Heteroseksizmin egemen olduğu bir dünyada toplumun her biriminin,tüm ötekileştirilmişlerin bile bu şekillenmeden payını alıp eşcinselliğe gereken önemi vermeyip,ilgisinin çıkar için formaliteden öteye gidemeyebileceği,eşcinselliğin samimi bir şekilde savunuculuğunun ancak eşcinseller tarafından yapılabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.Denizli'de Kadın ve Çevre Derneği'nin kurulacağını ve kadın,çocuk,yaşlı,mülteci,eşcinsel gibi ötekileştirilmişlerin mağduriyetlerine karşı savunuculuk yapacağını öğrenince kurucusuyla görüşmeye gittiğimde üyelik teklifini de tereddütsüz kabul ettim.Eşcinsel olarak tek olmayı bir tarafa bırakın dernek haber konusu olunca duyup da giden,gönüllü tek üyesiydim.Derneğin üyesi olduğum süre boyunca açık bir eşcinsel olarak Sivil Toplum Geliştirme Merkezi'nin bir çok eğitimine katıldım.Hiçbir kimseden olumsuz bir tepkiyle karşılaşmadığım gibi bir çok kişinin eşcinsellikle tanışmasına aracı bile oldum denilebilir.
Sonra bir telefon aracılığıyla "Dernek üyeleri tarafından istenmiyorsun"bahanesiyle dernekle ilişiğim kesildi.Oysa dernek üyeleriyle kuruluş dışında bir daha bir araya gelinmedi ki hiç.Seminerlerde derneği temsil eden bir kaç arkadaşla da yan yana olup istenmiyormuş gibi bir tavırla karşılaşmadığım gibi duyum da almadım bu konuda.
Eğer birilerinin huzurunu kaçırıyorsam bulunduğum ortamda,ne kendime ne de başkalarına faydalı olabileceğime inanmadığım için itirazda bulunmadım.Zararlı olduğu düşünülen bir kişinin olmamasıyla daha rahat ulaşabilecekse dernek ideallerine,sivil toplum adına fedakarlık yapmam bir eşcinsel olarak beni mutsuz etmezdi.Dernek bünyesinde bulunduğum süre içersinde seminerlere katılabilme fırsatı bile olumsuz düşünmemem için tatmin edici bir sebep sayılabilirdi benim için.
Olayın üzerinden neredeyse bir yıl geçti.Dernek başkanıyla görüşen bir arkadaşımdan dernekten atılma sebebimin valiliğin baskı yapma sonucu(Direkt mi,dolaylı mı hiç bilmiyorum),derneğin önünün kapanmaması için alınmış bir karar olduğunu öğrendim.Arkadaşım dernek başkanına da söylemiş bu baskının eşcinselliğin yerelde de politize edilebilmesi için değerlendirilmesi gereken bir fırsat olduğunu ama ülkemizde sivil toplumun gücü,cesareti bu kadar demek ki.
Ben de bu baskıdan habersiz kalkıp halkın ve de güvenlik güçlerinin son dönemlerde eşcinsellere karşı fiziksel boyuta ulaşan saldırılarını şikayet için valiliğe gittim alabileceğim cevabı bile bile.Toplumsal düzene uymak zorundasınız öğütüyle Emniyet müdürlüğüne yönlendirildim sanki durduk yerde saldırıya uğrayan eşcinseller değil de halkmış gibi.Asayişten sorumlu Emniyet Müdürü'nün cevabı ise şaşırttı beni.Orada ne işimiz varmış.Orası dediği yer de şehrin en işlek merkezi.
Dernek başkanıyla da görüşüp dernekle ilişiğimin kesilmesinin sebebi "baskı" mı diye sorma ihtiyacı da hissetmiyorum.Heteroseksizmin egemen olduğu bir toplumda sivil toplum derneklerinin samimiyetsliziği beni yaralayamaz.Heteroseksizmin baskısıyla mücadele etmek çok ağır,hatta imkansız olacağından dernekler kendi davaları için önce kendilerini düşünecekler haklı olarak.Eşcinselliğin savunuculuğunu yapmak belki de onları tamamen bitirebilir.Hiç olmamaktansa eşcinseller feda edilerek yola devam edilebilir en azından.
Tabii ki bütün ötekileştirilmişler seslerinin daha gür duyurabilmek için birlik-beraberlik içinde olmalılar.Hatta egemen çıkarcı sisteme karşı tüm mağdurlara eşcinseller beklentisiz destek sağlamalılar.Çünkü bu toplumsal iyileşme eşcinsel mücadeleye bir ivme kazandırabilir.Ama heteroseksizmin egemen olduğu bir dünyada toplumun her biriminin,tüm ötekileştirilmişlerin bile bu şekillenmeden payını alıp eşcinselliğe gereken önemi vermeyip,ilgisinin çıkar için formaliteden öteye gidemeyebileceği,eşcinselliğin samimi bir şekilde savunuculuğunun ancak eşcinseller tarafından yapılabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.Çünkü heteroseksizmin en büyük tehditi eşcinselliktir,cinsiyetlerin namus üzerine kurulduğu kültürlerde.
LGBT bireyler de zahmet edip birbirlerini anlamaya çalışsalar en kabul edilmeyenler olarak bu dünyada,eşcinsel mücadeleye daha faydalı olabilir güç kazanarak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder