28 Aralık 2009 Pazartesi

Reddedilişler,Reddedilmişler



Heteroseksizmin bireylerinin ne kadar korkak olduklarını,cesaretlerini çıkarları için oluşturulan yanlış unsurları savunanların bir araya gelerek çoğunluk oluşturup adına erkeklik! denilen kof bir dağdan aldıklarını hala göremeyecek kadar kör müsün?

Hayatın her dönemi reddedilişlerle,reddedilmişlerle doludur.Ama hangi birimiz reddedildiğimiz halde diğer reddedilenleri anlamaya,onların yanında yer almaya çalışmışızdır.Reddedenlere karşı güç olabilmek için başka-başka alanlarda kabul edilmesek de,bir güç oluştursak haklı davamıza karşı,direnci birileri üzülmeden,yok edilmeden kıramaz mıyız?Demek ki tam anlamıyla insan olamamışız,empati kuramıyoruz,çıkarlarımıza gem vuramıyoruz.Ne kadar kabul etmesek de sistemi içselleştirdiğimiz için bir tarafımız o reddedilişi hak ediyor.Her sessiz kalışımız sistem ve piyonlarını cesaretlendirmiyor mu?İllaki sesimizi çıkarmamız için kendi canımızın mı yanması gerekiyor.Birileri acı çekerken seyirci kalmak,sıramızın gelmesini beklemek sayılmaz mı?Sıra sana geldiğinde ötekilerin de sana seyirci kalabileceğini yaşayarak mı öğrenmek zorundasın?Geç kalınmış mücadelelerin pişmanlıklarının,çığlıklarının sadece aciz bir zavallı konumuna soktuğunu geçmişinden neden öğrenmiyorsun.Şu anki çaresizliğinin sebebinin,atalarının susturulmaları ve korkutulmalarına sessiz kalışları olduğunu görmüyor musun?"Geçmişim acı çekmiş,ben acı çekiyorum,geleceğim de acı çeksin" diyen zavallılardan mısın yoksa.Zaten kaybetmişsin,kalan günlerin hatırına,gelecek nesil adına,huzur ve barış adına,gerçeklerin su yüzüne çıkması adına,esaretten kurtulma adına,insanların kendileri olabilme adına bir adım da sen atsan,bir tuğla da sen koysan haklı davan için ne kaybedersin.En başta saygı duyulmayı öğretirsin,saygı duyulursun iki yüzlü olmadığın için.Kendi çıkarlarına karşı ödün vermeyeceğini göstermiş olursun.Düzen senin kişisel haklarını savunmakla değişebilir ancak.Köle sistemine alışmış hazırcı egemenlik zahmete girip bedava rantından pay vermez şartlandırdığı ötekilere.Beklenilen kurtarıcı sen ve senin gibilerin oluşturacağı çoğunluğun,haklı mücadele unsurunun kaynağı olacak olan cesaretten başka bir şey değil.Seni kabul etmeyenlere bakarsan da bunu görürsün zaten.Heteroseksizmin bireylerinin ne kadar korkak olduklarını,cesaretlerini çıkarları için oluşturulan yanlış unsurları savunanların bir araya gelerek çoğunluk oluşturup adına erkeklik! denilen kof bir dağdan aldıklarını hala göremeyecek kadar kör müsün?Oysa senin davan haklı bir dava,kendin olabilme hakkın,yaşama-nefes alabilme hakkın.Nefes almak için bile bir araya gelememe korkularının sebebi ne?Yoksa sen de mi onlardansın?Senin de önüne geçemediğin o ötekileştirilmişliğin olmasa,onların safında mı yer alacaksın?Zaten sessiz kalarak hem onların yanlışlarını besliyorsun,hem de daha fazla cesaretlendiriyorsun.İnsan "Ben yanlışım" diyorsa,yanlışmış gibi algıya bile sebep oluyorsa,karşı tarafın yanlış da olsa düşüncesini pekiştirmez mi bu?"Ben" diyorsun ama ben olduğunu,kim olduğunu gösteremedikten sonra neye yarar bu.Bütün ötekileştirilmişler "Ben "diyip biz olabilme cesaretini gösterebilmeliler ama kendi içlerindeki ötekileştirmeyi de yaşatarak heteroseksizme destek olmamalılar.Kendimizle yüzleşmek kadar kendi ötekilerimizle de yüzleşip bütün ötekiler gerçek bizi oluşturacak,bu sayede egemenlik kurma ihtiyacı bile kalmayacak belki.Mozaiğin,çeşitliliğin tadını gizli-saklı değil de göstere-göstere alsak ben olma ihtiyacımız kalmayacak.Biz olabilmeyi öğrendiğimiz zaman evrensel olabiliriz ancak.İçinde bulunduğumuz konuma bakarsak yolun sonu gözükmeyip cesaretiniz kırılabilir ama korkaklığın sebebi sizin içinizde umut bırakmayışınız,hayatı az ile yetinmeye koşullandırmış sistemin sahte-numarasız kandırmaca gözlükleriyle gerçekleri göremeyişiniz.Kabul edilişiniz kendi kişilik muhasebenizi yapmanızla başlayacak.Yoksa siz hala kendisi olamayanlardan mısınız?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder