RTÜK az kalsın özel bir televizyon kanalındaki dans yarışmasında bazı dans türlerini "seksi çağrıştırıyor" diye yasaklamaya kalkışmış. 4'e 5 oyla son anda yasaklanmaktan kurtulmuş bu danslar. Çünkü bu dansları yasaklarlarsa, filmlerde ve dizilerdeki dans sahneleriyle baş edemezlermiş. Bence kurul başkanının bu yasağa onay vermemesinin sebebi sadece bu dans sahneleriyle baş edememe değil de, RüTÜĞ'ün dün bazı şarkıcıların yaptığı klipleri porno sınıfına sokmasından dolayı gelen tepkilere istinaden bir çark etme durumu bu vazgeçiş.
Ahlak bu mudur yani?; Seksi çağrıştıra her şey. Seks, cinsellik yasaklanınca çok mu ahlaklı olacak bu dünya. Seks yapınca ahlaksız mı oluyor bu dünya. Çocukların gelişimi falan bozulmuyor cinsellikle. Bahanelerle ahlakçılık yapmayalım lütfen. İnsanlar seks yapamayınca ahlak bozuluyor. Seks sıradanlaşamadığı için ahlak bozuluyor. İnsanlar seksi "ayıp, günah" diye içselleştirdiği için namus gerekçesiyle şiddet uygulayıp cinayet işliyor. Daha bugün medyada bir kadının daha kıskançlık sebebiyle eşi tarafından bıçaklandığını ve komada olduğunu okuduk. Kadınlar her gün namusun cinselliğe indirgenmesi nedeniyle öldürülüyorlar. Ahlaksız olan bir şey varsa şiddettir, insanların kendilerini gerçekleştirmesini engellemektir. Şiddeti yenmenin tek yolu da sanattır. Sanat insanı yumuşatır, ehlileştirir, olumsuz, kötü taraflarını törpüler, içindeki güzelliği, estetiği ortaya çıkartır. Bırakın içine karşısındaki kişiden hoşlanmanın göstergesi cinsellik de barındırsın. Belki bu sayede insanlar dansa yönelirler. Kahvehanelerde okey oynayıp egolarını yenme ve yenilmeyle kabartacaklarına, dans salonlarında ter atarlar, güzel duygularını yükseltirler.
Bu dansı cinsellik gerekçesiyle yasaklayanlar acaba hayatlarında hiç dans ettiler mi? Vücudu müziğin ritmine bırakmanın ve bunun sonucunda rahatlamanın ne demek olduğunu biliyorlar mı? Tabi kültürümüzde dans demek Halk Dansları demek ve de erkek gibi gerim-gerim gerinmek demek. Hiç de toplumsal erkek olmak zorunda değiliz. Biyolojik-bedensel erkeklik neyimize yetmiyor ki? Toplumsal cinsiyet olmasaydı, toplumsal erkeklik-kadınlık rolleri olmasaydı, hiç kimse hiç kimseye bir şey dayatmayacağı için şiddet ve nefret daha az olurdu.
Dans ederek yakınlaşmalar sayesinde birbirimize karşı olan önyargılarımız, yabancılıklarımız, tabularımız kalkabilir, birbirimizi her cins ve cinsel yönelim olarak da ötekileştirmekten kurtarabiliriz. Birbirimize dokunmaktan korkmamayı öğrenebiliriz. Birbirimize dokununca namus falan elden gitmiyor çünkü.
Kavgasız ve şiddetsiz yaşamanın yolu birbirimize dokunmaktan geçer. Çünkü insanların birbirlerini tanımasının en güzel yolu dokunmaktır. Bu da dansla çok mümkündür. Yoksa RTÜK birbirimizi tanımamızı istemiyor mu?
Kişilik gelişiminin en güzel yolu gerçekten seks gibi, dans gibi, spor gibi fiziksel boşalımdır. Dans et, spor yap, seks yap bakalım nefrete, şiddete, cinayete ihtiyaç duyulacak mı, fırsat kalacak mı?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder