Kadınları bir tarafa bıraktım, eşcinsellerdeki erkek hayranlığını gördükçe erkek bir eşcinsel olarak, doğanın kurallarına aykırı da olsa heteroseksizmin düşündüğü gibi tercih yaparak transseksüel bir kadın olup lezbiyen olasım geliyor.
Nedir bu erkeklikle kafayı bozmuşluk ya. Hem transseksüelliğini inkar ediyor, hem eşcinselliğin feminenliğine karşı ama aynı zamanda da kadından da kadın ve de erkek delisi. Erkek maço olmalı, erkek sert olmalı, erkek asla ve asla eşcinsel olmamalı, orası-burası oynamamalı ama kendisiyle yatmalı. Heteroseksüel bir erkeğin ister transseksüel olsun, isterse en alasından feminen eşcinsel olsun, hele ki heteroseksist bir dünyada ve heteroseksizmin çok yoğun olduğu ülkemiz gibi toplumlarda biyolojik-bedensel olarak erkek doğmuş bir LGBTT ile ne işi olabilir? Hadi cinsellik ihtiyacından dolayı işi oldu diyelim, nasıl ondan duygusal ve de uzun vadeli bir ilişki kandırmacası içine girebilirsin ki? Akıl var, mantık var. Biraz aklımızı başımıza toplayalım yani.
Erkeklik başlığı altında varolmaya çalışan erkekimsi eşcinseller erkekliklerini korudukça daha ulaşılmaz olduğu için mi acaba bu erkekliği yüceltme çabaları, yoksa ezilmişliğin verdiği hayata karşı umutsuzlukla güce olan hayranlığın erkeklik kompleksi mi? Kendileri kendi olarak varolamayınca egemen gücün kanatları altında üçüncü, beşinci sınıf olarak varolma gayreti mi? Siz kendinizle barışmadığınız sürece, heteroseksizmle varolunamaz. Kullanırlar ve mendil gibi çöpe atıveririler bu erkek hayranlığından dolayı. Heteroseksizm durduk yerde varolmuyor. Sonuçta istendikten sonra başka izmleri çıkartacak kadar bir potansiyel her zaman mevcut. Çok mu tembeliz, çok mu korkağız, kendimizi bulamayacak kadar çok mu kaybetmişiz, kaybettirilmişiz bilemiyorum artık. Bi' kendiniz olun ya, bi' öğretilmişliklerin, kuralların dışına çıkın, bi' dayatmalara "hayır" diyin. Belki bildiğinizden daha doğru olan bir dünya vardır. Erkek de erkek, erkek de erkek! Hay sizin...
Sevgilisi erkek gibi, yani vurdu mu oturtan cinsten olsun, toplumsal erkekliğin tüm gerekliliklerini yerine getirsin, onunla beraber olurken kadınla da evlensin, bir de çocuk sahibi olsun ama o da erkek olsun, kendisi de erkekliğin dışında kalan rolleri oynasın. Dahası toplumun ötekileştirdiği eşcinselliği inkar etsin, kendine eşcinselliği yakıştıramasın, bununla birlikte bir de teslimiyetçi olsun. Sonra da homofobik bir dünyanın nefretinden şikayetçi olsun. Şikayetçi de olmuyor, olmuyorlar ki zaten. Eşcinsellik onlara göre de hastalık ve sapıklık. Keşke eşcinsel olmasalarmış! Ama olmuşlar bir kere. Erkekler sahip çıksın da onlara, sığıntı olarak da yaşasalar razılar.
Transseksüelliğinin arkasında da duramıyorlar ya (Durabilenler üzerine alınmasın. Benim eleştirdiklerim transseksüelliğiyle barışamamış homofobik eşcinseller.) Heteroseksizmin yoğun olduğuı bizim gibi ülkelerde bence eşcinsel ve de eşcinsellik yok. Ya kendilerini erkek veya kadın zanneden transseksüeller var, ya da erkek geçinen samimiyetsiz aktif eşcinseller. O kadar katı olmayalım derseniz, bir de ap olarak geçinen ama dışarıda erkekliğinden ödün vermeyen, eşcinselliklerini inkar eden errrkekler var. Onlar da yaptığı işi sadece cinsellik olarak görüyorlar, eşcinselliğe asla bulaştırmıyorlar. Kısaca görünürde erkekler var, kadınlar var, bir de transseksüeller. Zaten ötesini bilen de yok ayrı mesele.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder