28 Haziran 2026 Pazar

Eylül 2024 facebook botlarım

 30 Eylül

Bugün geldi, hoş geldi. Sanki 40 yıllık ahbap gibi davranıyor...

29

Merak etmeyin sizi aç bırakmam. Yoktan vareder, sofradan memnun kaldırırım...

Mercimekli bulgur pilavı

İlk defa denedim, çok lezzetli... 

AKTİ GELİNCE oluyor, vakti gelince ölüyor-sun. Olacaksan oluyorsun, olmayacaksan ölümün önüme geçemiyorsun. Kader demek istemiyorum ama hayat bazen senaryo gibi geliyor bana. Vicdan, umut, sürprizler-mucizelerle, hayal kırıklıkları ve acılarla dolu bir süreç yaşam denilen şey. Kaybettiğim çocuk sayısı çok oldu. Kendimi vicdan ve acılarla sınanan bir insan olarak düşünüyorum. Bu acılar beni güçlendirmiyor, doğanın kanunlarını kabul etmemi de sağlamıyor. Kendi hayata veda edişim, bu kayıplar sebebiyle acılara dayanamadığım noktada olacak. Çünkü ben, bu acılara boş verecek hayat gailesi aşamasını geçtim - hayat gailem kalmadı artık ve vicdanımın dayanma gücünün her geçen gün azaldığına inanıyorum. 

27

Hayatta en zor şey akış noksanlığıdır. Aklı noksan insanlar ne doğruyu yanlışı ayırt edebilirler, ne düzgün bir hayat yaşayabilirler, başarılı olmayı bir tarafa bırakın, ne de mutlu olabilirler. Kendilerine hayırları olmadığı gibi, etraflarına da zarar verirler. Uzaktan kumandalı robotlar gibi kim ne derse ona inanırlar ve ordan oraya sürüklenirler dururlar. Bu insanların akılları olmadığı için vicdanları da olmaz ve etraflarına çok ciddi zarar verebilirler. 

26

Hasladığımız patatesleri; domates, soğan, biber ve salça ile kavurduğumuz sosa boca ediyoruz. Hafif de acılı olursa şok bir lezzet. Ben bile inanamadım. Çünkü bu usulde ben de ilk defa denedim... 

23

Birisi demiş ki, sosyal medyada her gün fotoğraf paylaşandan uzak durun. Evet bence de uzak durun! Rahat bırakın hayatı seveni kendini seven insanları. Takip bile etmeyin onları ve kös kös oturun. Sosyal medya sizin neyinize ki? Siz aynaya bile bakmayın bence. Unutun kendiniz, hayatı..!

22

Sonbahar, ben ve bisikletim...

20

Bugünkü bulgurumuzu makarnalı yaptık. İster soslu, ister sade servis edebilirsiniz. İnanın farklı bir damak tadı...

Evinize gelen misafire ne içersiniz diye sormak, misafirinizi gücendirebilir. Belki açtır ama söyleyemiyordur. Evinizde ne varsa, sevgiyle hazırlayıp ikram ederseniz, misafiriniz için dünyalara bedel olabilir bu. Ama teklifinizi dilinizin ucuyla değil, sevgiyle yapın. Yalnız 3-5 defa sorun ve ısrar edin. Çünkü utangaç olabilir... İnsanları memnun etmenin en güzel yolu budur, yemek ikram etmektir. Her şey unutulabilir ama açken ikram edilen damaktaki lezzet asla...

19

Marketten dün kilosu 20 liraya bulgur aldım. Çok iri taneli ve geç pişiyor. Dün pilavını yapmıştım bu bulgurun, bugün de patatesli ve soğanlı aşını yaptım. İri taneli olduğu ve geç piştiği için suyunu biraz fazla koydum. Ben çok beğendim. Çok lezzetli ve doyurucu olmuş. Bir Ekmeğinfiyatı 10 lira. Onun yerine bulgur hem ucuz hem de daha sağlıklı... 


18

Bugün bulgur pilavı günü. Ya sizin çareniz ne?

17

Kızartma ama gene Halil'ce...




Parmaklara dikkat!

16

Basit ama kişisel!

Evin yeni maymunu...

Bütün çocuklarım canımın bir parçası. Onları sevmekten kalbim güm güm atıyor. Tekiriiiiim!

Bu Sabri oğlum. Adını Neşe Karaböcek'in şarkısından alıyor. Bir ara 2-3 haftalık kayıptan sonra döndü. Hani dünya şekeri derler ya, Sabri öyle biri... Evrenim ömrümden alsın ona versin!





15

Patates güzellemesine devam ediyoruz. El mahkum!

14

Ne olursan ol ama asla art niyetli olma!




13

Ben kendimle ilgili iyi-güzel-başarı vesairelerden bahsetmeyi sevmem. Bunun mütevazilikle falan alakası yok. Hani derler ya, "övünme, çevren takdir etsin.". Çevrenin takdir etmesini falan beklediğimden değil. Çünkü çevre zaten takdir etmez. Eğer; iyiysen, doğruysa, başarılıysan, faydalıysan vesaire; senden kötüsü yoktur. Çevren daha yerin dibine batırmak için uğraşır. O yüzden bahsetmekle, bahsetmemek arasında hiç fark olmadığı için; ne yaparsam, sadece kendim için yapıyorum; birilerini kaale bile almıyorum...

Acı "ArapDomates sos"lu patatesli makarna...

12

Eskiden Türkçeyi düzgün konuşmak, saygılı olmak gibi dertlerimiz vardı; o kadar yozlaştık ki...

Türbe türbe gezip, çaput bağlayıp dilekte bulunanlar, Atatürk'ü seven laik-eşitlikçi-özgürlükçü-demokratik insanlara putperest diyor. Siz hiç Anıtkabir'e gidip de zengin koca, ev, araba dileyen bir Atatürk sever gördünüz mü? Kim putperest acaba? Bunu diyenler çok mu cahiller, yoksa kasıtlı mı böyle söylüyorlar? Bir atesit ve eşcinsel olarak ne zengin bir eş diledim, ne de para pul peşinde koştum. Tek isteğim insanca yaşamak, topluma faydalı olmak, kadın-eşcinsel-hayvan gibi ötekileştirilenlerin haklarını ve de doğayı korumak oldu... Bilime inanan, öğrenme peşinde koşan insanların; dogmatizmle ne işi olabilir? Sallayın da bari tutarlı olsun! 

11

Kızartmanın senfonisi...

ASIL SUÇLU; KATİLDEN ÇOK, DUYARSIZ OLAN TOPLUMDUR!

Çocuk, kadın, eşcinsel, hayvan vesaire cinayetlerinde suçlu sadece katil değildir; toplumun konuya bakış açısıdır, toplumun kendisidir. Katiller, toplumun bakış açısından cesaret alan uzantılardır. Sadece katile ceza vererek durumu değiştiremeyiz. Sen hala toplum olarak eşcinsellere s@pık, kadınlara İkinci sınıf, hayvanlara bir mal, çocuklara da büyüklerden daha değersiz gözüyle bakarsan, yetkili üst merciler de bunu fütursuzca dile getirirse; birileri de kafasına esince gücünü şiddet veya öldürme şeklinde gösterebilir. Bir çocuğun öldürülüp, bütün köyün susması, konunun örtbas edilmeye çalışılması ne demektir? Bakınız, bir olayda katil kadar eşit derecede; sessiz kalan, olaya dur demeyen herkes suçludur. Bu sadece N@rin meselesi değildir. M@raş'ta da bir erkek sopalarla dövülerek öldürülüyor ama sadece bir kişi tutuklanıyor. Oysa oradaki insanlar(Oradaki insanlar dediğim de katilin arkadaşları, hepsi birlik yani) seyredeceğine müdahale etseler, o kişi ölmeyebilirdi. İkincisi, katil, yanındaki kişilerden cesaret aldığı için öldüresiye vuruyor, kişi hareketsiz kalıncaya kadar vuruyor, hatta hareketsiz kaldıktan sonra da vurmaya devam ederek öldürüyor o kişiyi. Çünkü katil kişi tek başına olsa, ölen adam, videoda izlediğimiz kadarıyla 3-5 kişiye karşı fiziksel olarak kendini savunabiliyor zaten. Teke tek olsa zaten bu cinayet olmazdı. O yüzden dediğim gibi, olayı görüp de sessiz kalan herkes katil kadar suçludur. Farklılıklara, haksızlıklara karşı duyarsız olan toplum da, katil kadar suçludur. Önce toplumlar yargılanmalı, önce toplumları geliştirmek için çaba sarf etmeyen, hatta tam tersi daha da geriye götürmek için çaba sarf eden üst yetkililer yargılanmalı. Hayatı özgür ve de güvenli bir şekilde yaşanması için duyarlılık göstermeyen herkes yargılanmalı. "Bana dokunmayan yılan, bin yaşasın" diyenler yargılanmalı... 

10

Bu akşam türlümsü şeyler yaptık. Kızarmadan farkı; patatesin domates, biber ve soğanla birlikte pişmesi...

9

Bitti...

ÖLDÜRÜLEN SADECE NARİN DEĞİLDİ; İNSANLIK VE VİCDANDI DA!

Narin boğularak öldürülmüş ve 24 kişi tutuklu şu anda. Akraba olan 150 kişilik köyde herkes durumu biliyormuş ve susmuşlar...

Duyarsızlık olduğu sürece insanların başına bir şeyler gelmeye devam edecek, sıra herkese de gelecek, kurunun yanında yaş da yanacak. Mesela sosyal medyadaki tepkiler toplumun çoğunluğunu oluşturmuyor. Toplumun çoğunluğu, başıma bir şey gelmesin diye susuyor. Sustukça sıra herkese gelecek. Mesela gündemle ilgili bir paylaşım yapıyorsun, hiç kimse desteklemiyor. Korkuyorlar mı, yoksa olumsuzlukları mı destekliyorlar? Aslında yok birbirinden farkı biliyor musunuz? Ha sesszi kalmışsın, ha desteklemişsin... 

Hani ahlak bekçisiyiz ya, ahlakçıların geri planda neler döndürdüğünü bilmiyor muyuz sanki? Hani aile kutsaldı; o kutsal tabir edilen kurum bir çocuğu bile gözünü kırpmadan harcayabiliyor. Herkes, her şeyi biliyordu ama kutsallaştırılmış erkek yapıyı korumak adına susuyordu. Her yer güvenlik kamerası, herkes telefonda konuyu yazmış ve konuşmuş ama 3 km. ötedeki Narin'in ölü bedeni ancak 19 gün sonra bulunabiliyor. Ben bile 1 günde bulabilirdim. Toplum baskısı olmasaydı Narin belki de bulunmayacak, hatta Türkiye öldüğünden bile haberdar olmayacaktı. 11 yaşındaki diğer kız kardeşinin öldüğünden kimin haberi oldu. Güya merdivenlerden düşmüş ölmüş. Kanıtı nerde? Erkek kardeşin köpeği istismar ettiğini annenin söylemesiyle öğreniyoruz. Bunun cezası nerede? Narin neden öldürüldü? Narin neleri biliyordu da susturuldu? Narin yoksa s@pıkça emellerin bir kurbanı mıydı? Neden bu konular örtbas ediliyor? Yapanların utandırılmaması için mi? Suçlu sadece katil ve de suç ortakları değildir; kadına bakış açısıdır, kadınlar dahil erkek egemen sistemi destekleyen ve de susan herkestir.

UMARIM BU ÜLKEYE SAYENDE DUYARLILIK VE DEMOKRASİ GELRİ GÜZEL ÇOCUK. SENİN YAŞAYAMADIĞIN HAYAT BİRİLEİRNE YAŞAMA UMUDU OLUR NARİN...

Susan ve göz yuman herkes suçlu. Kadın ve erkek eşitliğini yok sayan herkes suçlu. Kadına İkinci sınıf bakan tüm dogmatik unsurlar suçlu. Erkek egemen sistem suçlu. Yasaları kadınlar lehine düzeltmeyen, hatta engelleyen ve uygulamayan herkes suçlu. Bu bir çocuk cinayetinden çok kadına bakış açısı cinayetidir. Şüpheli sanığı hapiste ziyaret eden anne-baba suçludur. Bu aileden korkan ve susan bütün köy suçludur. O bölgede ağırlığı olan tüm oluşumlar suçludur. Sosyal medya etkisiyle toplum baskısı oluşturulmasa, Narin konusunun konuşulmasına yasak getirilmesi de suçtur. Kamuoyu baskısı olmasaydı, belki Narin'in cansız bedenine ulaşılamayacaktı. Çünkü Narin'in ölü bedeninin bulunduğu 2-3 kilometre uzaklıktaki dere yatağı aranmıştı ve Narin o zaman yoktu. Kamuoyu baskısı cesedin ortaya çıkmasını sağladı, kamuoyu baskısı yetkililerin olayın üzerine gitmesine sebep oldu. Her zaman olduğu gibi şüpheliler gene aile içinden... 

8

Sosyal medya sahte bir dünya değil, insanların kişiliklerini sergiledikleri bir ayna! Kim ne ise, onu sergiliyor işte!

7

Zabıta bir çocuğa vurma hakkını nereden buluyor? O çocuğun yaşadığı acının yanı sıra psikolojisinin aldığı darbeyi ve sarsılan güvenini tahmin edebiliyor musunuz?

Hayatta şiddetten kötü bir şey yoktur. Ölmek bile daha iyidir. Çünkü ölür gidersin ve hiçbir şey hatırlamazsın. Ama şiddetin acısı sadece fiziksel değildir, onulmaz psikolojik yaraları vardır, güvenemezsin artık hiç kimseye ve sana karşı yapılan en küçük söz ve davranışta bile kendini korumak adına tepkiselleşirsin. Hayatım boyunca, hayatın her biriminde; evde, okulda, askerde, sokakta, polisten vesaire çok defa şiddete maruz kaldım. Oysa ben hiç kimseye bir şey yapmamıştım. Yaralarım iyileşmedi. Güvenimin ise yerine gelmesi söz konusu bile olamaz. En önemlisi ne biliyor musunuz; insanlar kendilerine karşı olan sevgimi tüketti. Ben insan sevemiyorum artık biliyor musunuz? Aklı olan bir insan, şiddetten sonra nasıl sevebilir ki insanları? Önlemimi aldım, insanlardan uzak duruyorum. Videoda meyve satan bir çocuğu zabıtaların nasıl dövdüğünü görüyorsunuz...

Haşladığımız ve püre haline getirdiğimiz patatese sade yaptığımız bulgur pilalavından ilave ediyoruz ve biraz da soğan doğrayarak harmanlıyoruz. Yanında da zeytin, domates, biber, salatalık, hatta yoğurt, artık ne arzu ederseniz... 

Kediler aç kalacağına varsın eski ve altı delik ayakkabılarla tenis oynayayım. Gerçi bu ayakkabı da çöpten. Ama kendimi hiç yoksul hissetmiyorum. Çünkü doğaya dokunmak, doğayı mutlu etmek çok büyük varsıllık. Çünkü gelecek kuşaklara bırakacağımız en büyük miras doğa. 

6

İnsanların gerçek kişiliğinin belli olduğu bir çok yer vardır; para, şöhret, çıkar vesaire. Bana göre hayvanlara bakış açısında!

4

Hayatta her şey karşılıklıdır. Akıllı insanlar da kendilerine yapılanı ne unutur ne de affederler. Çünkü şakayla de olsa her sözün arkasında gerçek bir dil yatar. A. insanlar kendilerine yapılana susuyorsa da ya nezaketten, ya da karşısındaki kişiyi kaale almadığındandır. Çünkü noktayı içinde koymuştur o kişiye ve kişilere karşı, mesafesi ve duvarları kafasının içindedir en onemlisi. O sınırlar zorlanınca gerektiğinde haddi de bildirilir insanların...

3

2

Herkes sus pus!

Ben evdeki çay şekerine karınca dolunca zenginlik olarak görürken, kedilerim televizyonumun camına idrarlarını yapıp bozunca, cep telefonumu masadan düşürüp kırınca, masa üstü bilgisayarımın ekranına da idrarlarını yapıp bozunca hiç onlara kızmazken, dalından bir çiçeği bile canımı yaktığı için kopartamazken, sokaktaki kedilere mama yetiştiremediğim için kahrolurken vesaire; insanlar ister hayvan olsun ister insan nasıl kıyabiliyorlar? Pardon benim ki aptallık mı, vicdan mı? Sizinkinin ne olduğunu söylemek bana düşmez. Çünkü ne desem boş! 

1


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder