14 Ocak 2012 Cumartesi

"Sürme çekmeyi bırakın, makyaja dikkat edin"

TeReTe'nin Cins-iyetçi-likleri

Politikaların iktidarın kurumlarıyla paralel gitmesine şaşırmamak gerekir ama tutuculuk ahlak gerekçesiyle cinsiyet ve cinsel yönelim ayrımcılığı yapıyorsa ve bu her geçen gün azalmayıp artıyorsa, bunun adına cinsiyetçilik veya heteroseksistlik denmemesi için bir neden yoktur bence. Zaten bu durumu sakladıklarını veya bunun bilinmesinden rahatsızlık duyduklarını sanmıyorum. Şarkıcı Rojin'e de bu kurumun Genel Müdür'ü "Aşufte Kadın" dememiş miydi açık-açık.

TRT geçtiğimiz yıllarda bir oyuncunun işine "pat" diye son vermişti özel bir kanalda eşcinsel rolü oynadığı için. Şimdi de Tolga Karel'in oynadığı iki rolden biri olan kadın rolünü senaryodan çıkardığı gibi, özellikle padişah olmak üzere erkek karakterlere da fazla makyaj yapılmamasını isteyerek "Sürme çekmeyi bırakın, makyaja dikkat edin" talimatını vermiş. Burada "yanlış anlaşılır", yani "eşcinselliğe özenti falan yaratabilir" diye erkek karakterleri feminenlikten uzak tutmak gibi bir niyet yok mudur acaba? Yani Osmalı'ya erkekliğin dışında hiçbir şeyin yakıştırılmasını istemiyorlar. Çünkü eşcinsellik denilen cinsel yönelim başka dünyaların nesi olabilir ki onlara göre!

Yıllardır da Eurovision Şarkı Yarışması'na da kadın şarkıcı gönderemiyoruz. TRT'den Bülent Özveren "Teklif ettiğimiz şarkıcılar teklifimizi geri çevirdiler." diyor ama yarışmanın güçlü adaylarından Atiye'de "Eurovision'a gitmeyi bekliyordum, son anda başka bir karar verdiler." diyerek TRT'yi resmen yalanlıyor. Hande Yener'de bu kadar istekliyken teklifi geri çevirmiş olabilir mi?

Bakalım Türkiye Radyo Televizyon Kurumu yıl sonuna kadar ne kadar cinsiyet ayrımcılığı yapacak basına yansıdığı kadarıyla. TRT yaptıklarını ahlakçılık gerekçesiyle kendince haklı bulacaktır ama cinsiyetçiliğin ahlakçılıkla ne alakası olabilir ki? Onlara göre olmaz mı, var tabi! Cinsellik demek ahlaksızlık demek. Eşcinsinsellik demek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder