Homofobiye karşı her duyarsızlık,sessizlik eşcinselliğe,bu yoldaki mücadeleye indirilen bir darbedir.Bu yıl da kutlamayacağım yılbaşı gecesini.Kutladığım dönemleri de kutlamış sayılmam bilinçsiz dönemime rastladığı için.Benim yeni yıl kutlamam,eşcinsellerin sırf cinsel yönelimlerinden dolayı aşağılanmadığı,dışlanmadığı,öldürülmediği yılın ertesi olacak.Bu yılbaşını sahte mutluluklarla,maskeli balolarda iki yüzlü bir şekilde kutlayan eşcinseller de önce kendilerini bir sorgulasınlar.
Onlar! sadece eğlenmesini bilen,verilenlerle yetinen,haklarının sunulan kadar olduğunu sananlardır.Onlar eşcinselliği bedensel hazların tatmin olduğu kadar var olduğuna,gizli de olsa gerçekleştirilebildiği için heteroseksizmin egemenliğine boyun eğenlerdir.Dün ne olmuş,yarın ne olacak diye düşünmeden gelecekten sorumsuz,başına heteroseksizmin taşı düşse"Ben de haddimi aşmış olmalıyım" diyerek kendisiyle tam barışamamış,kabul etmese de bir homofobiya üyesi olacak kadar eşcinseldir.
Sadece yılbaşı değil,heteroseksizmin hiçbir kutlamasını,hiçbir ritüelini kendime yakıştıramıyorum.Kendisinin de paylaştığı yaşamın gerçeğini reddedecek kadar nefret eden bir sistemin egoist kültürüne neşeyle el çırparak tempo tutarsam dönme! tabirini hak edip eşcinsellik mücadelesiyle çelişirim.
Kutlamalar başarı için yapılmaz mı?Yılbaşı gecesini kutlama yapacak eşcinseller geçtiğimiz bir yıl içersinde eşcinsellik mücadelesi adına ne yapmış bir sorgulasınlar kendilerini bakalım.Bırakın mücadeleye katkı sağlamayı,kendi homofobileriyle yüzleşebilmek için kaç eşcinselin çabası olmuştur acaba.Onu da boş verin kaç eşcinsel mücadele için uzatılan eli tutmuştur.Kendi yalnızlıklarını çoğalttıkları gibi,homofobiye cesaret vermişler,eşcinsel mücadeleye indirilen tokmağa dolaylı da olsa güç katmışlardır.
Homofobiye karşı her duyarsızlık,sessizlik eşcinselliğe,bu yoldaki mücadeleye indirilen bir darbedir.Batı eşcinsel mücadelenin 40.yılını kutluyor hakkıyla ki onlar bile daha kat edilecek çok yol var düşüncesiyle rehavete kapılmadan devam ediyor azimle mücadeleye.Bizimkiler LGBT cinayetlerinin ardından yılbaşı kutlamasıyla batıya uygun eğlenceli cenaze töreni mi yaptıklarını sanacaklar heteroseksizmin kültürüne katkı sağlayarak.Kutlama yapanlar eğlencenin tadını çıkarabilirler.Nefret kurbanlarının kemikleri sızlamayacaktır.Nasıl olsa onlar da yabancı değillerdir bu vurdum duymazlığa,bekliyorlardır yalnız kalmamak için sabırsızlıkla kendileri gibilerini.
İnsanların yarısı ağlarken yarısı gülebiliyor,bir tarafları ağlarken bir tarafları gülebiliyor.Eşcinseller de ağlarken gülebilirler tabiatıyla.Peki homofobi bu kadar barizken hiç vicdanları rahatsız olmayacak mı bu kabul edilmeyişe duyarsızlıklarından.Heteroseksizmden kişisel hakları alma babındaysa ağlarken gülebilme hakkından yararlanmak, itirazım olamaz bu eğlentiye.Eşcinsellerin ne eksikleri var ki duyarsızlık,sorumsuzluk haklarından faydalanmasınlar!Kişisel hak mücadelesi sistemin doğru-yanlış tüm nimetlerinden faydalanabilmek adına bir sidik yarışıysa buyursunlar piste.O kadarına da eyvallah!
Eşcinsellik mücadelesinde bu ülkede en fazla milyona bir aktivist düşüyor desem sayı düşüklüğünü bayağı abartmış sayılabilirim.Sivil toplum ruhunun oluşması için zorlukların,olumsuzlukların,yanlışların,baskıların yarattığı bu kadar itici faktör varken,bu tepkisizlik ve duyarsızlık çelişkisi düşündürüyor insanı ister-istemez.Oysa bilgi toplumu olamamış kültürlerde tek yürek olmak daha gerekli olduğundan,ötekileştirilmişlerin daha bilinçli bir şekilde bir araya gelip seslerini daha gür çıkarmaları gerekmez mi?Sistem gücünü zeminden alır.Sindirdikleri de tepkisiz kalıp uyum sağlarsa egemen yapıya,bireysellik değil ancak kendisi olmakta ısrar eden bireyler,eşcinseller çıkabilir en fazla.Alınan yol da her şeye rağmen çok güzel olsa da eğlenmeyi hak edecek kadar olmuyor ne yazık ki?
Yazına sonuna kadar katılıyorum. Belki byakın zamana kadar bu yazıda eleştirilen geniş kitleye dahildim. Ama artık eşitsizlik, dışlama, aşağılama ve baskıya daha fazla boyun eğmeyeceğim. Kimse eğmemeli! Başta biz kendimizi inkar edersek kimse bizi kabul etmez, kimse bize saygı duymaz.
YanıtlaSilamacım yaralamak değil aslında kimseyi,kişilerin kendisiyle barışabilmeleri için kışkırtmak onları.çünkü tatlı dille bazen uykudan uyandırmak mümkün olmayabiliyor sistemin yatağında uyuyanları.
YanıtlaSil