadığımız egemen kültürün baskısıyla alakalı olsa da, kendimizle barışıp-barışmamızla da çok ilgili. Asıl sorun barışamamak diyebilirsiniz ama yeteri kadar çaba sarf ediyor muyuz eşcinselliğimizle tam anlamıyla barışabilmek için acaba? Asıl sorun işte bu çabasızlık. Çoğumuz bahanelerle heteroseksizme teslim olmasaydık, eşcinselliğin bulunduğu nokta daha iyi olurdu. Biz kendimize-eşcinselliğimize inanırsak ailemizin bizim yüzümüzden üzülmesi, toplumun eşcinselleri reddi, devletin bizi korumaması bahane olmaktan çıkabilir. Öncelikle heteroseksizmi besleyen eşcinselliğin yanlışlığına dair önyargılardan kendi beynimizi temizleyelim. O bahaneler bir bir ortadan kalkacaktır. Sanki dürüst olmayınca kalkıyor mu? Sanki dürüst olmayınca daha güvenli yaşayacağımızın garantisi var mı? Canımızı kurtarabiliriz ama eşcinselliğimizi kendi ellerimizle kefenin içine sokarız riyakarlığımızla, eşcinselliğimizi saklamakla. Evet dürüstlük öldürmese bile en azından zarar veriyor ama dürüst olmamak kendimizi koruma yöntemi değildir. Dürüstlüğün sahte dünyada sadece hak ettiği itibarı görmediği şeklinde algılanmalı "dürüstlüğün öldürmesi". Ayrıca zaten kimin ne olduğu biliniyor heteroseksist dünyada. Heteroseksizmin egemenliğini kaybetmemek için kendisine zarar verici bir görünürlük istemediğinden dürüstlüğün öldürmesi. Keşke gerçekten dürüstlüğümüzden olsaydı ölümümüz, eşcinsellerin ölümü. Bütün eşcinsellerin dürüst olmaya cesareti olsaydı, şu anda eşcinselliğimizle mutlu mesut yaşardık. Ailelerimiz üzülmez, toplum bizi reddetmez, Devlet de bizi korur hale gelirdi. Eşcinselliğimizi kabul ettirecek olan gene dürüstlüktür. Biz gene dürüstlüğümüzden, eşcinselliğimizden ödün vermeyelim, kendimize başka korunma yöntemleri bulalım. O da yasal haklarımızı yazılı hale getirmek olsun. Dürüst olmamakla bir yere kadar varolabiliriz. Eşcinsellik varolmadıkça, kabul edilmedikçe, eşcinsellerin varoluşu da geçicidir. Varoluş da bütün ayrımcılıklara, nefrete, şiddete, ölüme rağmen sadece eşcinsellerin elindedir. Hayatta bir kişi de olsan, bir milyar kişi de olsan ayrımcılığa maruz kalmak da var, ayrıcalıklı olmak da. Çünkü herkes birbirinin ötekisi konumunda; varolurken birbirlerini ötekileştiriyorlar, birbirlerinin üzerlerine basıyorlar, birbirlerini katlediyorlar hatta. Ama sonuçta varolma savaşı verdikleri için varoluyorlar. Kaldı ki biz din veya dil için, ırk veya milliyet için değil, mal-mülk için hiç değil, doğal yapımız, insan olarak yaşama hakkımız için mücadele vereceğiz. Bunun için dürüst olmaktan, birilerini üzmekten, canımızı dişimize takmaktan başka seçeneğimiz yok. Çünkü herkes birbirine düşman ama hepsi bize-eşcinselliğe düşman. Biz dürüst olmayalım da kim dürüst olsun söyler misiniz? Eşcinselliğimizi inkar edersek hayatta kalma şansımız hiç yok ne yazık ki.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder