Gerçekten bedenlerimiz mi kimliklerimize dar gelen-uymayan, beyinlerimiz mi bedenlerimize küçük gelen? Heteroeksüel yaşamlara yatay geçişler eşcinsellerin sorunlarını çözecek midir?
Duyarsızlıkların en kötüsü insanın kendine olan duyarsızlığıdır. Çünkü insanın kendi gerçeklerine sırtını dönmesi kadar acı veren bir şey yoktur. Çünkü insanın kaçmak isteyip de kurtulamayacağı tek şey kendisidir. En büyük tehlikeler de insanın kendisine olan duyarsızlığından gelir. Bu duyarsızlık nefret ve şiddet, hatta cinayet barındırır. Çünkü tatmin edilemeyen "ben" artık nefretle, şiddetle, egemen gücün varoluş şekilleriyle; zaferle, birilerini alt etmekle, birilerinin üzerine basarak tatmin olacaktır. Empatide taraf tutacaktır ama o taraf kendi tarafı olmayacaktır. Sevgiyi, sevmeyi kurallara, şekillere bağlayacaktır. Gerçek uyumu uyumsuzluk olarak görecek, uyumsuzluğa uymaya çalışırken kendisini başkaları için feda ettiğini görmeyecektir. Ayrımcılık yapan duyarsızların hassasiyetlerini benimseyip, kendisine olan inancının hepten yitirip, kendisine olan duyarsızlığını iyice pekiştirecektir. Çünkü gerçek kendisini iyice kaybetmiştir. Aradığı şey de bırakmak istediği kendisidir ama yola çıkmış ve kafaya koymuştur artık eğreti kimlikte yaşamaya kolaycılık veya mecburiyetten, başkalarına ve başka şeylere inanmaktan veya inandırılmaktan, hatta yapısından dolayı. Hadi başka kimlikler uydu veya uydurmaya çalıştı diyelim, başka kimlikler mükemmel kimlikler midir? Sorunlar sadece kimliklerle halledilebilecek midir? Sorunlar sadece kimliklerde olsaydı, farklılıklara karşı duyarsızlıklar bu kadar şiddetli olur muydu? Sorun o kimliklerin olgunlaşamaması olmasın? Çünkü insan olabilmek için ne ve nasıl olduğun o kadar önemli olmasa gerek. Kafaya takılan bu kimlikler ve meseleleri, kimliklerin ham olmasından, eğitilememesinden değil midir?
Gerçekten bedenlerimiz mi kimliklerimize dar gelen-uymayan, beyinlerimiz mi bedenlerimize küçük gelen? Heteroeksüel yaşamlara yatay geçişler eşcinsellerin sorunlarını çözecek midir?
Kendi esaretimizden kurtulup, kendi aşkımızı yaşayıp, kendi eşcinsel kültürümüzü oluşturmalı ve de yaygınlaştırmalıyız. Heteroseksüellere ve de heteroseksüel yaşama ne mecburiyetimiz var, ne de mahkumiyetimiz. Heteroseksüel kültürle heteroseksistliğimizi ve homofobimizi pekiştirmenin hiçbir alemi yok. Eşcinsel Kültür başka yaşam biçimlerinden kendimizi soyutlamak için değil, kendimizi, eşcinselliğimizi ihmal etmemek, eşcinselliği sapıklık, hastalık ve de sadece cinsellik önyargısından kurtarmak için şart.
Eşcinseller oluşturamadığı eşcinsel kültürle, mecbur kaldığı heteroseksist kültür arasında sıkışıp kalıyorlar ve ikiyüzlü bir kültür oluşturmak zorunda kalıyorlar. Yansıması heteroseksistçe olup, heteroseksizme yarıyor ama.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder